Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3784 E. 2023/5418 K. 08.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3784
KARAR NO : 2023/5418
KARAR TARİHİ : 08.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/870 E., 2022/347 K.

KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/354 E., 2021/272 K.

Taraflar arasındaki ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, … Köyünde bulunan 149 ada 1 parselin paydaşı olduğunu, diğer paydaş … …’ın payını davalıya sattığını, ön alım hakkı nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı, taşınmaza gerçekten 390.000,00 TL ödediğini, taşınmazda fiili taksimin olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazda fiili taksim bulunmadığı gerekçesiyle tapudaki satış bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; davacının depo ettiği satış bedelinden 25.000,00 TL yatırdığını, teminatın düşülmesinin yasaya aykırı olduğunu, taşınmazda fiili taksim olduğunu, mahalli bilirkişilerin ve davalı tanıklarının yanlı ifade verdiklerini, kendi tanığı … …’in satış öncesindeki fiili taksimi doğruladığını, dava dışı … … ile davacı arasında duruşma tutanakları sunulan ve derdest olan Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/381 Esas sayılı dosyasında taşınmazın kullanılması konusunda husumet bulunduğunu, bu dosyanın istenmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…davalı fiili taksim savunmasında bulunmuş ve yargılama esnasında keşif yapılmış, keşif sırasındaki gözlem ve dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın ortasından ikiye bölünmüş bir hat geçtiği, sağ tarafında buğday, sol tarafında arpa ekili olduğu belirtilmiş ise de, mahkemece dinlenen tarafsız mahalli bilirkişi beyanlarından satış öncesi sınırın olmadığı, taşınmazın ortasında yer … sınır çizgisinin davalının taşınmazı satın aldıktan sonra oluşturulduğu ve öncesinde taşınmazın … parça olarak kullanıldığının belirtildiği, bu haliyle satış öncesinde paydaşlar arasında fiili bir taksimin söz konusu olmadığının anlaşıldığı, tapuda işlem yapan davalının kendi muvazasına dayanmasının mümkün olmadığı…” gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf başvurusundaki gerekçeleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 732 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.