Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3636 E. 2023/5226 K. 01.11.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 18:57


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3636
KARAR NO : 2023/5226
KARAR TARİHİ : 01.11.2023




İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1547 E., 2021/1843 K.

KARAR : Hukuki yarar yokluğundan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/944 E., 2020/391 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davacının, ... ...'ın yasal mirasçılarından olup diğer mirasçıların mirası reddettiğini, davaya konu 13041 parsel 7 No.lu bağımsız bölümün davalı murisine kooperatif tarafından tahsis edildiğini ancak tapunun çıkarılmadığını, davalının babası ve annesinin ölümü üzerine miras yolu ile davalı ve kardeşlerine kaldığını, davalının miras payına düşen 1/3 payı dava dışı ... ...'a devrettiğini 31.01.2000 tarihinde kooperatife bildirmesi üzerine tapu kaydının dava dışı ... ... ve davalının kardeşleri adına paylı olarak tescil edildiğini, davacının murisinin ise 12.12.2002 tarihinde rayiç bedelini ödeyerek iyiniyetle dava dışı ... ...'dan 1/3 payı satın aldığını; davalının kardeşleri tarafından yolsuz tescil nedeniyle açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iştirak halindeki mülkiyete tabi iken kooperatif payının tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereği 1/3 payın dava dışı ... ...'a satışının iptali ile eski hale getirilerek davalı ...'ın babası M. ... ...'ın veraset ilamına göre mirasçıları adına tesciline karar verildiğini, kararda "Alıcılar ... ... ve ... ...'ın satış bedeli için ...'a müracaat etme imkanları mevcuttur" hükmüne yer verildiğini, kararın kesinleştiğini, davalının hukuka aykırı işlemi ile müvekkilinin zararı arasında illiyet bağı bulunduğunu, satmış olduğu hisse tekrar davalı adına tescil edildiği için davalının sebepsiz yere zenginleştiğini, davaya konu bağımsız bölümde davalı adına tescil edilen 1/3 payın elbirliği mülkiyetinden paylı mülkiyete çevrilerek iptali ile müvekkili adına tesciline bu talebin kabul görmemesi halinde müvekkilinin uğradığı zararlara karşılık 6100 sayılı HMK'nın 107 nci maddesi uyarınca taleplerini arttırma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; davaya konu taşınmazın davalıya miras kaldığını, davalının dava dışı ...'e yaptığı satışın yok hükmünde olduğunu, bu hususun kesinleşmiş mahkeme hükmü ile ... olduğunu, husumetin ... ...'a yöneltilmesi gerektiğini, davacının murisi ile ... arasında resmi bir sözleşme bulunup bulunmadığının bilinmediğini, davacının ...'e satış bedeli ödediğini ispata yönelik dosyaya herhangi bir delil sunmadığını, davacının iyiniyetli alıcı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, tapu kayıtları resmi ve yazılı belge niteliğinde olup aksinin ispatının yine aynı nitelikteki yazılı deliller ile mümkün olduğunu, davanın usul ve esastan reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davalının tapu kayıt maliki olmaması nedeniyle pasif husumet yokluğundan reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; yolsuz tescile ilişkin davanın yargılaması devam ederken dava dışı ... ...'ın vefat ettiğini, yasal mirasçılarının da mirası reddetmesi nedeniyle zararın satış işleminin tarafı olan dava dışı ... ...'dan karşılanmasının mümkün olmadığını, davalının ...'e sattığı payın tekrar davalıya döndüğünü, davacının satış bedelini ödeyerek ... ...'dan satın aldığı payın davalının mülkiyetine geçmesi sonucu zarara uğradığını, davalının sebepsiz zenginleştiğini, iyiniyetli edinimin şart olmadığını kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile hükmün kaldırılmasına, dava konusu 1/3 pay halen davacının murisi adına kayıtlı olmakla davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine" karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/438 Esas sayılı kesinleşen ilamıyla yok hükmünde olan devir nedeniyle tapunun eski hale iadesine karar verildiğini, geçersiz değil başından beri yok hükmünde olan bir işlem olduğunu, tapunun halen eski hale getirilmemiş olmasının müvekkilinin talep hakkını ve mağduriyetini ortadan kaldırmayacağını ayrıca davalının taşınmazı satın aldığı ... ..., mirasçı bırakmaksızın vefat ettiğinden davacının zararının ... ...'dan karşılanmasının da mümkün olmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararı olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 114/1-i maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705.maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 77 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Somut olaya gelince, davalı ve dava dışı kardeşlerinin murisi M. ... ...'a ait olan kooperatif ortaklık payı, murisin 1980 yılında vefat etmesiyle mirasçılarına geçmiş, mirasçılar 05.02.1981 tarihli miras taksim sözleşmesi yaparak pay üzerindeki haklarının miras payları oranında mirasçılar arasında devam etmesine karar vermişlerdir.

2. 27.01.1985 tarihinde çekilen kur'a sonucu 13 No.lu işyeri M. ... ... mirasçılarına tahsis edilmiş, davalının annesinin 1998 yılında vefatı ile davalı ve dava dışı kardeşleri geriye mirasçı olarak kalmıştır. Daha sonra davalı ..., bağımsız bölüm üzerindeki 1/3 payını ...'e devrettiğini kooperatife bildirmiş, kooperatif tarafından hissenin elbirliği olduğu gözetilmeksizin ... ve davalının kardeşleri adına 1/3'... paylı olarak şekilde bağımsız bölümün tapuda tescili gerçekleştirilmiştir.

3. Davacının murisi ... ... ise, ...'in 1/3 paylı hissesini 12.12.2002 tarihinde tapuda 50.000,00 TL karşılığı satın almıştır.

4. Davalının kardeşleri tarafından açılan İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2016/438 Esas sayılı davada, davalı ... tarafından ... ...'a yapılan satış işlemi iştirak halindeki maliklerin birlikte hareket etmemesi ve Kooperatifler Kanunu uyarınca payın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereği yok hükmünde kabul edilmiş; 13041 parseldeki 7 No.lu bağımsız bölümün eski hale getirilmesi ile bu bağımsız bölüm üzerindeki ... ... ve davalının kardeşleri adına olan tapu kaydının iptaline M. ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline 07.11.2017 tarihinde karar verilmiş, hüküm onanarak 03.10.2019 tarihinde kesinleşmiştir.

5. Bu karar uyarınca ... adına yapılan tescil, yolsuz tescil olduğundan ...'in davacı murisine yaptığı devrin geçerli olduğunu söylemek mümkün değildir.

6. Eldeki dava ise tapu kayıt maliki ... ...'ın 16.06.2018 tarihinde ölümü üzerine eşi tarafından tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemli olarak açılmıştır.

7. Davacının murisinin taraf olduğu 2016/438 Esas sayılı davada davacının murisi adına kayıtlı payın iptali ile ... ve diğer mirasçılar adına tesciline dair karar kesinleşmiş olup bu ilam, ... ve onun külli haleflerini bağlayacağından, tapu iptali ve tescil davasının kesin hüküm nedeniyle reddi gerekir. Bu nedenle hukuki yarar yokluğundan davanın reddi doğru değil ise de; tapu iptali ve tescil isteminin reddi sonucu itibariyle doğrudur.

8. Ne var ki; TMK'nın 705 ... maddesi gereği mülkiyetin davalıya dönmesini sağlayan mahkeme kararının kesinleşmesiyle mülkiyet tescilsiz iktisap edilmiş olacağından farklı bir ifade ile tescil ilamının kesinleşmesi ile davacı murisi ... ...'ın mülkiyet hakkından yoksun kalacağı ve davalı ...'ın, sebepsiz yere zenginleşeceği tartışmasızdır.

9. Hal böyle olunca; hükmen tescil ilamının tapuda infazı sağlanarak davacının tazminat talebi yönünden inceleme ve araştırma yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde tapunun halen davacı murisi adına kayıtlı olması gerekçe gösterilerek hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.