YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3728
KARAR NO : 2023/239
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 17.01.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin maliki olduğu dava konusu taşınmaza davalıların ağaç dikmek, otopark yapmak, kamelya koymak suretiyle haksız elattıklarını belirterek, elatmanın önlenmesini, yapıların kal’ini ve 5 yıllık ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Apartman Yönetimi cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunmuş, dava konusu yere hiçbir müdahalelerinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/04/2017 tarih ve 2014/5 E, 2017/141 K sayılı kararı ile; davalıların dava konusu 2607 ada 17 parsel sayılı taşınmaza elattıklarının ispatlanamadığı, tanık beyanları değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmaza üzerinde bulunan türbeye ziyaret amaçlı gelen kişilerce elatıldığı, davalıların dava konusu taşınmaz üzerinde ağaç ve yapısı bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin tüm delilleri değerlendirmediğini, kararda türbeden bahsedilmiş ise de türbenin yolda kaldığını ve ulaşımının farklı bir sokaktan yapıldığını, türbeye gelen kişilerin davalılar tarafından yapılan sürgülü demir kapıyı kullanma imkânlarının olmadığını, taşınmaz üzerine mucur dökülerek ve kot farkı oluşturularak otopark yapıldığını, ayrıca davanın reddine karar verildikten sonra davalı … vekiline davalının payı oranında değil taşınmazın tam değeri üzerinden vekâlet ücreti verildiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 06.07.2018 tarih ve 2017/1251 E, 2018/813 K sayılı kararı ile; dosya kapsamındaki deliller ve tanık anlatımlarından, dava konusu olan 2607 ada 17 parsel sayılı taşınmazın dava konusu olan kısmının, davacıların parseli ile davalılara ait parsel arasında ve imar yolu içerisinde kalan türbeye gelen ziyaretçiler tarafından kullanıldığı, davalı apartman yöneticisi Sadi Orhan’ın zeytin toplarken fotoğrafı sunulmuş ise de bunun elatma olgusu için yeterli olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinin içeriğini tekrarlamış, mahkemece delillerin değerlendirilmediğini, davalıların dava konusu taşınmaza işgali olduğunu, davalı … vekili lehine hükmedilen vekâlet ücretine itirazları olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesine göre: “İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır.”
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesinin 2 nci fıkrasına göre: “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”
4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesine göre; “Bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin veya bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur. Ancak, sahibinin rızası olmaksızın kullanılmış olan malzemenin sökülmesi aşırı zarara yol açmayacaksa, malzeme sahibi, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere bunların sökülüp kendisine verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında arazinin maliki de, rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebilir.”
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mahkemece yapılan yargılama sonunda dosyada bulunan deliller doğrultusunda ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde ve elatıldığı iddia edilen yerin değeri üzerinden davalı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.