YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2859
KARAR NO : 2022/6728
KARAR TARİHİ : 09.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.02.2012 gününde verilen dilekçe ile ecrimisil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.12.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
I- DAVA
Davacı, Bağcılar İlçesi, Osmangazi Sokak’ta bulunan 6 pafta 252 parsel sayılı 960,00 m2 yüzölçümlü, taşınmaz malın maliklerinden 5/96 hisse sahibi … ve yine 5/96 hisse sahibi …’in gaip olması nedeni ile Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.11.2009 gün ve 2009/1897 Esas, 2009/3109 sayılı Kararıyla İstanbul Defterdarı olarak Kayyım tayin edildiğini, Kayyım idare memurlarınca taşınmaz mahallînde yapılan incelemede taşınmaz malın üzerinde bir adet tek katlı kargir bina ve müştemilatı olduğu ve depo, müştemilat ve bahçe olarak diğer hissedar … … mirasçıları olan davalılar tarafından işgal edildiğini, 01.01.2006 tarihinden 31.12.2011 tarihine kadar toplam 47.520,00 TL ecrimisil tahakkuk ettirildiğini, iş bu borcun ödenmesi amacı ile davalılardan …’a 28.07.2011 tarih ve 24-3561-2-1/6340 sayılı yazı ile ihbarname yapıldığını, ancak bugüne kadar iş bu borcun ödenmediğini, ecrimisil bedelinin yıllara göre tahakkuk eden yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişir
II- CEVAP
Davalılar miras bırakanı olan … …’ın taşınmazda sahip olduğu hisse oranında taşınmazda yer kullandıklarını, taşınmazda bir paylaşım yapılmadığını, bu nedenle sadece kendi payını kullanan ve iyi niyetli olan davalılardan işgal tazminatı istenmesinin hukuken mümkün olmadığını, davanın reddini istemişlerdir.
III- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kabul kararları harç eksikliği ve eksik inceleme nedenleri ile iki kez bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararda; davalı … vefat etmekle, taraf ehliyeti kalmadığından, bu davalı yönünden davanın reddine, mirasçıları sıfatıyla davalılar … ve … mirası reddettiklerinden davanın mirasçılar yönünden reddine ve davalılar … ve … yönünden ispatlanamadığından bu davalılar yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
IV- TEMYİZ EDEN
A- Temyiz Yoluna Başvuran
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
B- Temyiz Nedenleri
Davacı vekili, davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiğini ve vekalet ücreti yönünden temyiz talebinde bulunmuştur.
C- GEREKÇE
1- Uyuşmazlık ve hukuki niteleme
Uyuşmazlık müşterek mülkiyete tabi taşınmazda ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemenin 2012/56 Esas, 2012/2013 sayılı Kararı ile verilen kısmen kabul kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve bu hüküm Yargıtay 1. Hukuk Dairesi tarafından dava harcını tamamlanması gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yatırılması gereken harç tamamlatılmış ve yine mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu karar da davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine bu kez Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından, bilimsel verilere uygun, denetime elverişli şekilde ecrimisil hesabı konusunda rapor alınması ve ondan sonra varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinden bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yeni bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve sonucunda “Davalı … vefat etmekle, taraf ehliyeti kalmadığından, bu davalı yönünden davanın reddine, mirasçıları sıfatıyla davalılar … ve … mirası reddettiklerinden davanın mirasçılar yönünden reddine, davalılar … ve … yönünden ispatlanamadığından bu davalılar yönünden reddine” karar verilmiştir.
2- İlgili Hukuk
Hemen belirtilmelidir ki, mahkemenin Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğar. Diğer taraftan yerel mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu müessese mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir (09.05.1960 tarihli, 21/9 sayılı YİBK).
3- Değerlendirme
Dava konusu olayda, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 2012/56 Esas, 2013/535 Karar sayılı ve 2014/476 Esas ve 2014/735 Karar sayılı kararlarına karşı davalılar temyize gelmemiştir. Her ne kadar davalı vekili müvekkilleri … ve …’ın usulsüz tebligat nedeniyle davadan haberdar olmadıklarını, taşınmazını yargılama aşamasında vefat eden Selim …’in kullandığını savunmuşlar ise de, vekil aracılığı ile verdikleri 12.03.2012 tarihli cevap dilekçesinde dava konusu yeri payları oranında kullandıklarını belirtmişlerdir.
Mahkemece bozma kararına uyularak karar verildiğinden bozma lehine olan davacı yararına bir usuli kazanılmış hak doğmuş olduğu düşünülmeden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, bu konu bozma nedeni yapılmasına rağmen, Hazineyi temsilen hareket etmeyen ve kayyımlık görevi gereği gaip kişinin taşınmazdaki hak ve menfaatlerini korumak için tasarrufta bulunmakta olan davacının “harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” karar verilmesi de yerinde görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/11/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.