Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3274 E. 2022/5469 K. 26.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3274
KARAR NO : 2022/5469
KARAR TARİHİ : 26.09.2022


MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/03/2016
NUMARASI : …
DAVACI : …
DAVALILAR : …

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 18/10/2021 gün ve 2021/1141 Esas, 2021/1987 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı …vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

_ K A R A R _

Dava, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkilinin Kahramanmaraş ili, … ilçesi, … ada 3 parsel sayılı taşınmazı kırk yıla yakın süredir zilyetlik yoluyla kullandığını, kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazın davacı adına tespiti gerekirken Hazine adına tespit yapıldığını, imar uygulaması sırasında davacı adına tescili gerekirken yine Hazine adına tescil edildiğini, davacının mağdur edildiğini, dava konusu taşınmazda ağaçlarının bulunduğunu belirterek; davalı Maliye Hazinesi adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın kadastro tespiti sırasında mera vasfı ile tespit edilen yerlerden olduğunu, sonrasında imar uygulaması ve vasıf değişikliği ile Hazine adına tescil edildiğini, evveliyatı mera olan yerde zilyetlik yoluyla iktisaba elverişli zilyetliğin sürdürülmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalı …vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 18.10.2021 tarih ve 2021/1141 Esas, 2021/1987 Karar sayılı ilamıyla; ”… dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne dair hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, imar uygulama tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait en az üç ayrı evreye ilişkin yüksek çözünürlüklü hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı’ndan getirtilerek dosya arasına konulmalı ve ardından taşınmaz başında jeodezi ve fotogrametri mühendisleri bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, 3 kişilik uzman ziraat mühendisleri kurulundan çekişmeli taşınmazın toprak yapısı niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, rapor ekinde taşınmazı değişik yönlerden çekilmiş komşu taşınmazlar ile arasındaki sınırları gösterecek şekilde renkli fotoğrafların eklenmesi istenilmeli, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskop hava fotoğrafları üzerinde jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak; çekişme konusu taşınmazın hava fotoğraflarında gösterilmesi, bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünün belirlenmesi istenilmeli; ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.” şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
Bozma ilamına karşı davalı …vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713/1. maddesinde; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”
3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/1. maddesinde “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”
Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinde “Tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.” hükümleri düzenlenmiştir.
Somut olayda; mahkemece zilyetlikle kazanım koşullarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki; zilyetlikle kazanım için gereken sürenin taşınmazın mera vasfının değiştiği 01.09.2004 tarihi itibariyle başlaması gerektiği, taşınmazın tapuya tescil edildiği tarihe kadar zilyetlikle kazanıma elverişli olduğu kabul edilen taşınmazda 20 yıllık yasal süre dolmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gibi, taşınmazı dava tarihinden önce 28.05.2015 tarihli satışla satın alan davalı …iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğundan davanın bu nedenle de reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Hükmün bu nedenle bozulması gerekirken maddi hata nedeniyle değişik gerekçeyle bozulduğu bu kez yapılan incelemeyle anlaşıldığından davalı vekilinin karar düzeltme istemi kabul edilerek; Dairemizin 18.10.2021 tarih ve 2021/1141 Esas, 2021/1987 Karar sayılı sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme hükmünün açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile; Dairemizin 18.10.2021 tarih, 2021/1141 Esas, 2021/1987 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, yukarıda belirtilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, 26.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.