Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3869 E. 2023/4688 K. 12.10.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 17:11
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3869
KARAR NO : 2023/4688
KARAR TARİHİ : 12.10.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/738 E., 2022/857 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/200 E., 2021/158 K.
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali, olmazsa tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ortak murisi ...'nin 16/04/2019 tarihinde vefat ettiğini, murisin Çorlu 2. Noterliğince düzenlenen 26/10/2009 tarihli düzenleme şeklinde vasiyetname ile davalılara bağışlamada bulunduğunu, vasiyetnamenin açılıp okunduğunu ve kararın 10/01/2020 tarihinde kesinleştiğini, murisin yaşı ve rahatsızlıkları sebebiyle böyle bir belgeyi idrak edebilecek ayırtım gücüne sahip olmadığını, ayrıca iradesi fesada uğratılarak vasiyetname imzalatıldığını, öncelikle vasiyetnamenin iptalini, mümkün olmadığı takdirde tenkisini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, vasiyetnamenin yapıldığı gün doktor raporu alındığını ve murisin işlem ehliyeti olduğunun tespit edildiğini, aldatılma ve korkutma iddiasının gerçek dışı olduğunu, tenkis talebinin de bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı mirasçı ...’nın, Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/885 Esas ... davasının 19/07/2019 tarihli duruşmasına bizzat katıldığı, vasiyetnamenin bu duruşmada okunduğu, davacının vasiyetnameyi kabul etmediğine dair beyanda bulunduğunun sabit olduğu, dolayısıyla davacının vasiyetnameyi, iptal sebeplerini ve saklı payının zedelendiğini 19/07/2019 tarihinde öğrendiği, 19/07/2019 tarihi ile işbu davayı açtığı 22/10/2020 tarihi arasında TMK’nın 559 ve 571 inci maddelerinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin emsal kararları uyarınca, vasiyetnamenin iptali davasında hak düşürücü sürenin vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren başladığının belirtildiği gerekçesiyle davaya konu vasiyetnamenin açılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihinin 10.01.2020 olduğu, davanın süresinde açıldığı belirtilerek istinaf edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vasiyetnamenin davacı huzurunda 19/07/2019 tarihinde açılıp okunduğu, davacının dava konusu vasiyetnamenin varlığından ve içeriğinden anılan tarih itibariyle haberdar olduğu, bu tarihten davanın açıldığı 22/10/2020 tarihine kadar bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği yerel mahkemece deliller değerlendirilerek yazılı gerekçe ile davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek temyiz etmiş, ayrıca davacıya vasiyetnamenin tebliğ edilmediği, duruşmada da okunmayıp içeriğinin tam olarak öğrenilemediği hususuna itiraz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, mümkün olmaz ise tenkisi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi, 4721 ... ... Medeni Kanunu'nun 559 uncu ve 571 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.