YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3558
KARAR NO : 2022/7817
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.11.2011 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilâmına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.03.2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili, davalı … vekili ve davalı Maliye Hazinesi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, davalı …’nın müvekkilleri ve … aleyhine açtığı … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/141 Esas sayılı tasarrufun iptali davasının yargılaması sırasında …’nin ölümü üzerine verilen yetkiye istinaden davalı … tarafından miras bırakan …’ye ait … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1740 Esas sayılı mirasçılık belgesinin alındığını, mirasçılık belgesinde miras bırakan …’nin tek mirasçısı olarak Maliye Hazinesine pay verildiğini, oysaki miras bırakan …’nin anne tarafından mirasçıları bulunduğunu, belirtilen nedenle … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1740 Esas sayılı mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu, tasarrufun iptali davasında taraf teşkilinin doğru sağlanabilmesi için miras bırakan …’nin mirasçılarının doğru tespit edilmesi gerektiğini, mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi alabilmek için tasarrufun iptali davasında müvekkiline yetki verildiğini belirterek … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.08.2011 tarihli ve 2010/1740 Esas, 2011/939 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile miras bırakan …’ye ait yeni mirasçılık belgesi verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili, miras bırakan …’nin tüm mirasçılarının mirası reddettiklerini, tek mirasçının Maliye Hazinesi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Dahili davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair verdiği karar, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince 11.01.2016 tarihli ve 2015/5473 Esas, 2016/62 Karar sayılı kararı ile mirasçıların eksik araştırılmış olması gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece bozma ilâmına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
2. Davanın reddine ilişkin karar, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 29.12.2020 tarihli ve 2020/1998 Esas, 2020/8865 Karar sayılı kararı ile “Somut olaya gelince, miras bırakan …’nin, 26.08.2010 tarihinde bekar ve çocuksuz öldüğü; evlat edineni …’in 27.07.2003 tarihinde öldüğü; kendi babası … … …’nın 23.08.1978 tarihinde, annesi …’nın 07.03.2003 tarihinde vefat ettiği; babası … … …’nın anne-baba ve kardeş kayıtlarının bulunmadığı; annesi …’nın kardeşlerinin … ve … oldukları; …’in 29.06.1986 tarihinde ölümü nedeni ile …, …, …’in kaldığı; …’in 06.06.1976 tarihinde ölümü nedeni ile … … …, … …, … … …, … ve … … …’in kaldığı anlaşılmıştır. Mirasçılardan … … …, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1897 Esas; … …, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/ 1893 Esas; … … …, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/2023 Esas; …, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1861 Esas; … … …, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1862 Esas sayılı dosyalarında miras bırakan …’nin mirasını kayıtsız şartsız reddetmiştir. İptali istenen … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.08.2011 tarihli ve 2010/1740 Esas, 2011/939 Karar sayılı mirasçılık belgesinde, miras bırakan …’nin başka mirasçısı bulunmadığından tüm mirasının Hazineye aidiyetine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, miras bırakanın mirasını reddeden kişilerin, miras bırakanla irs ilişkisini gösterecek şekilde mirasçılık belgesinde miras paylarının belirlenmesi, mirası ret durumuna işaret edilmesi, mirası ret nedeniyle, mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin (kime kalacağının) da gösterilmesi gerekir.
Öte yandan, miras bırakanın mirasını reddetmeyen anne tarafından mirasçıları …, …, … bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle tüm miras payının Hazineye aidiyetine ilişkin hatalı olan … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.08.2011 tarihli ve 2010/1740 Esas, 2011/939 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.” ifadelerini içeren gerekçeyle bozulmuştur.
3. Davalı Maliye Hazinesi vekili tarafından hükmün onanması gerektiği belirtilerek ve davalı … vekili tarafından, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1860 Esas sayılı dosyasında … ile …’in de mirası reddettikleri belirtilerek Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 29/12/2020 gün ve 2020/1998 Esas, 2020/8865 Karar sayılı bozma ilâmına karşı karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
4. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 07/06/2021 tarihli ve 2021/1730 Esas, 2021/3788 Karar sayılı kararı ile “…Böylece Türk Medeni Kanunun 612. maddesi gereğince miras bırakanın en yakın mirasçıları tarafından reddolunan miras resen tasfiye edilecektir.
Açıklanan nedenlerle tüm miras payının Hazineye aidiyetine ilişkin hatalı olan … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.08.2011 tarihli ve 2010/1740 Esas, 2011/939 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptal edilerek, tüm mirasçıların mirası reddetmeleri nedeniyle, iptale ilişkin kararda ret yokmuş gibi tüm mirasçıların gösterilmesi, sonrasında ret durumuna işaret edilmesi, en yakın tüm mirasçıların mirası reddetmiş olmaları nedeniyle TMK’nun 612. maddesi uyarınca terekenin tasfiyesi için reddin tesbitini yapan sulh hukuk mahkemesi hakimliğine bildirim yapılmasına şeklinde karar verilmesi gerekir.
Her ne kadar, Dairemizin bir önceki bozma ilamında, miras bırakanın mirasını reddetmeyen anne tarafından mirasçıları …, …, … bulunmakta olduğuna değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de dosya içerisindeki evraklardan … ve … ile …’in miras bırakanı …’in … 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2010/1860 Esas, 2011/487 Karar sayılı ilamla miras bırakan … ’nin mirasını kayıtsız şartsız reddetmiş olduğu anlaşıldığından, bozma kararının gerekçesinin maddi hataya dayalı olduğu bu kez yapılan incelemede tespit edilmekle, davalılar vekilinin bu hususa yönelik karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 29.12.2020 tarihli ve 2020/1998 E. 2020/8865 K. sayılı bozma ilamının kaldırılmasına ve hükmün belirtilen gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.” gerekçeleriyle davalılar vekilinin karar düzeltme talebi kabul edilmiş; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 29/12/2020 gün ve 2020/1998 Esas, 2020/8865 Karar sayılı bozma ilâmının kaldırılmasına ve hükmün farklı gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davacılar vekili, davalı … vekili ve davalı Maliye Hazinesi vekili kararı temyiz etmiştir.
2 . Temyiz Nedenleri
1. Davacılar vekili, tüm mirasın Hazineye aidiyetine karar veren mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu, hatalı mirasçılık belgesinin iptalinin yerinde olduğunu ancak, miras bırakanın babasının soyadının “…” olmasına karşın mahkemece Yunanistan’dan “Ponta” soyadıyla sorulduğunu, Türkiye ile Yunanistan arasında kullanılan alfabeler açısından fark olması nedeniyle verilen cevapta uyumsuzluklar olduğunu, murisin babasının doğduğu Korçe’nin, 1912 yılında bağımsızlığını ilân eden Arnavutluk Cumhuriyetine bağlandığını, murisin babasının Arnavutluk Cumhuriyetinden de sorulması gerektiğini belirterek açıklanan ve re’sen dikkate alınacak gerekçelerle kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Maliye Hazinesi vekili, kararın eksik araştırma sonucunda verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.
3. Davalı … vekili, tüm mirasçıların mirası reddettiğini, bu yöndeki bozma ilâmının göz ardı edilerek karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Değerlendirme
1. Dava, yetki belgesine dayanılarak açılmış mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi isteğine ilişkindir.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 598 inci maddesi hükmünde başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği, mirasçılık belgesinin geçersizliğinin her zaman ileri sürülebileceği açıklanmıştır.
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 30 uncu maddesinde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması hâlinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır.
4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 575 inci maddesinde, mirasın miras bırakanın ölümüyle açılacağı; 495 inci maddesinde, miras bırakanın birinci derece mirasçılarının onun altsoyu olduğu, çocukların eşit olarak mirasçı oldukları, miras bırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı; 496 ncı maddesinde, altsoyu bulunmayan miras bırakanın mirasçılarının ana ve babası olduğu, bunların eşit olarak mirasçı olacakları, miras bırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı, bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün mirasın diğer taraftaki mirasçılara kalacağı; 497 nci maddesinde, altsoyu, ana ve babası ve onların altsoyu bulunmayan miras bırakanın mirasçılarının, büyük ana ve büyük babaları olacağı, bunların, eşit olarak mirasçı oldukları, miras bırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı, ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babalardan birinin altsoyu bulunmaksızın miras bırakandan önce ölmüş olması durumunda, ona düşen payın aynı taraftaki mirasçılara kalacağı, ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babaların ikisinin de altsoyları bulunmaksızın miras bırakandan önce ölmüş olması durumunda, bütün mirasın diğer taraftaki mirasçılara kalacağı, sağ kalan eş olması durumunda, büyük ana ve büyük babalardan birinin miras bırakandan önce ölmüş olması hâlinde, payının kendi çocuğuna; çocuğu yoksa o taraftaki büyük ana ve büyük babaya; bir taraftaki büyük ana ve büyük babanın her ikisinin de ölmüş olmaları hâlinde onların payları diğer tarafa geçeceği; 498 inci maddesinde, evlilik dışında doğmuş ve soybağı, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş olanların, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olacakları; 499 uncu maddesinde sağ kalan eşin, miras bırakanın altsoyu zümresi ile birlikte mirasçı olması hâlinde mirasın dörtte birinin, miras bırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olması hâlinde mirasın yarısının, miras bırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olması hâlinde, mirasın dörtte üçünün, bunlar da yoksa mirasın tamamının eşe kalacağı; 501 inci maddesinde mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirasının devlete geçeceği hükümleri düzenlenmiştir.
5. TMK’nın 611 inci maddesinde, yasal mirasçılardan birinin mirası reddetmesi durumunda onun payının, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçeceği, mirası reddeden atanmış mirasçının payının, miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, miras bırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalacağı; 612 nci maddesinde, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edileceği, tasfiye sonunda arta kalan değerlerin, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verileceği hususları düzenlenmiştir.
6. TMK’nın 612 nci maddesi “en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğini, tasfiye sonunda arta kalan bir değer varsa bunun mirasını reddetmemişler gibi hak sahiplerine verileceğini” öngörmektedir. Buradaki “en yakın mirasçılar” kavramıyla anlatılmak istenen, murisin ölümünde ilk bakışta ve doğrudan doğruya mirasçı sıfatına sahip olan yasal mirasçılardır.
7. Somut uyuşmazlıkta; miras bırakan …’nin tek mirasçısının Maliye Hazinesi olduğuna ilişkin hatalı olan … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.08.2011 tarihli ve 2010/1740 Esas, 2011/939 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptal edilmesi yerindedir. Ancak, mirasın miras bırakanın en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından reddedildiği göz ardı edilerek karar verilmiştir.
8. Miras bırakan …’nin, 26.08.2010 tarihinde bekar ve çocuksuz öldüğü; evlat edineni …’nin 27.07.2003 tarihinde öldüğü; kendi babası … … …’nın 23.08.1978 tarihinde, annesi …’nın 07.03.2003 tarihinde vefat ettiği; babası … … …’nın anne-baba ve kardeş kayıtlarının bulunmadığı; annesi …’nın kardeşlerinin … ve … oldukları; …’in 29.06.1986 tarihinde ölümü nedeni ile …, …, …’in kaldığı; …’in 06.06.1976 tarihinde ölümü nedeni ile … … …, …, … … …, … ve … … …’in kaldığı anlaşılmıştır.
9. Mirasçılardan … … … … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1897 Esas, … … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1893 Esas, … … … … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/2023 Esas, … … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1861 Esas, … … … … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1862 Esas, … ve …’in de … 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2010/1860 Esas, 2011/487 Karar sayılı dosyalarında miras bırakan …’nin mirasını kayıtsız şartsız reddetmiştir.
10. Hâl böyle olunca, Türk Medeni Kanunu’nun 612 nci maddesi gereğince miras bırakanın en yakın mirasçıları tarafından reddolunan miras re’sen tasfiye edilecektir.
11. Açıklanan nedenlerle tüm miras payının Hazineye aidiyetine ilişkin hatalı olan … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.08.2011 tarihli ve 2010/1740 Esas, 2011/939 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptal edilerek, tüm mirasçıların mirası reddetmeleri nedeniyle, iptale ilişkin kararda ret yokmuş gibi tüm mirasçıların gösterilmesi, sonrasında ret durumuna işaret edilmesi, en yakın tüm mirasçıların mirası reddetmiş olmaları nedeniyle TMK’nın 612 nci maddesi uyarınca terekenin tasfiyesi için reddin tespitini yapan sulh hukuk mahkemesi hakimliğine bildirim yapılmasına şeklinde karar verilmesi gerekir.
12. Ne var ki, mahkemece, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 07/06/2021 tarihli ve 2021/1730 Esas, 2021/3788 Karar sayılı bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiş ise de gereği yerine getirilmemiştir.
13. Miras, miras bırakanın en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından reddedilmiş olmasına karşın mirası reddeden mirasçıların paylarının …’e, …’e ve …’e ait olduğunun tespitine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
19.12.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.