YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3816
KARAR NO : 2022/7188
KARAR TARİHİ : 24.11.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.03.2017 tarihinde verilen dilekçeyle çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 28.12.2017 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından talep edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin reddi ile davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davalı tarafın temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Bu ek kararın da davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, davacı şirketin maliki olduğu dava konusu 4001 ada 15 parselde kayıtlı A1 Blok (5) Nolu bağımsız bölümü davalının haksız olarak kullandığını ileri sürerek, el atmanın önlenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.500,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirkette 07.09.2010 tarihinde genel müdür olarak göreve başlayıp 09.12.2016 tarihine kadar çalıştığını, dava konusu dairenin 250.000,00 TL hizmet bedeli karşılığı olarak müvekkiline verildiğini, satış bedelinin güncelleştirilmiş değeri üzerinden hapis … tanınması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile davalıya 250.000,00 TL bedel ödeninceye kadar hapis … tanınmak suretiyle dava konusu bağımsız bölüme el atmanın önlenmesine, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf kanun yolu başvurularının el atmanın önlenmesi davası yönünden; esastan reddine, ecrimisil davası yönünden ise miktar itibariyle kararın kesin olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Söz konusu kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, nispi temyiz karar harcını yatırmaması nedeniyle davalı tarafın temyiz isteğinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş, ek karar da davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 21/04/2021 tarih ve 2019/5041 Esas – 2021/3761 Karar sayılı ilamı ile; davalı vekilinin temyiz isteği temyiz konusu itibariyle maktu temyiz karar harcına tabi olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince verilen, nispi temyiz karar harcının tamamlanmamış olması gerekçesiyle temyiz isteğinin reddine ilişkin ek kararda isabet bulunmadığından davalı vekilinin temyiz isteğinin reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına karar verilerek davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, davanın bir bütün olup, ecrimisil talebi el atmanın önlenmesi talebinden ayrı olarak değerlendirilemeyeceği, dava konusu bağımsız bölümün değerinin 220.000,00 TL, ecrimisil bedelinin ise 2.960,00 TL olarak belirlenmesine göre, dava değeri toplamının 222.960,00 TL olup, 6100 sayılı HMK’nın 341. maddesine göre istinaf kesinlik sınırının üzerinde olduğundan, davacı vekilinin ecrimisil talebinin reddine yönelik istinaf isteğinin de Bölge Adliye Mahkemesince esastan incelenmesi gerektiği gerekçeleriyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak Bölge Adliye Mahkemesince, gerekçede istinaf talebinin reddi açıklanarak, davalıya 250.000,00 TL bedel ödeninceye kadar hapis … tanınmak suretiyle 4001 ada, 15 parselde kayıtlı A Blok, Zeminkat A1 Giriş, 5 nolu bağımsız bölüme davalının el atmasının önlenmesine, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, nispi temyiz karar harcını yatırmaması nedeniyle davalı tarafın temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş, ek karar da davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin yukarıda açıklanan bozma ilamında, Bölge Adliye Mahkemesince nispi temyiz karar harcının tamamlanmamış olması gerekçesiyle temyiz isteğinin reddine ilişkin ek kararda, “davalı vekilinin temyiz isteğinin temyiz konusu itibariyle, maktu temyiz karar harcına tabi olduğundan” isabet bulunmadığı belirtilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de bozma ilamına uyulmuştur.
Bozmaya uymakla taraflar lehine usuli kazanılmış hak doğar. Somut uyuşmazlıkta da mahkemece bozma ilamına uyulmakla davalı yararına usuli kazanılmış hak doğmuştur. Ne var ki; mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma ilamında gösterildiği şekilde bozma gerekleri yerine getirilerek sonucuna göre bir karar verilmemiştir. Mahkemenin; bozma kararında belirtildiği şekilde işlem yapmak ve kararda gösterilen doğrultuda hareket etmek zorunluluğu bulunmaktadır.
Açıklanan hususlar gözönünde bulundurulmadan, bozma ilamına uyulduğu halde ve davalı tarafından bozmada belirtildiği şekilde maktu harç yatırıldığı halde nispi temyiz karar harcını yatırmaması nedeniyle davalı tarafın temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi doğru bulunmadığından, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin 21.03.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
Dava konusu 4001 ada, 15 parselde kayıtlı A Blok, Zeminkat A1 Giriş, 5 nolu bağımsız bölümün yerel mahkeme kararından sonra davalı tarafından boşaltılıp teslim edildiği taraflarca beyan edilmiştir.
Bu durumda mahkemece, dava konusuz kaldığından bu hususta değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken konusu kalmayan taleple ilgili karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle HMK’nın 371. maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın yatıranlara iadesine, dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 24.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.