Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3056 E. 2023/5129 K. 26.10.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 09:36


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3056
KARAR NO : 2023/5129
KARAR TARİHİ : 26.10.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/699 E., 2021/2536 K.
KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/359 E., 2019/19 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat ve cezai şart davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve bir kısım davalılar ... ve ... ... varisleri vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve bir kısım davalılar ... ve ... ... varisleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili; hisseli arazi üzerinde olup fakat tapuda kayıtlı olmayan binanın devir ve teslimine ilişkin taraflar arasında 02.06.1999 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmede kararlaştırılan bedeli aldıkları halde davalıların taşınmazın devrini vermeye yanaşmadıklarını, taşınmazın ve üzerindeki meskenin yaklaşık 17 senedir müvekkillerince kullanılıp teslim alındığı tarihten itibaren ilgili tüm vergilerin de ödendiğini belirterek; İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, 492 ada 1 parseldeki hisseli taşınmazın 170 m²'lik kısmının tapusunun iptaliyle müvekkilleri adına tescilini, şimdilik 24.000,00 TL güncel değerinin ve 1.000,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalılardan ..., ..., ... ve ... cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini belirterek, davanın reddini talep etmişlerdir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin mezkur taşınmazdaki hak ve hisselerinin dava tarihinden önce satıldığını, husumet yokluğundan tapu iptali ve tescil davasının öncelikle reddi gerektiğini, tapulu taşınmazın satışının resmi şekilde yapılmasının zorunlu olup bunun dışında yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, taşınmazın hisseli devrinin ise hukuken mümkün olmadığını, satış vaadi sözleşmesinin 02.06.1999 tarihli olup zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkiline verilmiş çek veya ödeme olmadığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.

3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; parselde hissesi olan müvekkili ile diğer davalı muris ... ... varislerinin düzenlenen sözleşmede belirtilen 170 metrekare arazi payının ancak 1/4 kısmı ile ilgili olduklarını, diğer 2/4 hisse ile ilgili herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, davacıların yaklaşık 1.000 metrekare yeri işgal ederek kullandıklarını, bu hususta müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil haklarını saklı tuttuklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

4. Davalılar ..., ... ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava değerinin düşük gösterildiğini, davalılardan ... ile muris ... ...'nın parseldeki hisselerini uzun zaman önce sattıklarını, bir kısım hissenin aynen bir kısım hissenin ise parasal karşılığının talep edilemeyeceğini, sözleşmenin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle tapu iptali ve tescil talebinin yerinde olmadığını, sadece sözleşmede belirtilen binanın bulunduğu arazide hisse olarak 170 metrekarelik yer satıldığı halde bir dönüm arazinin işgal edildiğini, davacıların zilyetliğinin yeterli olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacının öncelikli tapu iptali ve tescil talebinde bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde sözleşme başlığında "taşınmazın devir ve ... ilişkin sözleşme" ibaresinin bulunduğu, ancak taşınmaz satımına ilişkin sözleşmenin şekil şartlarını taşımaması ve geçersiz olması sebebiyle sözleşmeden kaynaklı tapu iptali ve tescil talebi ile cezai şart talebinin de yerine getirilmesinin mümkün olmadığı, bu taleplerinin reddi gerektiği; davacının diğer talebi olan ödenmiş olan bedelin güncel değerine ilişkin talebine dair incelemede; sözleşmeye konu bedelin (24.000,00 TL) çek ile ödendiğinin sabit olduğu, sözleşmeyi tarafların imzaladığı, ödemenin kabul edildiği, banka cevabi yazısının da bu ödemeleri teyit ettiği, aksinin davalılarca ispat edilmesi gerektiği, ancak davalılarca da ödemenin yapılmadığına dair aksi bir ispatın yerine getirilemediği, sözleşmede belirlenen 24.000,00 TL'nin davacı tarafından ödendiğinin kabul edildiği, ödenmiş bedelin güncel karşılığının ne kadar olduğu konusunda bilirkişi incelemesi yapıldığı ve hükme esas alınabileceği" gerekçesiyle; davacı ... ve ...'in davasının kısmen kabulü ile;
1. Davacı ... ve ...'in 1.000,00 TL'lik cezai şart talebinin reddine,

2. Davacı ... ve ...'in tapu iptali ve tescil talebinin reddine, ancak ödediği sabit olan bedelin denkleştirici adalet uyarınca karşılığı olarak 77.191,49 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...'dan alınarak davacı ... ve ...'e verilmesine; 62.948,42 TL'nin 17.09.2014 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ... ve ...'e verilmesine; ... ... mirasçılarından ..., ..., ... ve ...'dan ayrı ayrı 14.475,68 TL'nin; ...'dan ise 19.288,79 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacı ... ve ...'e verilmesine; ... ... mirasçılarından ..., ..., ... ve ...'dan ayrı ayrı 11.789,16 TL'nin; ...'dan ise 15.709,01 TL'nin 16.09.2014 tarihinden işleyecek yasal faiziyle alınarak davacı ... ve ...'e verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve bir kısım davalılar ... ... varisleri ile ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın müvekkillerince devir ve teslim alındığı 1999 tarihinden itibaren fasılasız ve nizasız kullanılıp vergilerinin ödendiğini, fiili teslimi yapılmış olmasına rağmen tapuda devir işlemi yapmaya davalıların yanaşmadıklarını, mirasçıların murisin borçlarından dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gibi davanın kabul edilen miktarı dikkate alınarak her bir davalı yönünden de ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, her davalının sorumlu tutulduğu miktarların farklı olduğunu, buna rağmen her bir davalının sorumlu olduğu miktarlar dikkate alınmaksızın hüküm altına alınan miktarlar toplamı dikkate alınarak tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kaldı ki, hüküm altına alınan miktara göre lehe hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı hesaplandığını, ilam vekalet ücreti, harç alacağı ve yargılama gideri yönünden müştereken ve müteselsilen karar verilmemiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Bir kısım davalılar ... ve ... ... varisleri vekili istinaf dilekçesinde; tapu iptali ve tescil isteminin reddedilmesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, ancak tapu iptali ve tescil talebi reddedildiği halde, taşınmazın keşifte belirlenen değeri üzerinden davalılar vekillerine Avukatlık Ücret Tarifesine göre nisbi vekalet ücreti takdir edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, vekalet ücreti hesabının 2019 yılı tarifesine göre yapılması gerektiğini, satış bedelinin güncellenmiş değerinin davalılar arasında paylaşımında eksiklikler olduğunu, istinaf yoluna başvuran davalılar olarak, davacıların haricen satış sözleşmesi nedeniyle 24.000,00 TL tutarın güncellenmiş değerinin geri ödenmesine karşı olmadıklarını, davacıların, bir yandan satış bedelini rayiç değer üzerinden geri alacaklarını öte yandan da taşınmazı kullanmaya ve tasarruf etmeye devam edeceklerini, ancak satış bedelinin güncellenmiş değerinin iade edilmesi nedeniyle davacıların söz konusu arsa ve bina üzerinde tasarruf etme, kullanma gibi zilyetlik hakları kalmadığını, satış bedelinin ödenmiş olması halinde dava konusu taşınmazın da tapu maliki müvekkillerine teslimine karar vermesi gerektiğini, aksi halde haksız ve işgalci kişiler durumuna geleceklerini, davalıların ödeyeceği ilam, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin asıl alacak tutarından daha fazla tutuğunu, bunun nedenin de güncellenen satış bedelinin tamamı üzerinden yargılama giderlerini ödemeye yükümlü kılınmaları olduğunu, davacıların, 30 yıl boyunca taşınmazı kullanıp menfaat temin etmeleri nedeniyle hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurularının, ayrı ayrı kısmen kabulüne, kısmen reddine, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, HMK'nın 353/1-b-2 nci maddesi gereğince gerekçe ve hüküm düzeltilmek suretiyle harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden yeniden karar verilmesi gerektiği, davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekilinin diğer istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği..." gerekçesiyle;
1. Davacılar vekili ile bir kısım davalılar ..., ..., ..., ... ..., ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kısmen kabul, kısmen reddine,

2. Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.01.2019 tarih ve 2016/359 Esas, 2019/19 Karar ... kararının kaldırılmasına, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti yönünden gerekçe ve hüküm düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında;

3. Davacı ... ve ...'in davasının kısmen kabulü ile;

4. Davacı ... ve ...'in 1.000-TL.lik cezai şart talebinin reddine,

5. Davacı ... ve ...'in tapu iptali ve tescil talebinin reddine, ancak ödediği sabit olan bedelin denkleştirici adalet uyarınca karşılığı olarak;
a)77.191,49 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ... ve ...'e verilmesine,

b)62.948,42 TL'nin 17.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ... ve ...'e verilmesine,

c) ... ... mirasçılarından ..., ..., ... ve ...'dan ayrı ayrı 14.475,68 TL'nin; ...'dan ise 19.288,77 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle alınarak davacı ... ve ...'e verilmesine,

d) ... ... mirasçılarından ..., ..., ... ve ...'dan ayrı ayrı 11.789,16 TL'nin; ...'dan ise 15.709,01 TL'nin 16.09.2014 tarihinden işleyecek yasal faiziyle alınarak davacı ... ve ...'e verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalılar ... ... varisleri ile ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenlerine ilave olarak; 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 E., 1988/2 K. ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı uyarınca da resmi şekil şartına uyulmadan yapılan sözleşmelerde taraflardan birinin edimini ifa etmesinden sonra diğer tarafın şekil eksikliğini ileri sürmesinin dürüstlük kuralına aykırı olacağını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

2. Bir kısım davalılar ... ... varisleri ile ... vekili; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenlerine ilave olarak; son aşamada verdikleri dilekçelerde davacıların binadan ve arsadan tahliyelerini istedikleri halde bu konuda bir karar verilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.


C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat ve cezai şart istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.