Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3516 E. 2023/4991 K. 24.10.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 05:18


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3516
KARAR NO : 2023/4991
KARAR TARİHİ : 24.10.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2080 E., 2021/3174 K.
KARAR : Davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/291 E., 2019/310 K.

Taraflar arasındaki yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat; kira alacağı ve ayıplı ifa davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Av.... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında, davalıya ait 1398 ada 2 parsel ... taşınmaz üzerinde yine davalı tarafından yapılacak konut projesine istinaden 20.04.2012 tarihli ve adi yazılı şekilde düzenlenmiş bir ön ödemeli konut satış sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre davalı şirketçe 77.500,00 TL olarak belirlenen bedel karşılığında A-B-C-D Bloklarından ibaret olmak üzere yapılacak konutlardan brüt 110 m² ve 3+1 (üç oda bir salon) nitelikte bir dairenin kat irtifakı kurulduğunda müvekkiline verilmesinin kararlaştırıldığını, satış bedelinin tamamımın müvekkili tarafından ödendiğini, 1398 ada 2 parsel üzerinde kayıtlı B Blok 58 No.lu dairenin davalı adına kayıtlı tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini; olmadığı taktirde, müvekkilinin bedelini ödemiş olduğu bağımsız bölümün eksiksiz ve tamamlanmış halde teslim edilmiş olsaydı dava tarihinde ulaşacağı gerçek değerinden şimdilik 5.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini; ayrıca bağımsız bölümün sözleşmede belirtilen alandan eksik metrekareli yapılmış olması sebebiyle şimdilik 5.000,00 TL’nin ve geç teslimden kaynaklanan kira alacakları için şimdilik 3.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; davalının temerrüde düşmediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 1398 ada 2 parsel B Blok 58 numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının kira alacağı bakımından 6.050,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, eksik ifadan kaynaklanan 11.853,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2. İlk Derece Mahkemesince davalı vekiline istinaf harcını yatırması için süre verilmiş, süresinde yatırılmadığı için 11.09.2019 tarihli karar ile davalı tarafın istinaf incelemesinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yüzölçüm eksikliğinin neden olduğu tazminat alacaklarının eksik hesaplandığını, bu eksiklik nedeniyle değer kaybı tazminatı talep ettiklerini, burada talep ettikleri bir diğer hususun bedel indirimi olmadığını, davalının sözleşmeye aykırılığı nedeniyle maruz kaldıkları zararın tazmini olduğunu, bu nedenle metrekare eksikliği bakımından ayıp hükümlerinin tatbikini söz konusu olmadığını, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün yüzölçüm kaybı tazminatının hesabı bozularak, itiraz ve talepleri doğrultusunda kabulü ile gerekçenin düzeltilerek, tapu iptal ve tescil talebine yönelik geçerli bir ön ödemeli konut satış sözleşmesi bulunduğu gerekçesiyle kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin söz konusu uyuşmazlığın çözümünde görevli olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğunu ve davacı tarafın sadece ödediği bedelin iadesini isteyebileceğini, ayrıca mahkemece davacı tarafın tapu tescil talebinde haklı olacağı kanaatine varılırsa, bu defa da davacı tarafın tazminat talebinde bulunamayacağını, kira tazminatı açısından davacı tarafın satış bedeli ve bu bedele ek diğer masrafların ödenmesinde temerrüde düştüğünden, müvekkilinin temerrüde düştüğünü ve dolayısıyla rayiç kira tazminatı ödenmesi gerektiğini iddia edemeyeceğini, eksik ifadan kaynaklanan değer kaybı tazminatı açısından; dava konusu taşınmazda yüz ölçümü eksikliği bulunduğunu tespit etmişse de bu tespitin doğru olmadığını, bilirkişi raporlarında hatalar ve çelişkiler olduğunu belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına ve reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın istinaf talebinin reddine, davalının istinaf talebinin kısmen kabulü ile Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesi'nin 23/05/2019 tarih ve 2018/291 Esas, 2019/310 Karar ... kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının tapu iptal ve tescil talebi ile kira kaybı tazminatı ve yüzölçümü eksikliği nedeniyle değer kaybı tazminatı taleplerinin reddine, davacının rayiç bedel talebi yönünden davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki rayiç piyasa değeri olarak belirlenen 465.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının istinaf harcını yatırmadığından istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiğini, tarafların temyiz dilekçelerinin karıştırıldığını belirtip istinaf itirazlarını tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı yap-satçı ile davacı arasında adi yazılı olarak düzenlenen ön ödemeli konut satış sözleşmesi uyarınca davacının tapu iptali ve tescile hak kazanıp kazanmadığı, ayıplı ifa nedeniyle tazminat ve geç ifa nedeniyle kira alacağı talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 2004 ... İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 191 inci maddesi gereğince, borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür. Müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca da masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu kabul edilmiştir. Belirtilen hükümler gereğince; iflasın açılmasıyla taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflas idaresine ait olup adi tasfiyede İİK'nın 226 ve 229 uncu maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi iflas dairesine aittir.

2. Müflisin, iflâsın açılması ile hak ehliyetini kaybetmediği gibi, dava ehliyetini kaybettiği de söylenemese de, masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflâs idaresine ait olacaktır. İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, İİK'nın 194 üncü maddesi gereğince müflisin davacı ve davalı bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durması öngörülmüştür.

3. İİK'nın 194 üncü maddesine göre; "Acele haller müstesna olmak üzere iflasın açılması ile kural olarak müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur, ancak alacaklıların ikinci toplantısından on gün sonra devam olunabilir."

4. İflâsın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da hâlen derdest bulunan ve iflâs masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Bunlar, müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı açılmış olan davalardır. Davaların durduğu bu süre içinde, iflâs idaresi, ... davalar hakkında araştırma yapar ve bu davaların geleceği hakkında karar verir. Burada, müflisin davacı veya davalı olmasına göre usul işlemleri farklılık arz eder.

5. Müflisin davacı olduğu davalarda; iflâs idaresi bir davanın başarı şansı olduğu kanısına varırsa, masanın bu davayı takip etmesine karar verir; bu karar ikinci alacaklılar toplantısının uygun bulması ile kesinleşir ve ikinci alacaklılar toplantısından sonraki on günlük süre geçince, bundan böyle davaya, davacı olarak iflâs idaresi tarafından devam edilir. İflâs idaresi ve ikinci alacaklılar toplantısı, davanın başarı şansı olmadığı kanısına varırlarsa, masanın davayı takip etmemesine karar verirler. Bu hâlde o davayı takip yetkisi, isteyen alacaklıya devredilir (İİK md. 245). Hiçbir alacaklı davayı takip etmek istemezse, o zaman, müflisin dava takip yetkisi yeniden doğar ve müflis iflâsın kapanmasını beklemeden, davayı kendi adına devam ettirebilir.

6. Müflisin davalı olduğu davalarda ise; iflâs idaresi, alacakları tahkik ederken (İİK md. 230 vd) müflise karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar vermez; sadece, bu alacağı çekişmeli alacak olarak sıra cetveline geçirir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul edilip edilmeyeceği hakkında ikinci alacaklılar toplantısında karar verilir. İkinci alacaklılar toplantısında davaya devam edilmesine karar verilirse iflâs idaresi, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra davayı takip eder veya tayin edeceği bir avukat vasıtasıyla davayı takip ettirir. Bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve İİK'nın 194 üncü maddesi hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan mahkemenin, asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplantısında iflas masasına kaydedilip, alacağın masa tarafından kesin olarak kabul edilip edilmediğini araştırması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına karar vermesi; masaya kayıt edilmesi istenip de alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar vermesi gerekir.

3. Değerlendirme
1. Tüm dosya içeriği ve toplanan delilerden, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/565 Esas, 1120 Karar ... dosyasında, davalı Hiper Organizasyon İnşaat ve Sanayi Anonim Şirketi’nin 24.11.2021 günü saat 09:42’den itibaren iflasına karar verildiği ve kararın 03.01.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

2. Somut olaya gelince; davanın 19.04.2018 tarihinde açıldığı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden önce davalı şirketin iflasına karar verildiği, müflis kooperatifin iflasına karar verilmekle tüzel kişiliğinin sona erdiği ve davayı takip yetkisinin iflas idaresine geçtiği anlaşılmaktadır.

3. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince; davalı müflis şirket yönünden, iflas idaresine gerekli tebligatların yapılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra yukarıda açıklanan usullere göre yargılamaya devam edilmesi ve oluşacak sonuca bir karar verilmesi gerektiğinden, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda (3.1. 3.2. ve 3.3.) No.lu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.