YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4042
KARAR NO : 2023/498
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen elatmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, vekil edeninin 343 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, dava konusu taşınmaza komşu olan 581 parsel No.lu taşınmaz üzerindeki Dağkent Sitesi villa malikleri tarafından bahçe duvarı yapılmak suretiyle tecavüz edildiğini, davalılara Üsküdar 9. Noterliğinin 01.11.2013 tarih ve 36975 yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek tecavüzlü bahçe duvarının kaldırılması ve parsel sınırına çekilmesinin ihtar edildiğini belirterek, davalıların elatmasının önlenmesini, bahçe duvarının kâl’ini ve 2.500,00 TL ecrimisil ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılardan …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … vekili cevabında, parsel sınırı belirlenip duvar yapılırken dava konusu 343 parsel sayılı taşınmazın davacıdan önceki malikinin haberdar olduğunu, gerekli izin ve müracaatların yapıldığını, aplikasyon yaptırılarak ölçüm sonucu belirlenen sınıra göre duvarın yapıldığını, davacının taşınmazında bir eksiklik meydana gelmişse bunun duvardan kaynaklanmadığını, vekil edenlerinin davalıların iyi niyetli olduklarını ve taşınmazın rayiç bedelinin ödenerek kendi adlarına temliken tescil talepleri bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılardan … 19.09.2014 havale tarihli dilekçesi ile taşınmazını sattığını bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıların 343 parsel sayılı taşınmaza elatmalarının önlenmesine, taşınmaz üzerinde davalılar tarafından inşa edilen duvarın kâl’ine, 1.363,47 TL ecrimisil bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince karar: “… tecavüzlü bahçe duvarına yönelik olarak açılmış olan davada site içerisinde bulunan taşınmazların yeni maliklerine yöneltilmeksizin Mahkemece karar verilmiş olmasının doğru olmadığı; yine 26.05.2016 tarihli celsede davacı asil ve vekili, bir kısım davalılar vekili ve davalılardan Mehmet Ali Vazioğlu’nun hazır bulunduğu, davalılardan …, …, Berkehan Batuhan ve …’in hazır bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece HMK’nin 186. maddesine göre hazır bulunmayan davalıların sözlü yargılama ve hüküm için tayin edilecek gün ve saatte hazır bulunmaları davetiye gönderilmesi ve gönderilecek olan davetiyede belirlenen gün ve saatte hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceğinin ihtar edilmesi gerekirken, davalıların savunma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmek suretiyle son celsenin görülüp karar verilmesinin de doğru olmadığı…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak verilen kararda: “…dava konusu tecavüzlü parselin aynı yer 581 parsel sayılı taşınmazın olduğu, 581 parsel no’lu taşınmazın 343 parselde kayıtlı davacı adına kayıtlı gayrimenkule 623,28 m² tecavüzlü olduğu; bozma ilamı da gözetilerek değişen kat maliklerinin yargılama aşamasında davaya dahil edildiği, davalıların taşınmazı satın aldığı hali ile kullandığını duvarı kendilerinin çekmediğini, davacı parseline tecavüz etmediğini savunmuş ise de, taşınmazı fiilen tecavüzlü hali ile kullandıkları, davalıların haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın fiilen kullanmak suretiyle taşınmaza el attığı…” gerekçesiyle elatmanın önlenmesine ve tecavüzlü duvarın kaldırılmasına, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile 1.363,47 TL ecrimisil bedelinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; taraf teşkili tam olarak sağlanmadan karar verildiğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu ve çelişkinin giderilmediğini, arazinin eğimli ve kaymaya müsait olduğunu, sınırın nereden geçeceğinin de heyetçe tespiti gerekirken tecavüzlü arsa miktarının da doğru tespit edilmediğini savunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, elatmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.
2. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.
3. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, özellikle davalıların haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın fiilen kullanmak suretiyle taşınmaza el attıkları, kayda üstünlük tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisile yönelik kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar Cemre Lale ve Mehmet Çetin’e yükletilmesine, davalı … ve …’a iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.