Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3798 E. 2023/234 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3798
KARAR NO : 2023/234
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve yıkım; davalılar vekili tarafından savunma yoluyla temliken tescil istenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından duruşma istemli, katılma yolu ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalılar adına Av. … ile davacılar adlarına Av. … geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili, vekil edenlerinin 549 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduklarını, davalıların 546 parsel sayılı taşınmaza inşa ettikleri yapıların vekil edenlerinin taşınmazlarına taştığını belirterek, davalıların dava konusu taşınmaza yaptıkları müdahalenin önlenmesine ve müdahale edilen yerdeki taşkın yapıların yıkılmasına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili, temliken tescil savunmasında bulunarak davacılar ile aralarındaki anlaşma uyarınca taşınmazın kullanıldığını ayrıca evlerin imar uygulamasından önce yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli ve 2014/384 Esas, 2015/182 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davalı … bakımından davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalıların, kadastro bilirkişisi raporunun ekli krokisinde gösterilen yerlere yaptıkları müdahalesinin önlenmesine ve taşkın yapıların kâl’ine, dava konusu tecavüzlü alanda bulunan ağaçların kal talebinin reddine hükmedilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8 Hukuk Dairesi 25.09.2018 tarihli ve 2018/2309 Esas, 2018/16229 Karar sayılı ilamında; öncelikle yıkım isteği yönünden taraf teşkilinin sağlanması, davacıların yıkılmasını istediği ağaçların yerinin ve dava konusu taşınmaza tecavüzlü olup olmadığının belirlenmesi, davalılar tarafından yapıldığının anlaşılması halinde sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi de doğru değildir gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.

B.Karar Düzeltme Kararı
1. Yargıtay Dairesinin yukarıda belirtilen ilamına karşı süresi içinde davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8 Hukuk Dairesi 15.10.2019 tarihli ve 2019/1832 Esas, 2019/9027 Karar sayılı ilamında; davalılar vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin reddine, “…mahkemece verilen ilk hükümde ağaçlara yönelik kal talebi reddedilmiş ve davacılar vekili ret hükmüne karşı temyiz yoluna başvurmamıştır. Bu durumda, ağaçların kal’inin reddine yönelik hüküm, davalılar lehine kazanılmış hak kapsamına girmiştir.” gerekçesiyle Yargıtay 8. Hukuk Daire’sinin 25.09.2018 tarihli ve 2018/2309 Esas, 2018/16229 Karar sayılı ilamının 2. bendinde yer alan ağaçlara yönelik bozma nedenlerinin bozma ilamından çıkarılmasına karar verilmiştir.

C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, davalılardan … haricindeki diğer davalıların yapı yapmak ve ağaç dikmek suretiyle dava konusu taşınmaz müdahale ettiği, davalılar lehine temliken tescil şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı … bakımından davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalıların, 20.05.2011 tarihli fen bilirkişisi raporunun ekli krokisinde gösterilen yerlere yaptıkları müdahalesinin önlenmesine ve taşkın yapıların kal’ine, dava konusu tecavüzlü alanda bulunan ağaçların kal talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili ve (katılma yolu ile) davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili Temyiz Dilekçesinde:
Dava konusu ağaçların kal’i yönünden verilen red kararının doğru olmadığını ileri sürmüştür.

2. Bir Kısım Davalılar Vekili Temyiz Dilekçesinde:
1. Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2. Bozma ilamında belirtilen hususların mahkemece tam olarak yerine getirilmediğini,
3. Dava konusu binaların yapıldığı tarihte taşınmazın imar çapının kesinleşmediğini,
4. Dava konusu evlerin yaklaşık 20 önce yapıldığının göz ardı edildiğini,
5.Uygun bir bedel karşılığı taşan kısımların bulunduğu arazi parçasının müvekkiller adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde taşan kısımlar için müvekkiller lehine ayrı ayrı irtifak hakkı kurulmasına karar verilmesi gerektiğini,
6. Müvekkillerinin iyi niyetli olup, tapudaki mevcut sınırlara göre evlerini yaptığını,
7. Davacıların TMK’nun 725/2 nci maddesi uyarınca 15 gün içinde itiraz etmediklerini,
8.Bilirkişi raporunda taşınmazların değeri çok fahiş hesaplanmasına karşın üzerindeki yapıların değerinin ise çok düşük hesaplandığını,
9. Taşınmazın arsa vasfında kabul edilmesinin mümkün olmadığını,
10. Hesaplanan karar harcının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
11. Bina değerleri hesaplanırken %80 oranında yıpranma ve nefaset payı düşüldüğünü,
12. Taşkın inşaat bulunması nedeniyle binanın oturum alanında bulunan arsa miktarının ve bu alanın ayrı ayrı bedellerinin tespit edilmesi gerektiğini,
13. Bilirkişi tarafından binanın yıkımının fahiş zarar doğurup doğurmayacağının da ayrıca belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 ncü maddesi şöyledir:
“Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “Üst hakkı” başlıklı 726 ncı maddesi şöyledir:
“Bir yapının başkasına ait araziye taşırılan kısmı, eğer yapıyı yapan malik taşırılan arazi üzerinde bir irtifak hakkına sahip bulunuyorsa, ona ait taşınmazın bütünleyici parçası olur. Böyle bir irtifak hakkı yoksa, zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmediği, aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, taşkın yapıyı iyiniyetle yapan kimse, uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteyebilir.”

3. Değerlendirme
1.Dava konusu taşınmazda davacıların paydaş olup davalılar ve dahili davalıların mülkiyetten ve sözleşmeden kaynaklı hukuken korunmaya değer bir hakkının bulunmadığı görülmediği gibi savunma yolu ile getirilen temliken tescil şartlarının da somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.

2.Bu şekli ile davalıların, 20.05.2011 tarihli fen bilirkişisi raporunun ekli krokisinde gösterilen yerlere yaptıkları müdahalesinin önlenmesine ve taşkın yapıların kâl’ine, dava konusu tecavüzlü alanda bulunan ağaçların kâl talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

4.Temyizen incelenen Dörtyol 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Mahkemece, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davalılardan …, … ve …’den alınarak davacılara verilmesine,

peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,

kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

17.01.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.