Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4008 E. 2023/4905 K. 19.10.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 20.01.2024 21:29


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4008
KARAR NO : 2023/4905
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/833 E., 2022/575 K.
KARAR : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/146 E., 2021/28 K.

Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:


I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin, Siirt İli, Merkez İlçesi, ... Köyü 119 ada 6 parsel ... taşınmazın maliki olduklarını, dava konusu taşınmaz ile bir bütün olarak kullanmış oldukları ve açılan dava sonucunda tescil harici kalan taşınmazda bulunan meyve ağaçları ile tel çit, taş duvar ve her türlü muhdesatın müvekkillerine ait olduğunu, taşınmazın Ilısu Barajı, HES ve baraj göl kamulaştırma sahasında kaldığını, taşınmaz üzerinde bulunan muhtelif sayıdaki meyve ağaçlarının değerinin keşifle birlikte belirlenerek mülkiyetinin müvekkillere ait olduğunun tespitine, işbu durumun tapu sicili beyanlar hanesine işlenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunun reddinin gerektiğini, davacının Hazine'ye ait olan taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunmasının kötüniyetli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'isinde bulunduklarını, 119 ada 6 parselin mera parseli olduğunun tartışmasız olduğunu, aidiyetinin tespiti istenen telli direk ve tel örgü sisteminin taşınmazın bütünleyici parçası niteliğinde olmayıp (mütememim cüz) her zaman için sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşya (teferruat) niteliğinde olduklarını, tespiti istenen tel örgü sistemi ve telli direk yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılar vekilinin kamulaştırma sınırı dışında kalan 170.102,96 TL yönünden de davayı ıslah ettiğini, kamulaştırma sınırı dışında kalan yer ile ilgili davacıların muhdesatın aidiyetinin tespitini talep etmelerinde hukuki menfaatleri bulunmadığını, bilirkişi raporunda kamulaştırma sınırı dışında kalan alanlar yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fen bilirkişi raporunda dava konusu "A" ve "C" harfi ile gösterilen kısımların kamulaştırma sahasında olduğu ancak "B" harfi ile gösteriln kısmın kamulaştırma sahası dışında olduğunu bildirdiği "A" ve "C" harfi ile gösterilen kısımda hukuki yarar bulunduğu, Jeoloji bilirkişi raporunda taşınmazın aktif dere yatağının bulunmadığının bildirildiği, dava konusu taşınmazın tespit harici bırakıldığı ve "A" ve "C" harfi ile gösterilen kısmın Ilısu Barajı ve HES Projesi Rezervuar (Göl) Alanı kamulaştırma çalışmalarından etkilendiğinin anlaşıldığı, davacıların dava açmakta hukuki yararı olduğu, mahkememizce yapılan keşifler sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından, dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatların davacı tarafından yapılıp, ağaçların davacı tarafından dikilip yetiştirildiği, bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyaların teferruat niteliğinde olması, yine menkul mal niteliğindeki eşyaların da muhdesat olmadığı, bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, tespit harici bırakılan taşınmaz nedeniyle davalıların davanın mahiyeti gereği yasal hasım olmaları nedeniyle yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreye uğradığını, davacıların kötüniyetli şagil olduğunu, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete müsait olmayan, devletin tasarrufunda olan taşınmaz olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu parselin mera parseli olduğunu, parsel üzerindeki meyve ağaçlarının kamulaştırma ilan tarihinden sonra dikildiğini, Türksat uydu fotoğraflarının incelenmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, askı ilan tarihinden sonra dikilen muhdesatların bedelinin talep edilemeyeceğini ileri sürmüştür.

3. Davacılar vekili; sıkıntılı gebelik sürecinden dolayı uzun süredir görmekte olduğu tedavi sebebiyle istinaf dilekçesini süresinde sunamadığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile DSİ tarafından dosyaya sunulan müzekkere yanıtından dava konusu mera vasıflı taşınmazın 15.542,00 m2'sinin Ilısu Barajı ve HES projesi rezervuar alanından etkilendiği ve özel mülkiyete konu olamayacağından üzerindeki muhdesatlara ilişkin bir kamulaştırma çalışması yapılmadığı açıklanmıştır.

2. 5177 ... Maden Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 ... Kamulaştırma Kanunu’nun 19 uncu maddesine eklenen ek fıkra hükmüne göre, başkası adına tapulu veya tapusuz bir taşınmazın kamulaştırılması halinde, taşınmazda malik olmayan ancak üzerindeki muhdesatı meydana getiren kişilere muhdesatın kamulaştırma bedelinin kendisine verilmesini sağlamak amacıyla zilyetliği tespit davası açma ... tanınmış ise de, kamuya ait mera, yaylak, kışlak, genel harman yeri, orman, aktif dere yatağı niteliğindeki taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacakları, bu taşınmazların zilyetlikle edinilemeyecekleri, keza 4342 ... Mera Kanunu'nun 4 üncü maddesi ile ve de 3402 ... Kadastro Kanu'nun 19 uncu maddesi ile aynı husus vurgulandığından, bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde meydana getirilen muhdesatlara hukuki değer verilemeyeceği belirtilmiştir. Dava konusu taşınmazın da mera vasfı ile ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tescilli olduğu gerekçesiyle davalı vekillerinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinin dikkate alınmadığını, olumlu olumsuz bir karar verilmediğini, mahkemenin mükerrirliğe ilişkin evrakları dosya arasına almadan yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verdiğini, mülkiyet haklarının ihlal edildiğini, davalı kurum lehine fazladan vekalet ücretine hükmedildiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmemesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kararın eksik incelemeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 359 uncu maddesinin birinci fıkrasının fıkrasının (d) bendi, ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. 6100 ... Kanunu'nun 359 uncu maddesinin birinci fıkrasının fıkrasının (d) bendi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilmeli, aynı yasanın 359 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

2. Somut uyuşmazlıkta, Bölge Adliye Mahkemesince; davacı tarafın istinaf talepleri incelenmemiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı hem davacı hem de davalılar tarafından istinaf edilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf sebepleri ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3. Bozma nedenine göre, davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.