Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3210 E. 2023/243 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3210
KARAR NO : 2023/243
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki asıl davada elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleştirilen davada tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda; Yargıtay 1. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı duruşma istemli olarak davalı-birleştirilen davada davacı vekili … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde taraflardan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl ve birleştirilen davada (Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/7 Esas) davacılar; paydaş oldukları 360 ada 2 parsel sayılı taşınmazın teras katında bulunan daireye davalı … tarafından haklı ve hukuki bir nedeni olmaksızın müdahale edildiğini ileri sürerek davalının müdahalesinin men’ine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı-birleştirilen davada davacı …, birleştirilen davada (Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/322 Esas); 360 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan binanın 5. katında oturduğunu, kaba inşaat halinde aldığı daireyi iskân edilebilir hale getirdiğini belirterek, faydalı ve zaruri masraf alacaklarına karşılık şimdilik 10.000.00 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı …, dava konusu daireyi müteahhitten 12.12.2000 tarihinde adi yazılı sözleşme ile satın aldığını, dairenin tüm ince işçiliklerini yapmak sureti ile daireyi oturulabilir hale getirdiğini, dava konusu daire hakkında yıkım kararı olduğunu, yıkılması gereken bir yapıdan işgal nedeni ile ecrimisil talep edilemeyeceğini, satışın harici satış olması neden ile TMK 995 inci maddesi gereğince bedel üzerinden hapis hakkı tanınmasının zorunlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davacılar-birleştirilen davada davalılar cevap dilekçesinde, alacak talebi yönünden zamanaşımının dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.05.2015 tarihli ve 2011/464 Esas, 2015/188 Karar sayılı kararı ile asıl davada elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, yapının ruhsatsız olması nedeniyle ecrimisil talebinin reddine, birleştirilen davada zorunlu ve faydalı masraflar yönünden alacak talebinin kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar-birleştirilen davada davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 22.12.2016 tarihli ve 2016/8335 Esas, 2016/11385 Karar sayılı ilamında; yapı, ruhsatsız olsa dahi ekonomik bir getirisi mevcut ise haksız kullanım nedeni ile ecrimisil talep edilebileceği, davalının yaptığı imalatlar gözetilmeden mevcut haliyle bu yerin nasıl kullanılacağı ve bu kullanım şekline göre de talepte bulunulan döneme ilişkin getireceği ecrimisil değeri hesaplanarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, birleştirilen dosya yönünden yapının halen ruhsatsız olup olmadığı ve yıkım kararının devam edip etmediğinin saptanması, yapının tadilat projesi ile ruhsatlı hale getirilmiş olması halinde çekişmeli dairenin davacılar yönünden objektif yararlanabilecek nitelikte olup olmadığının belirlenmesi, çekişmeli yerin ruhsatsız ve yıkılacak nitelikte olduğunun tespiti halinde davacılar yönünden sebepsiz zenginleşme oluşturmayacağının gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir.

B. Karar Düzeltme Kararı
Davalı-birleştirilen davada davacı … vekilinin karar düzeltme talebi Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 29.11.2021 tarihli ve 2017/1701 Esas, 2017/6865 Karar sayılı kararı ile reddedilmiştir.

C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosyadaki bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olup söz konusu yapının hem yatayda hem de düşeyde imar planının ön gördüğü yapılaşma şartlarına aykırı olduğundan mevcut hali ile ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığını, dava konusu 14 numaralı dairenin kaba inşaat halinde ekonomik getirisinin olmayacağı ve ecrimisili hesabının yapılmasının mümkün olmadığına dair tespitte bulunulduğunu, ruhsatsız ve yıkılacak nitelikte yapıda sebepsiz zenginleşme hükümlerinin oluşmayacağını, ruhsata bağlanmasının mümkün olmayan yapı için değer hesabının yapılamadığını belirterek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin kabulüne, birleştirilen dava yönünden zaruri ve faydalı masraflar taleibinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davada davacı … vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı-birleştirilen davada davacı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna göre müvekkilinin yaptığı imalatlar olmadan dava konusu taşınmazın ekonomik getirisinin olmadığı belirlenmesine rağmen ecrimisile hükmedildiğini, davacıların İmar Kanunu’nun 16. maddesine göre yapı kayıt belgesi aldığını, hukuki engel olmaksızın bina yıkılıncaya kadar dava konusu daireyi kullanabilecekleri için sebepsiz zenginleşeceklerini, ayrıca talepten fazlaya ecrimisil bedeli hükmedildiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleştirilen davalar elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, diğer birleştirilen dava ise, faydalı ve zorunlu masraflara ilişkin tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesinin 2 nci fıkrasına göre; “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”

2. Aynı Kanun’un “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesine göre; “İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır.”
3. Aynı Kanun’un “Tazminat” başlıklı 723 üncü maddesine göre; “Malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran arazi maliki iyiniyetli değilse hakim, malzeme sahibinin uğradığı zararın tamamının tazmin edilmesine karar verebilir. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hakimin hükmedeceği miktar bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir.”

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-birleştirilen davada davacı … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Yukarıda IV-A-2 bölümünde belirtildiği üzere Yargıtay bozma ilamında, dava konusu yapı ruhsatsız olsa dahi ekonomik bir getirisi mevcut ise haksız kullanım nedeni ile ecrimisil talep edilebileceği, davalının yaptığı imalatlar gözetilmeden mevcut haliyle bu yerin nasıl kullanılacağı ve bu kullanım şekline göre de talepte bulunulan döneme ilişkin getireceği ecrimisil değeri hesaplanarak karar verilmesi gerektiği belirtilmesine ve bozma ilamına uyma kararı verilmesine rağmen mahkemece bozma ilamı doğrultusunda karar verilmemiştir.

3. Bozma sonrası alınan bilirkişi raporuna göre, davalının yaptığı imalatlar gözetilmeden kaba inşaat halinde dava konusu yerin ekonomik getirisinin olmayacağı belirtilmesine rağmen mahkemece ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda V-C-3.1 numaralı bentte açıklanan davalı-birleştirilen dosya davacısı Ömer vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Yukarıda V-C-3.2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı-birleştirilen dosya davacısı Ömer vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.