Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2733 E. 2023/3990 K. 21.09.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 22:36
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2733
KARAR NO : 2023/3990
KARAR TARİHİ : 21.09.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/219 E., 2022/285 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/328 E., 2019/893 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kal, karşı dava ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı - karşı davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı - karşı davalı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline 5859 ada, 66 parsel sayılı taşınmazla, DSİ adına kayıtlı 5847 ada 2 parselin imar uygulaması sonucu birleştirildiğini ve 6448 ada 3 parsel olarak tapuya kaydedildiğini, müvekkilinin taşınmazı ile birleştirilen kısımda davalılar tarafından fiilen kullanılan kaçak gecekondu niteliğinde bir yapının bulunduğunu, bu yapının ekonomik ve hukuki bir değerinin olmadığını davalıların taşınmazdan tahliyesi ve yapının kal'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP- KARŞI DAVA
Davalı-Karşı Davacı vekili; dava konusu 5859 ada 67 parsel sayılı taşınmaz eski tapu kayıtlarına göre ... adına kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan şuyulandırma sonucu davacı adına tapuya tescil edildiğini, davacı taraf taşınmazı aldığında müvekkillere ait taşınmazın olduğunu bildiklerini, davacı taraf ile anlaşılmak istendiğini ilgili durumun müvekkillerinden kaynaklanmadığını, ilgili taşınmaz müvekkiller tarafından şuyulandırma öncesinde yenilendiğini, tadilat yapıldığını, bina vergileri müvekkil tarafından ödendiğini, elektrik ve su abonelikleri bulunduğunu, evin tek katlı olmasına rağmen içi iyi oturulabilir durumda olduğunu, şuyulandırma sonucu davacı adına kayıtlı olan taşınmaz üzerindeki taşınmazın müvekkillere ait olduğundan davanın reddini ve karşı davalıdan yapının bedelinin tahsilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulü ile 6448 ada, 3 parselde kayıtlı, davacıya ait taşınmaza davalıların el atmasının önlenmesine, 6448 ada, 3 parselde kayıtlı, davacıya ait taşınmazda 24.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda krokide a,b,c ve d harfi ile gösterilen yapıların yıkılmasına, yapı bedeli olarak davalı adına açılan Vakıfbank hesabına depo edilen 47.961,00 TL'nin kararın kesinleşmesinden sonra davalılara ödenmesine, yıkımına karar verilen yapıların yıkımı sonrası kalan faydalı levazımatın davalılara aynen teslimine, aksı halde faydalı levazımat bedeli olan 2.000,00 TL'nin davacıdan alınıp davalılara ödenmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı- karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı- karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu yapının ruhsatsız olduğunu, iki taraftan yola tecavüzlü olduğunu bu hali ile yıkılacak yapı için tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişinin yapının değerini hangi birim fiyatlara göre hesapladığının belli olmadığını, davayı kazanmalarına rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı- karşı davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı- karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili tarafından, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995. maddesi şöyledir: “İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır.”
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddesinin 2. fıkrası şöyledir: “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”
4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722. maddesi şöyledir; “Bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin veya bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur. Ancak, sahibinin rızası olmaksızın kullanılmış olan malzemenin sökülmesi aşırı zarara yol açmayacaksa, malzeme sahibi, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere bunların sökülüp kendisine verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında arazinin maliki de, rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebilir.”
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- karşı davalının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2. Mahkemece imar uygulaması ile oluşan el atma nedeniyle el atmanın önlenmesi ve davalı- karşı davacıya ait yapının yıkımına dair hüküm kurulmuştur. Elatma imar uygulaması ile oluştuğundan taşınmaz üzerinde davalıya ait yapının bedelinin, davalıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalıya ait yapının yıkımına karar verilip bedeli davacıya ödeneceğine göre binadaki faydalı levazımın davacıya ait olması gerekir. Levazım bedeli bilirkişi tarafından hesap edilen yapı bedelinin kapsamında kaldığından ayrıca hüküm altına alınması aynı yapıdan dolayı mükerrer ödemeye yol açacaktır. Bu sebeple kararın bozulması gerekirse de bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1. Davacı- karşı davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, davacı- karşı davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1.maddesinin D bendinin çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.