Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4068 E. 2023/5198 K. 31.10.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 02:09


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4068
KARAR NO : 2023/5198
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/439 E., 2022/586 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun gerekçeye ilişkin olarak kabulü, İlk derece Mahkemesi gerekçesinin düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi, istinaf itirazlarının esastan reddi, davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar(Rize) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/265 E., 2021/356 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafın istinaf başvurusunun gerekçeye ilişkin olarak kabulüne, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, istinaf itirazlarının esastan reddine, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı vekili Av. ... ile diğer taraftan davalı vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 59 ada 11 parsel ... taşınmazın davalı ile ortak alındığını ve taraflar arasında 05.10.1998 tarihinde yazılı sözleşme imzalanmasına rağmen davalının inanç sözleşmesine aykırı olarak yeri kendi adına geçirdiğini açıklayarak tapu kaydının iptali ile ortak olarak tapu siciline ferağ verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. Davanın iki adet senede dayandığı,

2. 19/03/1998 tarihli senedin kadastro önceki sebebe dayalı olup 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğini,

3. 06/01/2003 tarihli senedin ise yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olmasına rağmen 6537 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili özetle; taşınmazın yarı payının müvekkiline ait olduğu, bu hususun tanık beyanları ile kanıtlandığı, tarafların 1998 yılında taşınmazı yarı yarıya aldıkları, 2003 yılında noter huzurunda senet düzenlendiği, 2007 yılında kadastro tespitinin yapıldığı, çay tarımı olarak kullanılan kısmın 6.000 m² olarak kabul edildiği, bu miktarın 1/2’sinin davacıya satışı hakkında noter senedi düzenlendiği, noter satış senedi düzenlendiği tarihte tarıma elverişli alan olarak kullanılan miktarın bu kadar olduğu, kadastro tespitinin zilyetliğe dayalı yapıldığı, taraflar sözleşme yapılırken kendilerince çay ekili alanın esas alındığı, paylaşmayı bu şekilde yaptıkları, geriye kalan kısmın gelir getirmeyen çalılık vasfında olması nedeniyle noter senedi düzenlenirken değerin ifade edilmediği, çalılık olan kısımların gelir getirmesi ve kullanılır hale gelebilmesi için taşınmaza eklenildiği, taşınmazın bu şekilde 10.953 m²'ye ulaştığı, keşfin eksik yapıldığı, krokinin fiili kullanıma göre çizildiği, davanın tespit davası olmadığı, davanın esasının anlaşılamadığı, iki eşit parçaya bölünüp bölünemeyeceği husunun zeminde incelenmediği, bilirkişilerce kullanım şeklinin esas alınmadığı, 5403 ... Yasa'nın 03.07.2005 tarihinde yürürlüğe girdiği, dava konusu yerin çay ekimi yapılan alan olup ilçe sınırları içerisinde olduğu, yerin çay tarımına tahsis edildiği, zirai faaliyetinin çay ekimi olduğu, mücavir alan kapsamında, imar planı dışında, belediye sınırları içerisinde, imara açılabilir, ifrazının mümkün bulunduğu ve bilirkişi raporlarının kanuna aykırı düzenlendiğini ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. Davacı tarafın dayandığı 05/10/1998 tarihli adi yazılı senedin kadastro tespitinden sonra ve ancak kesinleşme öncesi düzenlendiği,

2. İlgili davada 3402 ... Yasa'nın 12 nci maddesini üçüncü fıkrasında öngörülen hak düşürücü sürenin uygulama yeri bulunmadığı,

3. Davanın inançlı işleme dayanmadığı,

4. Dava konusu taşınmazın 22/10/1998 tarihinde kesinleşen kadastro tespiti sonucu dava dışı ... adına kayıt edildiği, 09/04/2007 tarihinde ... tarafından davalı ...'e satım yoluyla devredildiği, 05/10/1998 tarihli sözleşmede; "... Kaçal'ın üzerine kayıtlı Rize ili, Ardeşen ilçesi, ... hudutlarında bulunan taşınmazlarının yarısını davacı ...'ya sattığını" beyan etmiş ise de; ilgili tarihte gayrimenkulün maliki ve zilyedinin davalı ... olmadığı gibi davalının, bahsi geçen sözleşmeyle taşınmazın yarısını devretmesinin de hukuken mümkün olmadığı,

5. Her ne kadar 19/03/1998 tarihli noter devir sözleşmesine göre dava konusu taşınmazın ...'den davalı ...'e devredildiği iddia edilmiş ise de; kadastro tespitinin ... adına yapılıp kesinleştiği, o tarihte taşınmazı zilyet ve hak sahibinin ... olduğu ve ... tarafından yapılan sözleşmenin taşınmazın malikini değiştirmeye yeterli olmayacağı,

6. Davacı tarafın dayandığı 05/10/1998 ve 19/03/1998 tarihli sözleşmelerinin 3402 ... Yasa'nın 40 ıncı maddesindeki şartları taşımadığı,

7. Zilyet ve hak sahibinden davalı ya da davacı adına geçerli bir devir yapıldığının ispatlanamadığı,

8. Kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonra yapılan 06/01/2003 tarihli harici satım sözleşmesinin geçerli olmadığı gibi harici satım sözleşmesinin imzalandığı tarihte davalının tapu kaydına göre malikte olmadığı,

9. Davacının söz konusu belgelere dayanarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunamayacağı ve tazminat talebinde de bulunmadığı,

10. Yazılı gerekçe ile davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun gerekçeye ilişkin olarak kabulüne, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın reddine, esasa ilişkin diğer istinaf nedenlerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. Tapulu taşınmazların satışı resmi şekil koşuluna tabi olup, haricen satışı TMK’nın 706, BK’nın 213 (6098 ... BK’nın 237 nci), 2644 ... Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89 uncu maddeleri gereğince geçersizdir.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.