Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3871 E. 2023/4690 K. 12.10.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 18:00
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3871
KARAR NO : 2023/4690
KARAR TARİHİ : 12.10.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1946 E., 2022/968 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/668 E., 2020/341 K.
Taraflar arasındaki mirasın gerçek reddinin iptali (TMK md.617) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıdan alacakları nedeniyle icra takibi başlattıklarını ancak alacaklarını tahsil edemediklerini, Edirne 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/1029 Esas, 2016/767 Karar ... dosyasından alacaklarını talep ettiklerini, devamında alacakları ile ilgili dava açarak satış talebinde bulunduklarını, değer tespitine ilişkin işlemler sürerken borçlu davalı ...'in Edirne 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/335 Esas, 2014/297 Karar ... ilamı ile mirası reddettiğine dair karar olduğunu öğrendiklerini, mirasın reddi kararının icra dosyasına ve Edirne 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin satış dosyasına sunulmadığını, davalının babasından kalan borçlarını ödememek için mirası kasten reddettiğini, satış dosyası incelendiğinde bu dosyada bir çok taşınmazın satıldığı ve alacaklıların bir kısmının borçlarını tahsil ettiğinin görüleceğini, bu dosyalarda davalının mirası reddettiğine dair karar sunmadığını belirterek, mirasın reddi kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin muris ... ...'den intikal eden mirası kayıtsız şartsız reddettiğini, bu hususun Edirne 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/335 Esas, 2014/297 Karar ... ilamı ile tespit edildiğini ve kesinleştiğini, davacı vekili her ne kadar mirasın reddini yeni öğrendiğini iddia etmiş ise de 4721 ... TMK'nın öğrenme tarihinden itibaren başlayacak herhangi bir yasal süre öngörmediği gibi, aksine mirasın ret beyanının sulh hukuk hakimine ulaştığı tarihte alacaklıların mirasın reddedildiğini öğrenmiş sayıldığını ve 6 aylık yasal sürenin bu tarihten itibaren işlemeye başladığını, yasal süre geçtiğinden davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının mirası kasten reddettiği iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının, mirası 2014 yılında reddettiği, eldeki davanın 03/12/2019 tarihinde açıldığı ve davanın açıldığı tarihte TMK 617/1. maddesinde düzenlenen altı aylık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davaya konu Edirne İcra Dairesinin 2016/38243 Esas ... dosyasında, borçlu ...’ın hissesine satıştan düşen miktarın taraflarına ödendiğini, bu konuda mirası reddettiğini ileri süren davalı tarafından hiçbir itiraz olmadığını, bundan sonra alacaklarının geri kalanı için Edirne 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/1029 Esas ... dosyası ile satış talebinde bulunduklarını, kıymet takdirine itiraza ilişkin Edirne 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/877 Esas ... dosyasında borçlu davalının ret beyanında bulunduğunun bildirildiğini, dilekçelerinde sözünü ettikleri dava ve icra dosyalarının hiç birinde ve hiç bir aşamasında mirasın reddedildiğinin bildirilmediğini, kendilerinden bunu bilmelerinin beklenmesinin de ... olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “TMK’nun 617/1. maddesinde “Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler” hükmü yer almaktadır. Maddede düzenlenen 6 aylık süre, hakdüşürücü süredir. Mirasın kayıtsız şartsız reddine ilişkin beyan, tutanakla tespit edilmiş olması koşuluyla, sulh hakimine ulaştığı andan itibaren sonuç doğurur ve miras bu tarihten itibaren reddedilmiş sayılır. Reddeden mirasçı bu tarihten itibaren mirasçı sıfatını kaybeder. Şu halde ret tarihi, buna ilişkin beyanın sulh hakimine ulaştığı tarihtir. Her ne kadar, davacı tarafça bu sürenin ve başlangıç tarihinin ... olmadığı savunulmuş ise de, bu husus daha önce Anayasa Mahkemesi önüne gelmiş ve yüksek mahkemenin 27.03.2014 tarih, 2013/148 Esas, 2014/62 Karar ... kararı ile, gerek 6 aylık süre ve gerekse bu sürenin başlangıç tarihi olarak ret tarihinin esas alınması Anayasaya aykırı bulunmamıştır.” şeklindeki gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Mirasın reddi kararını bilmelerinin imkansız olduğunu, Edirne 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/877 Esas ... dosyasının son celsesinde reddi öğrendiklerini, borçlunun ailesinin dahi o celsede öğrendiğini, yasaların kötüye kullanıldığını beyan ederek temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasın gerçek reddinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi, 4721 ... ... Medeni Kanununun 617 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.