Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/3920 E. 2023/5286 K. 02.11.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.01.2024 23:00
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3920
KARAR NO : 2023/5286
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1662 E., 2022/744 K.
DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 01.06.2018
KARAR : Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne davacılar vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLER : Davacılar vekili, katılma yoluyla bir kısım davalılar vekili
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/279 E., 2021/171 K.
Paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne davacılar vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili, katılma yoluyla bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların tarafların murisinden kalan taşınmazları murisin ölümünden bu yana kullandıklarını, davacıların kullanımına engel olunduklarını belirterek müdahalesinin menine, dava tarihinden geriye dönük beş yıllık dönem için ecrimisil bedeline karar verilmesi talep edilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde; bağımsız bölümde murisin sağlığında ve ölümünden sonra 2011 yılına kadar davacıların birlikte oturduklarını, daha sonra davacı ...'in dava konusu dairede 2013 yılına kadar oturduğunu, dairenin 2013 yılından itibaren boş olduğunu, 33/b numaralı taşınmazın davalı ...'e ait olduğunu, 33/a No.lu dükkanın ise muristen intikal ettiğini, kiracının kira bedelini davacılara ödediğini, Safranbolu'da bulunan taşınmazlar yönünden de davalıların istifadelerine engel olunmadığını belirtilerek davanın reddini istemiştir.
2. Davacı tarafça davalı ...'in ölümü nedeniyle geriye kalan mirasçıları ..., ... ... ..., ..., ... davaya dahil edilerek adlarına tebligat yapılmış, vekilleri cevap dilekçesinde; ecrimisil taleplerinin beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, paydaşların kural olarak intifaden men edilmedikçe ecrimisil istenemeyeceğini, davacıların dava dilekçelerinde her ne kadar miras mallarının davalılar ... ve ... tarafından kullanıldığını ve bu gerekçe ile davalılardan ecrimisil talebinde bulunmuşlarsa da dava konusu taşınmazlar yönünden davalı muris ... ve mirasçılarının kullanımı olmadığını, bu müvekkiller yönünden ecrimisil taleplerinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne 24 parsel 1 No.lu bağımsız bölüm (Müftü Sokak 34/1) sayılı taşınmaza davacıların miras payına (1/4) davalı ... tarafından yapılan el atmanın önlenmesine, taşınmaz için 15.137,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... mirasçılarından alınarak davacılara verilmesine; 20 parsel 3 No.lu bağımsız bölüm (No:33/A) sayılı taşınmaz için 5.368,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... mirasçılarından alınarak davacılara verilmesine, fazla taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili ile davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemedeki beyanlarını tekrarla, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, itirazlarının ve taleplerinin dikkate alınmadığını, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacılar vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; mahkemedeki beyanlarının tekrarla, verilen kısmen ret kararının ve buna bağlı olarak aleyhlerine hükmedilen vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 1 No.lu taşınmazın davalı mirasçı Namiye tarafından bizzat kullanıldığı gerekçesiyle mahkemece davalı ... hakkında el atmanın önlenmesine karar verilmiş ise de; davalının yargılama sırasında öldüğü, el atma haksız fiilini gerçekleştirenin ölümü ile son bulacağı ve davanın konusuz kalacağı göz ardı edilerek hüküm kurulmasının isabetli olmadığı anlaşılmıştır.
2. Ayrıca dava konusu 1 No.lu taşınmazın davalı mirasçı Namiye tarafından bizzat kullanıldığı dikkate alındığında davacıların ancak intifadan men tarihinden sonraki dönem için ecrimisil talep edebilecekleri, mahkemece taraflar arasında taşınmazlardan ... anlaşmazlıkların davacıların babası Cavit ...'in ölümünden sonraki süreçte başladığı, intifadan men şartının ihtarnamenin tebliğ edildiği 16.05.2018 tarihinde gerçekleştiği açıklanmıştır. Bu nedenlerle bilirkişi raporunda dava konusu 1 No.lu daire nitelikli taşınmaz için davalı ... için ihtarnamenin tebliğ tarihi esas alınarak davacıların 1/4 miras payına düşen ecrimisil bedelinin 293,00 TL olarak hesaplandığı, bu bedelin 1/4'ünün davacıların miras payı karşılığı kendi sorumlu oldukları miktar olduğundan tenzili gerektiği ve kalan 219,75 TL ecrimisilin davacılar dışındaki dahili davalı ... mirasçılarından miras payları oranında tahsili gerektiği, davalılar aleyhine fazla ecrimisile hükmedildiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince; "El atmanın önlenmesi talebi yönünden dava değerinin belirlenmesinde 24 parsel 1 nolu bağımsız bölümün dava tarihindeki değerinin bilirkişi raporu ile 350.000,00TL olarak belirlendiği, davacıların 1/4 payına isabet eden dava değerinin ise 87.500,00TL olduğu, davalı ... yargılama sırasında ölmüş olmakla mirasçıları olan davacıların (...,... ve ...) miras payı düşüldüğünde dava değerinin 58.333,33 TL olduğu,
Talebin reddine karar verilen Safranbolu ilçesindeki 9 adet taşınmazın dava tarihindeki toplam değerinin bilirkişi raporu ile 184.682,28TL olarak belirlendiği, davacıların 1/4 payına isabet eden dava değerinin ise 46.170,57TL olduğu, davalı ... yargılama sırasında ölmüş olmakla mirasçıları olan davacıların (..., ... ve ...) miras payı düşüldüğünde dava değerinin 30.780,38TL olduğu, Kabul ve reddedilen miktarlara uygun olarak hüküm kurulduğu belirtilerek davacılar vekilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin istinaf başvuru sebebinin yerinde olmadığı açıklanmıştır.
4. Bunun yanında muris adına kayıtlı 3 nolu dükkân (33/a) yönünden ıslah dilekçesi doğrultusunda 5.368-TL'ye hükmedilmiş olup, hüküm altına alınan ecrimisil miktarı 6100 sayılı Kanun'un 341inci maddesi gereğince davalılar yönünden kesin nitelikte olduğundan istinafı ... olmadığı,
5. Davalılar haklarında reddedilen taleplerle ilgili istinaf yoluna başvurmamış olduklarından davacıların bu hükümlerle ilgili katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunamayacakları..." gerekçesiyle başvurunun süre yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili katılma yoluyla bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinin süre yönünden reddine ilişkin kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 1 No.lu bağımsız bölüme ilişkin talep hakkında el atma yönünden davanın konusuz kaldığına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, istinaf yargılama giderinde maddi hata yapıldığını,
2. Davalılar ..., ... ... ..., ..., ... vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde: eksik inceleme, hatalı değerlendirmeye dayanarak karar verildiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 348 ... maddesi.
3. Değerlendirme
1. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 348 ... maddesinin gerekçesinde; istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile süresi içinde cevap vermekle yetinmeyip, bu cevap dilekçesiyle kendine özgü nedenler ileri sürerek istinaf yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. Ne var ki bu başvuru asıl başvuruya bağımlı bir istinaf yolu başvurusudur. Bu nedenle katılma yolu ile istinaf yoluna başvuru, asıl başvuran taraf başvurusundan feragat eder veya istinaf talebi esasa girilmeden usuli bir nedenle reddedilirse, hüküm doğurmaz. Çünkü kural olarak asıl talep incelenmezse, ona bağlı olan talebin de incelenmemesi gerekir. Fakat istinaf yoluna başvuran tarafın talebi esasa girildikten sonra reddedilirse, bu durum katılan tarafın talebinin incelenmesine engel olmaz. Bunun gibi, taraflar bölge adliye mahkemesindeki uyuşmazlığı sona erdirirlerse, katılma yolu ile istinaf yoluna başvuru da etkisini kaybeder. Asıl istinaf yoluna başvuru isteminin esasına girilip inceleme yapılmadan, katılan tarafın istemi hakkında bir inceleme yapılamaz.
2. Kanun koyucunun başvurma hakkı bulunmayan veya başvuru süresini geçirmiş olan tarafa bile, kendine özgü nedenler ileri sürerek katılma yoluyla istinaf yoluna başvuru hakkı tanımasının asıl sebebi; istinaf ve temyiz kanun yolları bütünü içinde yer ..., aleyhe bozma yasağı ile aleyhe hüküm verme yasaklarının işlerlik kazanıp kazanmayacağı noktasında, ... yargılanma hakkı ve silahların eşitliği prensiplerini ihlal etmeksizin belirginleştirmek zorunda olduğudur.
3. Genel çerçevede aleyhe bozma yasağından maksat, bir mahkeme kararının, taraflardan yalnızca birisinin kanun yoluna başvurulması hâlinde, başvuruda bulunan tarafın hukuki durumuna zarar verecek şekilde, kanun yolu incelemesini gerçekleştiren, üst derece mahkemesince resen değiştirilmemesidir. Bir başka ifade ile anılan yasak, davanın taraflarından yalnızca birisinin kanun yoluna başvurması hâlinde, başvuruda bulunan tarafın, alt derece mahkemesinin kararıyla elde etmiş olduğu durumun kötüleştirilmemesini ifade eder ve alt derece yargılaması sonucunda ortaya çıkan ve kararda somutlaşan kazanımlarının korunmasını amaçlar. Hükme karşı, yalnızca taraflardan birisi kanun yoluna başvurmuşsa, kanun yoluna işlerlik kazandırmamış, bu konuda tümüyle pasif bir tutum sergilemiş olanın lehine karar verilmesi, hem tasarruf ilkesinin (HMK md.24) hem de onunla organik olarak sıkı bir bağlantı içerisinde bulunan taleple bağlılık kuralının ihlali anlamını taşır.
4. Kuşkusuz ki aleyhe bozma ve aleyhe karar verme yasaklarının işlerlik kazanabilmesi için, taraflardan yalnızca birisinin kanun yoluna başvurmuş olması gerekir. Her iki taraf da kanun yoluna müracaat etmişse, anılan yasaklar işlerlik kazanamaz. İşte doğrudan kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan veya yasal süresini geçiren tarafa, diğer tarafın kanun yoluna başvurması hâlinde, bu evrede kendi lehine de bir inceleme yapılmasını veya kendisinin daha da aleyhine bir durumun doğmasını önlemek amacıyla katılma yoluyla kanun yoluna başvuru hakkı tanınmıştır.
5. Yukarıda belirtildiği üzere, katılma yolu ile kanun yoluna başvuru olanağının tanınması ... yargılanma hakkını karakterize eden ana ... konumunda bulunan hakkaniyete uygun yargılamanın ayrılmaz parçasını oluşturan silahların eşitliği ilkesinin bir gereğidir.
6. Somut olayda 26.06.2021 tarihinde davalılar vekilinin istinaf dilekçesi davacılar vekiline tebliğ edilmiş, 02.07.2021 tarihinde davacılar vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesi sunmuştur. Davacılar vekilinin UYAP kayıtlarına göre 2 haftalık istinaf süresi dolmadan katılma yoluyla istinaf dilekçesi verdiği ... olmakla istinaf dilekçesinin süresinde olduğu anlaşılmıştır.
7. 6100 sayılı Kanunu'nun 359 uncu maddesinin birinci fıkrasının fıkrasının (d) bendi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilmeli, aynı yasanın 359 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
8. Somut uyuşmazlıkta, Bölge Adliye Mahkemesince; davacı tarafın istinaf talepleri incelenmemiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı hem davacı hem de davalılar tarafından istinaf edilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf sebepleri ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
9. Bozma nedenine göre davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.