Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2882 E. 2023/4020 K. 21.09.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 23:46


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2882
KARAR NO : 2023/4020
KARAR TARİHİ : 21.09.2023


MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2309 E., 2022/598 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/52 E., 2019/84 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; tarafların boşandığını, boşanma kararının 02.11.2012 tarihinde kesinleştiğini, davalının mülkiyeti davacıya ait olan dava konusu bağımsız bölümde oturmaya devam ettiğini belirterek davalının dava konusu taşınmaza haksız müdahalesinin önlenmesini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiş, 02.01.2019 tarihli dilekçesi ile de ecrimisil istemini 24.868,17 TL'ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasında dava konusu taşınmaz ile ilgili katkı payı alacağına ilişkin davanın derdest olduğunu, anılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, ecrimisil isteminin taşınmazdaki aile konutu şerhinin kaldırılmasından sonra talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "... boşanma kararının 02.11.2012 tarihinde kesinleştiğini davalının boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren haksız zilyet olduğunu, davacı malikin davalı haksız zilyetten ecrimisil ile taşınmaza yapılan el atmanın önlenmesine karar verilmesini talep edebileceğini belirterek davalının taşınmaza vaki el atmasının önlenmesine, 10.000,00 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden ve 14.868,17 TL ecrimisil alacağının ise ıslah harcının yatırıldığı 02.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, cevap dilekçesinde yer alan savunmalarına ek olarak dava konusu taşınmazda tarafların ortak çocuğunun da ikamet ettiğini, onun da davada taraf olması gerektiğini, eldeki dava ile davalının katkı payı alacağını ortadan kaldırılmasının amaçlandığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarının yanında taraflar arasındaki katkı payı alacağı davası devam ederken mahkeme kararı ile aile konutu şerhinin terkin edilmesine karar verildiğini, şerhin kaldırılması ile birlikte davacının ecrimisil talep edebilir duruma geldiğini, davalıya yüklenen ecrimisil borcu ile müvekkilinin katkı payı alacağınıın ortadan kalkmış olduğunu, kararın fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesine aykırılık oluşturduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 683 ve devamı maddeleri.

3.Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nın 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.