Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3143 E. 2023/4367 K. 03.10.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 02:51


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3143
KARAR NO : 2023/4367
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/480 E., 2022/619 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/44 E., 2021/210 K.

Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ... arasında dava konusu 4356 ada 7 parsel ... taşınmazda kayıtlı 6 numaralı bağımsız bölümün satışı hususunda 18.02.2008 tarihinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, satış bedelin müvekkili tarafından ödendiğini, tapu devri vaktinde yapılmadığı için müteahhitin teminat senetleri verdiğini, müvekkilinin yaşının ilerlemiş olması sebebiyle sürecin davalı tarafından takip edilmesi için söz konusu taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin 25.07.2012 tarihli fesihnâme ile feshedildiğini ve aynı gün davalı ile müteahhit arasında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, 08.02.2018 tarihinde taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, müvekkili ile; davalı arasındaki inanç sözleşmesine rağmen davalının taşınmazı devirden kaçındığını belirterek; dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında inançlı bir işlemin olmadığını, dava konusu iş yerinin bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, inançlı işlemin varlığını ispat edecek yazılı delil veya delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; sundukları yazılı belgelere karşı davalı tarafın yazılı belge ibraz etmeyip tanık dinlettiğini, senede karşı tanıkla ispat yasağının bulunduğunu, mahkemece maddi deliller dikkate alınmadan sadece davalı tarafın tanık beyanlarıyla davanın reddine karar verildiğini, kendi tanıklarının beyanlarının hukuka aykırı olarak dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı vekili davasını inanç nedenine dayandırmış ise de davalıdan sadır olmuş olan bir yazılı belge sunmadığı gibi yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge de sunmamıştır. Davanın yemin delili ile ispatı mümkün ise de taraf vekilleri 12.10.2021 tarihli celsede yemin teklif etmeyeceklerini beyan etmişlerdir. Öte yandan davacının sözleşmenin tarafına karşı ileri sürebileceği şahsi haklarını yeni malike karşı ileri sürmesi de mümkün değildir. Ayrıca dava konusu taşınmazı satan kişi tanık ..., satış işleminde davalı ... ile muhatap olduğunu parayı da onun verdiğini beyan etmiştir. Bu durum karşısında ilk derece mahkemesince verilen hükümde istinaf itirazlarına göre hukuka aykırı bir yön görülmemiştir." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

2. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 ... Kanun’un 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.

3. Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (6100 ... Kanun’un 188 inci maddesi ile 225 nci maddesi v.d) yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli, 2014/14-516 Esas, 2015/2838 Karar ... kararı da bu doğrultudadır.

4. İnanç sözleşmesinden ... davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden 6098 ... ... Borçlar Kanunu'nun (6098 ...) 125 inci maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının gerekçesinde, dava konusu uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan " ... Öte yandan davacının sözleşmenin tarafına karşı ileri sürebileceği şahsi haklarını yeni malike karşı ileri sürmesi de mümkün değildir." ibaresine yer verilmesi doğru değildir.

b. Diğer taraftan; Dairemizin yerleşik uygulamasına göre taraflar kardeş olsalar dahi aralarında inanç ilişkisi olduğuna ilişkin iddianın tanık sözleriyle kanıtlanma olanağı yoktur. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde, "Ayrıca dava konusu taşınmazı satan kişi tanık ..., satış işleminde davalı ... ile muhatap olduğunu parayı da onun verdiğini beyan etmiştir." ibaresine yer verilmesi de doğru görülmemiştir.

c. Öte yandan; 6100 ... Kanun'un 202 nci maddesinde, "delil başlangıcı" düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde anılan Kanun'da yer almayan "yazılı delil başlangıcı" ibaresine yer verilmesi de isabetsiz olmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince değinilen hususların gözardı edilmiş olması bozmayı gerektirir ise de; bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 ... Kanun'un 370 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin temyiz dilekçesindeki diğer itirazlarının REDDİNE,

2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin yukarıda 2-(a-b-c) açıklanan kısımlarının çıkarılarak ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.