Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2964 E. 2023/4512 K. 09.10.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 12:32
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2964
KARAR NO : 2023/4512
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1444 E., 2022/451 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/22 E., 2021/270 K.
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davalarda vasiyetnamenin iptali taleplerinin reddine, tenkis talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili ve birleştirilen davada davacılar-asıl davada davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların miras bırakan ...'un mirasçıları olduklarını, miras bırakanın Zonguldak 1. Noterliğinin 24.03.2000 tarih ve 6375 yevmiye numaralı vasiyetnameyi düzenlediğini, bu vasiyetnamenin davalıların etkisi ve yönlendirmesi ile miras bırakanın sağlık durumunun iyi olmadığı bir tarihte düzenlendiğini, miras bırakanın bu vasiyetnamede erkek çocuklarına mal bırakarak kız çocuklarının mirastan mahrum etme amacıyla dava konusu vasiyetnameyi düzenlediği, yine miras bırakanın ölümünden önce bankadaki yüklü miktardaki parasını davacıdan mal kaçırma amacıyla diğer mirasçılarına verdiği gerekçesiyle vasiyetnamenin iptalini, olmadığı takdirde saklı payının tenkisini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; miras bırakınları ...'un 04.10.2015 tarihinde vefat ettiğini, geriye davalılar ile ...'un kendisinden önce ölen ... ...'un çocukları olan davacıların kaldığını, miras bırakanın Zonguldak 1. Noterliğinin 24.03.2000 tarih ve 6375 yevmiye numarası ile vasiyetname düzenleyerek malları üzerinde tasarrufta bulunduğunu, haricen yapılan incelemede de vasiyetnamede oğlu ... ...'a bırakılan yerlerin mevcut olmadığını, murisin bu yerleri elden çıkardığını, miras bırakanın vasiyetname sırasında ve oğlu ... ...'un ölümünden sonraki süreçte maddi durumunun iyi olduğunu, ... ...'a bıraktığı taşınmazları elden çıkarmasının müvekkiller aleyhine mal kaçırma niyeti olduğunu, bu nedenle dava konusu vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; miras bırakanın mal kaçırma amacıyla vasiyetname düzenlediği ve sağlığında bankadaki paralarını çekip davalılara verdiğine ilişkin iddianın gerçek dışı olduğunu, miras bırakanın sağlığında bir takım maddi sıkıntılar nedeniyle taşınmazlarını satmak zorunda kaldığını, miras bırakanın parasını hayır işleri için harcadığını, vasiyet dışı terekenin saklı payı fazlasıyla karşıladığından bahisle davanın reddini istemiştir.
2. Birleştirilen davada davalı ... cevap dilekçesinde özetle; vasiyetname esnasında murisin hasta olduğunu, tasarrufta murisin asıl amacının müvekkilinin miras ... almasını ve miras bırakanın erkek çocuklarını kollaması olduğunu, miras bırakanın ölümünden hemen önce de bankalardaki yüklü parasını çekip oğullarına verdiğini, tüm bunların müvekkilini miras dışında bırakmaya ve pay almamasına yönelik olduğunu, miras bırakanın davalılar lehine mal kaçırma amacı ile hareket ettiğini, bu nedenle davacının açmış olduğu davadaki sebeplerin hepsinin müvekkilli yönünden de geçerli olduğunu beyan etmiş, müvekkili yönünden açılan davanın da reddini talep etmiştir.
3. Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; miras bırakanın mal kaçırma amacıyla vasiyetname düzenlediği ve sağlığında bankadaki paralarını çekip davalılara verdiğine ilişkin iddianın gerçek dışı olduğunu, miras bırakanın sağlığında bir takım maddi sıkıntılar nedeniyle taşınmazlarını satmak zorunda kaldığını, miras bırakanın parasını hayır işleri için harcadığını, vasiyet dışı terekenin saklı payı fazlasıyla karşıladığını, davacılara miras bırakanın, onun ölümünden sonra da davalıların baktığını, mirasçılardan ...'un engelli olmasından dolayı bakım masraflarının da miras bırakan tarafından karşılandığını, miras bırakanın hiç bir zaman davalılara verecek kadar yüklü miktarda parasının da olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada vasiyetnamenin iptali talebi yönünden ispatlanamayan davanın reddine, terditli olarak talep edilen tenkis yönünden davalı ...'un vasiyet alacaklısı olmaması nedeniyle davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, birleştirilen davada vasiyetnamenin iptali talebi yönünden ispatlanamayan davanın reddine, terditli olarak talep edilen tenkis yönünden davalı ... ve davalı ...'nın vasiyet alacaklısı olmaması nedeniyle davalılar Cemiyet ve ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili ve asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin iptaline karar verilmesi gerektiğini, Mahkemece eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak karar verildiğini ileri sürmüştür.
2. Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar miras bırakanın müvekkillerinin babası ... ...'a vasiyetname yoluyla vasiyette bulunmuş ise de vasiyet ettiği taşınmazları sağlığında elinden çıkararak vasiyetnameden döndüğünü, bu itibarla müvekkilleri lehine yapılmış bir kazandırma bulunmadığını, vasiyetnamenin mirasçılar arasında adaletsiz bir dağılıma sebebiyet verdiğinden iptalinin gerektiğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının İlk Derece Mahkemesince dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava dosyası ve birleştirilen dava davacıları yönünden saklı paylarının anılan vasiyetname ile zedelendiğinden hareketle bu husus tespit edilerek karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.