Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4079 E. 2023/5287 K. 02.11.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 06:42


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4079
KARAR NO : 2023/5287
KARAR TARİHİ : 02.11.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/811 E., 2022/843 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ortaca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/93 E., 2020/33 K.

Taraflar arasındaki TMK'nın 724 üncü maddesi uyarınca temliken tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in diğer davacıların babası olduğunu, davalıların ise ... ...'ın mirasçıları olduğunu, davacı ...’in aynı zamanda ... ...'ın üvey oğlu olduğunu, 13.12.1962 tarihinde davaya konu taşınmazın ... ... tarafından davacı ...’e satıldığını, müvekkilinin taşınmazı o tarihten bu güne kadar malik sıfatıyla zilyet olarak kullandığını, davalıların muris ...’in yapmış olduğu satış işleminin muvazaalı olduğu gerekçesi ile açtıkları tapu iptal ve tescil davasını kazanarak davacılardan ... adına kayıtlı bulunan taşınmazın bir kısım hisselerinin adlarına tescilini sağladığını, arazinin mülkiyetini kazandıklarını, ancak evler ve ağaçlar üzerinde herhangi bir hak sahibi olmadıklarını, davacı ... tarafından taşınmaz üzerine bir ev, ahır, depo ve bir sera inşa edilip tüm ağaçların kendisi tarafından dikildiğini, diğer davacıların ise birer ev yaptıklarını, yapı değerlerinin arazi değerinden fazla olduğunu belirterek mahkemece takdir edilecek temlik karşılığında 106 ada 298 parsel ... taşınmazdaki davalılar adına olan hisselerin iptali ile davacı müvekkilleri adına eşit paylarda müştereken tesciline, bunun mümkün olmaması halinde davacılardan ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların iddialarının tamamen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu 106 ada 298 parsel ... taşınmazın davacılardan ... adına kayıtlı iken muris ... ... ile arasındaki satış sözleşmesinin muvazaalı olduğu gerekçesi ile açtıkları dava sonucunda ... adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile 1/8 hisse ile ..., 3/20 hisse ile ... ve 29/40 hisse ile davacı ... adına tesciline karar verildiğini, muvazaalı işlemin tarafı olan davacıların iyiniyetli 3 üncü kişi sıfatını taşımamaları nedeniyle ev ve ağaçlar üzerinde hak iddia etmelerinin mümkün olmadığını, davacıların kendileri tarafından yapıldığını ve dikildiğini ileri sürdükleri yapı ve ağaçların tamamının tapu iptal ve tescil dosyasının keşfi sırasında mevcut olduğunu, davacıların yıllar sonra henüz yeni malik olan müvekkillerine dava açma hak ve yetkisinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ... üzerindeki tapu kaydının muvazaa sebebiyle iptal edildiği mahkeme kararı ile sabit olduğundan davacının tapuyu devir aldığı tarihten itibaren iyi niyetli sayılamayacağı, aynı taşınmazı kullanan oğulları olan diğer davacıların da dava konusu yeri ve yolsuz tescili bilebilecek durumda kişilerden olmaları sebebiyle iyiniyetli olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, değerlendirmede eksiklik yapıldığını, davacı ...’in annesiyle birlikte hareket ederek ileride mirasçısı olacağı kesin olan taşınmaz üzerine davaya konu yapıları inşa ettiğini, iptal hükmüne rağmen ...’in hissesi oranında malik olmaya devam ettiğini, hissedar olan kişinin taşınmazı üzerine yapı inşa etmesinin kötü niyet olarak değerlendirilemeyeceğini, murisin sağlığında onun rızası ile başlanan yapıların iyi niyetli olarak tamamlandığını, temliken tescilin tüm şartlarının gerçekleştiğini, davacılar taşınmazı satın aldıktan sonra bina yaptıklarından iyi niyetli olduklarını, satış kısmen iptal edilmişse de davacının mirasçılığı ve murisin rızasının varlığı nedeniyle iyi niyetli olduğunu ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arsa değerinin binalardan daha yüksek olduğu ve kesinleşen muvazaa sebebiyle tapu iptali davası dikkate alındığında davacıların iyiniyetli olarak kabul edilmelerinin mümkün olmadığı gerekçeleriyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlayarak aynı zamanda Bölge Adliye Mahkemesinin arazi değerini yanlış belirlediğini, davalıların hisse değerinin 87.114,50 TL olduğunu ve yapı değerinden oldukça düşük kaldığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TMK’nın 724 üncü maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 ... ... Medeni Kanunu’nun 724 üncü maddesi

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı ...’in taşınmazda paydaş olması sebebiyle temliken tescil şartlarının oluşmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.