Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3443 E. 2023/4504 K. 05.10.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 11:26


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3443
KARAR NO : 2023/4504
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1144 E., 2021/3064 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/149 E., 2020/10 K.

Taraflar arasındaki ... yapı nedenine dayalı temliken tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2 bendi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince 29.03.2022 tarihli ek karar ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.

Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Temyiz istemi, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ek kararına ilişkindir.

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davacı vekili Av. ...'a 23.02.2022 tarihinde tebliğ edilmiş; yasal süre geçirildikten sonra temyiz dilekçesi 28.03.2022 tarihinde sonradan vekil edilen Av. ... tarafından verilmiş, temyiz başvuru harcı da yine yasal süre geçirildikten sonra 29.03.2022 tarihinde yatırılmıştır.

Davacının ilk vekili Av. ... tarafından dosyaya sunulmuş vekillikten istifa dilekçesi bulunmadığı gibi davacı asil tarafından sunulmuş bir azilname de dosya kapsamında bulunmamaktadır.

Temyiz dilekçesinin süre aşımı sebebiyle reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.

KARAR
Açıklanan sebeple;
Bölge Adliye Mahkemesince verilen 29.03.2022 tarihli ek kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
Dava; tapu iptali ve tescil istemidir.

Yargılama sonucu verilen karar istinaf edilmiş, istinaf kararı davacı vekilinin temyizi üzerine "süresinde temyiz" edilmediği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin 2020/1144 Esas, 2021/3064 Karar ... ek kararı ile davacı vekilinin temyiz dilekçesi süre geçtikten sonra temyiz başvuru talebinde bulunulduğundan 6100 ... HMK 366 madde yollanması ile HMK 346 md. gereği süresinde yapılmayan temyiz başvuru talebinin reddine karar verilmiştir.

Dairemizin sayın çoğunluğunca 05.10.2023 tarihli görüşmede ek kararın onanmasına karar verilmiştir.

Dosya kapsamının değerlendirilmesinde davacı vekili olarak Av. ...'ın 22.09.2016 tarihinde verdiği dava dilekçesi ile davanın açıldığı, Beyoğlu Noterliği'nin 23.05.2016 tarihli vekaletnamesinde İstanbul Barosu Avukatlarından Av. ..., Av. ..., Av. ... Atay'ın davacı ... vekili olarak atandıkları görülmüştür. 25.12.2018 tarihinde ... vekili olarak Av. ...'ün vekalet sunduğu, 17.09.2019 tarihli oturuma davacı vekili olarak katıldığı o tarihten itibaren dosyanın tüm oturumlarına davacı vekili olarak katıldığı, kararların bu vekile tebliğ edildiği, istinaf kanun yoluna Av. ...'ün gittiği, somut temyizi de aynı vekilin yaptığı görülmektedir.

17.09.2019 tarihinden sonra verilen ara kararlar, duruşma günleri, harç yatırma, tamamlama gibi tüm işlemlerin Av. ...'e bildirildiği, onun tarafından yerine getirildiği, 19.02.2020 tarihli gerekçeli kararın aynı vekile yapıldığı, 2019/149 Esas ... kararın Av. ... tarafından istinaf edildiği, harçların bu vekil tarafından yatırıldığı, Bölge Adliye Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli kararın ise karar başlığında yer alması sebebiyle Av. ...'a yapıldığı görülmüştür.

Bu sebeple, davacı vekilinin Av. ... ile müvekkili arasında devam eden husumet bulunduğuna ilişkin beyanı da dikkate alındığında, davacının temyiz kanun yoluna gitmesinin UYAP'ta yer alan vekil takip edilmeksizin özensiz tebligat nedeniyle hak kaybına yol açtığı, bu durumun mahkemeye erişim hakkını ortadan kaldıran bir durum olup temyizin süresinde olduğu kabulü ile ek kararın kaldırılarak heyetçe yapılan temyiz değerlendirilmesi sonucu bir karar verilmek gerektiği kanaati ile çoğunluk görüşüne katılmadığıma yönelik azınlık oyumdur.