Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2766 E. 2023/4576 K. 10.10.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 04:46
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2766
KARAR NO : 2023/4576
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/686 E., 2022/286 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/39 E., 2021/158 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, 1147 ada 1 parsel ... taşınmazın evveliyatında ... ... ... Halef Vakfı adına kayıtlı olduğunu, işbu davaya konu edilen taşınmazdan 956 m²'sini vakıf mütevellisi ... ... ...'in aracısı olan ...'dan satın aldığını ve kendi imkanları doğrultusunda 1998 yılında halihazırda bulunan evi yaptığını, 1998 yılından 2006 yılına kadar davaya konu olan taşınmazda babası ve kardeşleriyle birlikte kaldığını, 2006 yılında çocuğunun tedavisi sebebiyle Antalya'ya yerleştiğini, 2013 yılında Siirt Belediye Başkanlığı'nca yapılan çalışmalarda kardeşinin bu durumundan istifade ederek taşınmazı kendi adına kayıt ve tescil ettirdiğini, dava konusu taşınmazın aslında davalı ile hiç bir alakasının bulunmadığını, hatta Siirt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/107 Esas ... dosyası ile de davalının bunu bildiğini ileri sürerek; davalı adına kayıtlı olan 1147 ada 1 parsel ... taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mevzuat hükümlerine göre tapuya tescilli taşınmazlar üzerinde ayni hak kazanmak için işlemlerin resmi şekilde, tapu sicilinde yapılmasının zorunlu olduğunu, dava konusu taşınmazın evvelinde tapunun ... ... ... Vakfı adına kayıtlı iken bilahare 2013 yılında Siirt Belediye Başkanlığı tarafından satın alındığını, taşınmazın daha sonra arsa olarak ifraz edilerek 1147 ada 1 parsel olarak tapuya tescil edildiğini ve 19.02.2013 tarihli satış sözleşmesiyle kendisi tarafından 41.571,00 TL bedelle satın alındığını, tapu kayıtlarından anlaşılacağı üzere taşınmazın mülkiyetini usulüne uygun olarak Siirt Belediye Başkanlığı'ndan satın alarak sahip olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile geçerli olmayan sözleşmeye dayalı olarak davacının tapu iptal ve tescil talebinde bulunamayacağı, dava konusu taşınmazın Belediye tarafından davalıya satıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı haricen satın alıp üzerine 1998 yılında ev yaptığını, Siirt Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.04.2002 tarih ve 2000/107 Esas, 2002/161 ... Kararıyla kendisinin dava konusu taşınmazın maliki ve aynı zamanda mesken olarak işgal eden hak sahibi konumunda olduğunu, bu dosyada dinlenen tanık beyanları ile bu durumun sabit olduğunu, Belediye'nin davalıya usulsüz satış yaptığını, satışın kendisine yapılması gerekirken davalıya yapıldığı için bu davanın açıldığını, Siirt İdare Mahkemesinin 2017/613 Esas ... encümen kararının iptalini ilişkin kararın kesinleştiğini, aynı şartlarda kendisine satış yapılması talebinin değerlendirilmediğini, aleyhlerine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 ... ... Medeni Kanunu 706 ncı ve 730 uncu maddesi, 6098 ... Borçlar Kanunu'nun 237 nci maddesi, 2644 ... Tapu Kanunu'nun 26 ncı vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.