Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4051 E. 2022/6889 K. 15.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4051
KARAR NO : 2022/6889
KARAR TARİHİ : 15.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22/12/2014 gününde verilen dilekçe ile el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istenmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/02/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan …, … ve … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili; davacının 757 parsel sayılı taşınmazda 1/2 hissedar olduğunu, davalılar tarafından taşınmaza müdahalede bulunulduğunu iddia ederek; davalıların el atmalarının önlenmesine, sonradan yapılan yapıların kal’ine, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre için toplam 20.000,00 TL ecrimisilin davalılardan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 23.03.2016 tarihli celsede ecrimisil ve kal’e ilişkin taleplerden feragat edildiğini beyan etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur
Mahkemece (ilk kararda), davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/5454 Esas, 2018/18081 Karar sayılı ilamında belirtilen “..tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda davalıların her birinin kullandığı alanın açık, ayrıntılı ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenip gerektiğinde yeniden bilirkişi raporu da aldırılarak sonucuna göre yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından sorumluluğa hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalılardan … ve … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılardan … ve … vekilinin sair temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış ise de, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
Davalıların her birinin kullandığı alan (veya alanlar) tespit edilmiş olup, belirlenen bu bölüm (veya bölümlerin) değeri üzerinden harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından sorumlu tutulmaları gerekirken toplam muhdesat değeri üzerinden sonuca gidilmesi doğru doğru değildir.
Kabule göre de; bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesinde “…taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu düzenleme karşısında uyuşmazlığın çözümlenmesine karar veren mahkemenin, kuracağı hükmün açık, net ve infaza elverişli olması gerekir. Ne var ki; mahkemece kurulan hükmün infaza elverişli olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır. Mahkemece hükmün 1. fıkrasında, davalıların her birinin kullandığı bölüm açık ve anlaşılır şekilde yazılmamıştır. O halde Mahkemece, her bir davalının kullandığı alan (veya alanlar) açıkça belirtilerek hüküm kurulması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde (“…. 246 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki davacının hissesine yapılan davalıların müdahalesinin men’ine…”) karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan … ve … vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan … ve … vekilinin vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.11.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.