Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/371 E. 2023/79 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/371
KARAR NO : 2023/79
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mera komisyon kararının iptali ile mera sınırlandırılmasının kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesince hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Av. Ayça Peker ile karşı taraftan davalı Hazine vekili Av. Ayşe Ümit Yeğenoğlu geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahâre dosya ve içerisindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili, 12.11.2013 tarihli dava dilekçesi ile Direkli Köyünde ikamet eden müvekkillerinin zilyetliğinde bulunan 163, 1121, 1122, 1123, 1124, 1125, 1126, 1128, 1130 ve 1134 parsel sayılı taşınmazların öncesinde tapulama harici bırakılan yerlerden iken, Direkli Köyü Tüzel Kişiliği tarafından oluşturulan Mera İhtiyaç Komisyonunun 30.06.2001 tarihli ihtiyaç tespit raporu doğrultusunda mera olarak tespitine karar verildiğini ve taşınmazların 20.07.2007 tarihinde mera özel siciline kaydedildiğini, ancak yapılan işlemlerin Mera Kanunu hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkillerinin zilyetliğinde bulunan dava konusu taşınmazlar hakkında kazandırıcı zamanaşımı hükümlerine dayalı olarak tapu iptali ve tescil talep etme haklarının bulunduğunu ileri sürerek mera komisyon kararının iptali ile mera sınırlandırılmasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, davanın idari bir işleme karşı açılmış olup idari yargıda görülmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup kamu orta malları sicilinde mera olarak kayıtlı olduğunu, bu nedenle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2015 tarihli ve 2013/652 Esas, 2015/1858 Karar sayılı kararıyla; 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 21/2 nci maddesi uyarınca tahsis kararlarında belirtilen haklara, tahsislerin kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçtikten sonra tespitten önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemeyeceği, somut olayda ise dava konusu taşınmazların mera olarak tahsis edildiği 20.07.2007 tarihinden, davanın açıldığı 12.11.2013 tarihine kadar beş yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2015 tarihli ve 2013/652 Esas, 2015/1858 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 30.04.2019 tarihli ve 2016/19169 Esas, 2019/3800 Karar sayılı ilamıyla özetle; “davalı Direkli Köyünün 6360 sayılı kanun hükümleri uyarınca tüzel kişiliğinin kaldırılarak mahalle olarak Oğuzeli ilçesine katılması nedeniyle davada taraf sıfatının kalmadığı ve katıldığı ilçe belediyesinin davada taraf olması gerektiği belirtilerek anılan yasanın Geçici 1. maddesinin 13. fıkrası gereğince işlem yapılması” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına; bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B. Dahili Davalı Cevap
İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak Oğuzeli Belediyesinin davaya katılımı sağlanmış; dahili davalı vekili, 10.03.2020 tarihli cevap dilekçesi ile davanın müvekkili belediye yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, zira dava konusu mera komisyon kararının valilik makamının onayı ile alındığını, belediyenin taraf sıfatının bulunmadığını belirterek davanın esastan da reddini savunmuştur.

C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 21/2 nci maddesi uyarınca tahsis kararlarında belirtilen haklara, tahsislerin kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçtikten sonra tespitten önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemeyeceği, somut olayda ise dava konusu taşınmazların mera olarak tahsis edildiği 20.07.2007 tarihinden, davanın açıldığı 12.11.2013 tarihine kadar beş yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyaya emsal olarak sunulan Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 06.12.2017 tarihli ve 2016/5055 Esas, 2017/9125 Karar sayılı bozma kararı uyarınca, işin esasına girilerek inceleme ve araştırma yapılması, delillerin tamamının toplanarak keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mera komisyon kararının iptali ile mera sınırlandırılmasının kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 4342 sayılı Mera Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle dava konusu taşınmazlar hakkında davacı tarafça açılmış bir tapu iptali ve tescil davası da bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00TL’nin davacılardan alınarak davalı Hazineye verilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

10.01.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.