YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2857
KARAR NO : 2022/6137
KARAR TARİHİ : 24.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30/01/2014 gününde verilen dilekçe ile muhdesat aidiyetinin tespiti istenmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/10/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/10/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacı vekili 30.01.2014 ve 11.03.2014 tarihli dilekçeleriyle Batman İli, Suçeken Köyünde bulunan 118 parsel taşınmazın maliki olmadığını ancak üzerine ev yapıp, ağaçlar diktiğini belirterek DSİ Genel Müdürlüğünce kamulaştırma kapsamına alınan bu taşınmaz üzerindeki ev ve ağaçların müvekkilince meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 18 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıtlı bulunduğunu, davacının haksız işgalci olup, taleplerinin 4706 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca hukuka aykırı bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre, 13.920 m2 miktarlı ve tarla vasıflı taşınmazın 05.11.1969 tarihli satış işlemine dayalı olarak Hazine adına tescil edildiği görülmüştür.
Dosya kapsamına göre, davacının dava konusu taşınmaz üzerinde üstün bir … bulunmamakta, aksine Hazinenin malik olduğu taşınmazı haksız olarak işgal ettiği anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmaza malik olan Hazine mülkiyet hakkına dayanarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun;
a) “A. Mülkiyet hakkının içeriği” kenar başlıklı 683. maddesinin ikinci fıkrasındaki “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.” hükmü uyarınca haksız elatmanın önlenmesini,
b) “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” kenar başlıklı 995. maddesinin birinci fıkrasındaki “İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır.” hükmü uyarınca ecrimisil ödenmesini, talep edebilir.
Haksız işgalci davacının, tapu kayıt maliki Hazine aleyhine açtığı davanın kanunun açık hükmü uyarınca reddine karar verilmesi gerekirken, kamu açısından hiçbir değeri bulunmayan baraj gölü altında kalacak ev ve ağaçlar yönünden, davacı lehine kamulaştırma bedeli talep etme yolunu açan, sayın çoğunluğun onama kararına katılamıyorum.