Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3540 E. 2023/4552 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3540
KARAR NO : 2023/4552
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/251 E., 2022/469 K.
KARAR : Davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Develi 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/165 E., 2019/207 K.

Taraflar arasındaki müdahalenin men’i ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davalı … ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, davalının istinaf başvusurunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Develi … Mahallesi, … Caddesi, 208 ada 16 parsel … taşınmazın paydaşı olduğunu, akraba olan davalıların uzun süredir bu taşınmazı işgal ettiklerini, davalılara göndermiş olduğu ihtara rağmen taşınmazı boşaltmadıklarını, belirterek geriye dönük olarak 5 yıllık ecrimisil bedeli 55.000,00 TL’nin her yıldan başlamak üzere yasal faiziyle davalılardan müştereken ve mütelesilen tahsili ile taşınmaza yönelik el atmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde özetle; davacıya ait taşınmazda işgallerinin bulunmadığını, dava konusu parselin imar uygulamasına girdiğini, imar affından faydalanmak için başvurduklarını, imar uygulamasının sonuçlanmadan davanın açılmasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu yerin cami yapıldıktan sonra herkese taksim edildiğini ve kendilerine düşen taşınmaza yerleştiklerini, dava konusu taşınmazın 25 yıldır kullanıldığını, bu davanın açılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile el atmanın önlenmesi talebinin kabulü ile Kayseri ili, Develi ilçesi, … Mahallesi, 208 ada 16 No.lu parsele yönelik davalılar tarafından yapılan müdahalenin meni’ne, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 24.255,54 TL ecrimisil bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … ve davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; el atmanın önlenmesi talebinin kabulü yönünden itirazları olmadığını, Mahkeme kararının dayanağı bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, dava konusu parselin tamamının kullanımının engellenmiş olmasına rağmen, ecrimisilin eksik alana göre hesaplanmasının hatalı olduğunu, davalılar taşınmazda hissedar olmadığından intifadan mene gerek olmadığını, taşınmazı kötü niyetle kullanmış olmalarının ecrimisil ödemeleri için yeterli olduğunu ve buna ilişkin tanık beyanlarının bulunduğunu, haksız kullanım tarihinden itibaren ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, ihtarnamenin nazara alınmasının doğru olmadığını, ayrıca talep edilmesine rağmen faize hükmedilmediğini, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, zaten kararın gerekçe kısmında faizin sehven unutulduğunun açıkça belirtildiğini, taşınmazın değeri ve ecrimisile ilişkin eksik harç ödenmiş olmasına rağmen, yerel Mahkemece her bir dava için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, taleplerinin el atmanın önlenmesi ve ecrimisil şeklinde iki ayrı davayı oluşturduğunu, iki ayrı dava için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini de ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.
Davalı …, Mahkemece verilen kararın kanuna, usule ve Yargıtay yerleşmiş içtihatlarına aykırı olduğunu, davanın, dava konusu taşınmazın diğer hissedarları ile birlikte açılması gerektiğini, taraf teşkilinin davacı açısından sağlanmadığını, usul yönünden dayanak alınan bilirkişi raporunun da yok hükmünde olduğunu, talepten fazlaya hükmedildiğinden kararın öncelikle bu sebeplerle ve kısmen kabul edilen ecrimisil ve müdahalenin men’i yönünden kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle el atmanın önlenmesi talebinin kabulünde ve davalıların kendilerine yapılan ihtardan sonra taşınmazı kullanmaya devam ettikleri, uzun zamandır kullandıkları bu taşınmazı kullanımlarının ihtardan sonra haksız kullanım niteliğinde olduğu anlaşılmakla ihtar tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem için davacının payı oranında hesaplanan ecrimisil bedelinin davalılardan tahsiline ve dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri ile hükmolunan ecrimisil bedeli toplamından davacı yararına tek bir nispi vekâlet ücretine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamakta olup, davacının ecrimisil alacağına dönemsel faiz talebi bulunmasına rağmen, bu istek hakkında bir karar verilmemesi doğru olmadığından, davalı …’in istinaf talebinin reddine, davacının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının faiz talebinin de kabulüne karar verilmek suretiyle düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulü ile 24.255,54 TL ecrimisil bedelinin, her dönem sonu olan tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri yinelemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, müdahalenin men’i ve ecrimisil istemlerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 297 nci maddesi, 4721 … … Medeni Kanunu’nun (4721 … Kanun) 683 ve 995 inci maddesi, 4721 … … Medeni Kanunu’nun (4721 … Kanun) 995 inci maddesi.

2. 04.06.1958 gün ve 15/6 … Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile ecrimisil, haksız işgal tazminatı olarak nitelendirilmiştir. Bu kararın gerekçesinin V. bendinde “işgal tazminatı davalarının hususi bir şekli olan ecrimisil davalarının beş yılda zamanaşımına uğrayacağı esasını benimsemiş bulunan 25.05.1938 tarih ve 29/10 … İçtihadı Birleştirme Kararının halen geçerli” olduğu açıklanmış ve ecrimisil davalarının 743 … … Kanunu Medenisi’nin 908 inci (4721 … Kanunu’nun 995 inci) maddesine dayanan bir tazminat davası olduğu belirtilmiştir.

3. 08.03.1950 gün ve 22/4 … Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kabul edildiği gibi, başkasına ait şeyi haksız olarak kullanmış olan ve bu kullanımı iyi niyete dayanmayan kimse o şeyi elinde tutmuş olmasından … zararları tazmin ile yükümlüdür.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemesince el atma olgusu sabit bulunarak yazılı şekilde el atmanın önlenmesine ve ecrimisile hükmedilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığından davalının bu yöne değinen temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2. Somut olayda; davacının dava konusu taşınmazın tamamına malik olmadığı, toplamda 4/5 pay sahibi olduğu hâlde hükme esas alınan bilirkişi raporunda davanın payı yerine taşınmazın tamamı üzerinden ecrimisil hesaplaması yapılmış olduğu, Mahkemece hüküm kurulurken re’sen 4/5 pay oranında hesap yapılarak davacının talebi hakkında kabul kararı verilmiş ancak faiz talebi hakkında bir karar verilmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının faiz talebi hakkında bir karar verilmemiş olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmiş ise de; hüküm altına alınan ecrimisil miktarının ne kadarlık kısmının hangi döneme ait olduğu, hangi miktara hangi tarihten itibaren faiz işletileceği hususları açıkça belirtilmemiştir.

6100 … Kanun’un 297/2 inci maddesinde; “…taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu düzenleme karşısında uyuşmazlığın çözümlenmesine karar veren mahkemenin, kuracağı hükmün açık, tereddütsüz ve infaza elverişli olması gerekir.

Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, davacının payına düşen ecrimisil hesabı konusunda ek rapor alınması, ondan sonra infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde ve usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak her dönem için hükmolunan ecrimisil miktarı ve her dönem için faiz başlangıç tarihi açıkça belirtilmek suretiyle dosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.