Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/298 E. 2023/3684 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/298
KARAR NO : 2023/3684
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/630 E., 2021/2222 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2009/291 E., 2019/376 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen vasiyetnamenin iptali; terditli olarak tenkis istemli davada verilen karar hakkında yapılan istinaf incelemesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili, dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi olan …’nün 02.06.2009 tarihinde vefat ettiğini, geriye müvekkilleri ile davalının mirasçı olarak kaldığını, adı geçen murisin düzenleme şeklindeki 19.09.2007 tarihli vasiyetnamesi ile bir adet taşınmazının mülkiyeti ile bir adet taşınmazı üzerindeki intifa hakkını davalıya vasiyet ettiğini, murisin vasiyetnameyi düzenlediği tarihte 76 yaşında olduğunu ve alzheimer hastası olması sebebiyle tasarruf ehliyetinin bulunmadığını, sağ kolunun felçli olması sebebiyle murisin eşine bağımlı durumda olduğunu, vasiyetnameyi bu nedenle baskı altında yaptığını, ayrıca müvekkillerinin saklı paylarının da ihlal edildiğini belirterek öncelikle vasiyetnamenin iptalini aksi halde saklı paylarının ihlali oranında vasiyetnamenin tenkisini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli ve 2009/291 Esas, 2019/376 Karar sayılı kararında belirtilen “…Adli Tıp Kurumu’ndan alınan rapora göre murisin akit tarihinde fiil ehliyetine müessir ve kişiden şuur ve harekat kaldıracak mahiyet ve derecede akıl hastalığı, akıl zayıflığı, bunama hali ve organik defisiter araz saptayacak herhangi bir tıbbi bulgu veya belgeye rastlanmadığı, vasiyetnamenin iptali şartlarının mevcut olmadığının anlaşılması karşısında talep doğrultusunda tenkis hesabı yapılabilmesi için murisin tüm malvarlığının değerinin tespiti yoluna gidildiği ve tenkis hesabı yönünden dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre muris tarafından düzenlenen vasiyetnamenin davacıların saklı paylarına tecavüz teşkil etmediğinin tespit edildiği…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 21.10.2021 tarihli ve 2020/630 Esas, 2021/2222 Karar sayılı kararında belirtilen “…davacı tarafın ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı dosyaya sunduğu delillerin toplandığı, tanıkların dinlendiği, tedavi evraklarının getirtildiği, dosyanın tevdii edildiği Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu’nun 20.08.2014 tarihli raporunda vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte müteveffanın fiil ehliyetine haiz olduğunun bildirildiği, tenkis yönünden yapılan incelemede ise davacıların saklı paylarının ihlal edilmediğinin tespit edildiği anlaşılmakla, mahkemece vasiyetnamenin iptali ve tenkis taleplerinin reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediği…” gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Yargılamanın 15.10.2019 tarihli oturumunda tahkikat aşamasının bittiği mahkemece belirtilmeksizin ve buna bağlı olarak sözlü yargılamaya geçilmeksizin davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,

2.İhtiyati tedbir taleplerinin gerekçesiz bir şekilde reddedildiğini,

3.Murisin mevcut hastalıkları ve yaşlılığı sebebiyle vasiyetnameyi düzenleme ehliyetine sahip bulunmadığını,
4.Murise ait 7, 12 ve 17 numaralı bağımsız bölümlerin kira gelirlerinden yıllarca davalının yararlandığını, bu kira gelirlerinden müvekkillerine düşenin kendilerine verilmediğini, bunun ayrı bir dava konusu olduğunu,

5.Tenkis incelemesi yönünden alınan bilirkişi raporunda ise taşınmaz bedellerinin murisin vefat tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle değerlerinin hesaplanması gerektiğini, yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu,
6.Müvekkillerinin saklı paylarına yapılan bir tecavüzün bulunduğunu,
7.Adli Tıp Kurumu raporunun hatalı olduğunu,
8.Murisin iradesinin sakatlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali; terditli olarak tenkis istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 557 nci maddesi ile 560 ıncı vd. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görülmüştür.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.