YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3428
KARAR NO : 2023/4553
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
AHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/161 E., 2022/569 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/53 E., 2021/620 K.
Taraflar arasındaki paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların davaya konu 1160 ada 575 parsel ile 610 ada 49 parselde paydaş olduklarını, davalı tarafından davaya konu parsellerde yer alan konutların kiraya verildiği ve kira bedellerinden davacı tarafa pay verilmediği gibi kullanımının da engellendiğini, davalıya ihtarname de gönderildiği halde el atmanın sürdürüldüğünü belirterek elatmanın önlenmesi ile 2014 yılından dava tarihine kadar toplamda 3.000,00 TL, ıslah ile 18.980,00 TL ecrimisile hükmedilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuş ayrıca davacının talep ettiği ecrimisil bedeline karşılık taşınmazlara yaptığı masraflardan davacı payına düşen kısım için takas-mahsup talebinde bulunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının payı oranında el atmanın önlenmesine, ecrimisil başlangıcı 2016 yılı esas alınmak suretiyle 4.977,93 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararı sadece ecrimisil yönünden istinaf ettiklerini, 18.644,27 TL üzerinden ve işleyecek faizi üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davacının talebinden farklı bir karar verildiğini, davacının dava dilekçesinde muarazanın önlenmesini talep ettiğini, buna rağmen mahkemenin davalının müdahalesinin men’ine karar verdiğini, davacının dava konusu taşınmazlardaki mülkiyet … yönünden hiçbir ihtilaf bulunmadığını, taraflar arasında dava konusu taşınmazların kiraya verilmesi konusunda da bir ihtilaf olmadığını, taraflar arasındaki ihtilafın dava konusu taşınmazlara müvekkili tarafından yapılan masrafların, aldığı kira paralarından mahsup edilip edilemeyeceği yönünde olduğunu, dava konusu taşınmazları kiraya verenin de müvekkili olmadığını, taşınmazların dava dışı kardeşler tarafından kiraya verildiğini, belli bir tarihten sonra kira bedellerinin müvekkiline ödenmeye başladığını, dava konusu taşınmazların paylı mülkiyete tabi taşınmazlar olduğunu, paylı mülkiyete tabi taşınmazların kiraya verilebilmesi için pay ve paydaş çoğunluğu şartı arandığını, mahkemece bu hususta hiçbir araştırma dahi yapılmadığını, davacının da bu kiraya verme durumuna zımmen onay verdiğini, çektiği ihtarların içeriği ile taşınmazların kiraya verilmesine karşı olmadığının açıkça belli olduğunu, harç ve vekalet ücretlerinin “mülkiyet değeri” üzerinden hesaplanmasının yanlış olduğunu, müvekkili tarafından alınan kiraların hepsinin taşınmazlara yapılan tadilat masraflarında kullanıldığını, net kira bedelleri belli iken bu miktarlar dikkate alınmadan bilirkişi tarafından kira bedelinin belirlenmesinin yanlış olduğunu, yanlış bilirkişi raporu ile hüküm kurulduğunu, söz konusu taşınmazların, davalı müvekkilinin kullanımında ya da işgalinde olan, bu nedenle emsal kira bedeli araştırması yapılarak ecrimisil hesabı yapılması gereken yerlerden olmadığını, kiracısı ve ödediği kira bedeli belli olan dava konusu taşınmazlar için emsal kira bedeli üzerinden ecrimisil hesabı yapılmasının yanlış olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arası müdahalenin men’i ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 … … Medeni Kanunu’nun (4721 … Kanun) 683 ve 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Davacı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı tarafından ıslah ile talep edilen 18.644,27 TL ecrimisil isteminden kısmen kabul edilerek hüküm altına alınan miktar 4.977,33 TL olup reddedilen ve temyize konu edilen 13.666,94 TL miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Açıklanan sebeple davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
2. Davalı vekilinin temyiz istemine gelice;
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 … Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda V-C-3-1 paragrafında açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Yukarıda V-C-3-2 paragrafında açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.