YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/337
KARAR NO : 2023/2163
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çay Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali, ikinci kademede tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı … tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; 02.10.2016’da vefat eden muris …’in Sultnadağı Noterliği’nin 03/05/2016 tarihli 673 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde vasiyetnamesinin Çay Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/568 Esas, 2016/623 Karar sayılı kararı ile açılıp okunduğunu, murisin davalılara çok sayıda ve değeri çok yüksek olan taşınmazları, davacılara da değeri az ve az sayıda olan taşınmazları vasiyet ettiğini, murisin vasiyetnamenin tanzim tarihinde 84 yaşında olduğunu, yapmış olduğu işlemin ne gibi bir sonuç doğuracağını bilecek akli yetiye sahip olmadığını, bu vasiyetnamenin tamamen davalıların murise baskısı sonucu düzenlenmiş olduğunu, daha önce düzenlenen ve iptal edilen Sultandağı Noterliğinin 05/11/2008 tarih 1714 yevmiye ve yine Sultandağı Noterliğinin 07/04/2016 tarih 518 yevmiye sayılı vasiyetnamelerinde daha adil bir paylaşım söz konusu iken davalıların murisi bu vasiyetnameleri iptal etmesi konusunda baskıya maruz bıraktığını ve akli melekeleri yerinde olmayan murise son vasiyetnameyi tanzim ettirdiklerini, vasiyetnamenin iptalini talep ettiklerini, talebin kabul edilmemesi halinde ikinci kademede davalılar lehine vasiyet edilen taşınmazların fazla değerlerinin tenkis edilerek taraflarına hisseleri oranında pay edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … cevap dilekçesinde; muirisin ölmeden önce üç vasiyetname düzenlediğini, hepsinde de mirasçıları arasında dengeli bir paylaşım yapmaya çalıştığını, akli dengesinin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, dava dilekçesinin gerçeği yansıtmadığı, murisin ölmeden önce akli dengesinin yerinde olmadığı ve son vasiyetnamenin davalıların baskısıyla düzenlendiği iddiasının gerçek olmadığını, murisin yaşı ne kadar ileri de olsa tüm banka ve resmi dairelerdeki işlemlerini kendisinin hallettiğini, arabayı kendisinin kullandığını, fiziken ve ruhen dinç durumda olduğunu, hiçbir dönemde ağır hastalık geçirmediğini, ağır ilaç kullanmak zorunda kalmadığını, hayatının son iki ayında davalı … ile birlikte kaldığını, ölmeden önce üç adet vasiyetname düzenlediğini, tüm vasiyetnamelerinde tüm malvarlığını düzeli ve dengeli bir şekilde varislerine paylaştırdığını, davacıların kabul etmediği kısmın torun Hamza’ya bırakılan miras olduğunu, ancak murisin mirasçısının saklı payına tecavüz etmediği sürece dilediği kişiye vasiyet bırakabileceği, sırf kötü niyetle bu davanın yöneltildiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumundan aldırılan 21/12/2018 tarihli rapora göre; murisin akit tarihi olan 03.05.2016 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunu, terekeye dahil malvarlığı ile davacılar lehine yapılan tasarrufların saklı paylarının çok üzerinde olduğu, herhangi bir tasarruf nisabi aşımı söz konusu olmadığından, miras bırakan …’in yapmış olduğu ölüme bağlı tasarrufun mirasçıların saklı paylarını ihlal etmediği anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı … istinaf dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu raporunun doğru olmadığını, rapor hazırlanırlen tanık beyanları ve murisin tedavi evraklarının dikkate alınmadığını, tanık beyanlarına göre murisin 84 yaşında ve işlerini göremediğini bir zamanda vasiyetname düzenlediğini, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte yanında kaldığı davalı …’ün murise baskı yaptığını belirterek açıklanan ve resen nazara alınacak sebeplerle hükmün kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetine sahip olduğunun Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan aldırılan 21/12/2018 tarihli raporuyla sabit olduğu, davacı tarafından gösterilen tanıkların vasiyetnamenin iradenin fesada uğratılması yani hata, hile veya tehdit ile düzenlettirildiği yönünde beyanlarının bulunmadığı gibi bu yönde delil sunulamadığı dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin vasiyetnamenin iptali yönündeki istemin reddine karar vermesinde usul ve esas yönünden Yasa’ya aykırılık bulunmamadığı, tenkisi istenen vasiyetnamede murisin terekesini tüm mirasçılarına paylaştırdığı yani paylaşım iradesi ile hareket ettiği anlaşıldığı, kaldı ki vasiyetname ile yapılan paylaşımda da tasarruf nisabının aşılmadığının bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, ilk derece mahkemesinin tenkis isteğinin reddine karar vermesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı …, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, ikinci kademede tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Medeni Kanunu’nun 559 ve 571 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı …’in temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.