YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4097
KARAR NO : 2022/8207
KARAR TARİHİ : 29.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.01.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil; ıslahla terditli olarak ödenen bedelin tahsili (tazminat) talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemece, (kapatılan) Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.03.2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı mirasçılarının ortak vekili ile davalılardan Hazine vekili tarafından ayrı ayrı istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil; ıslah ile terditli olarak tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili, davaya konu 13771 ada 3 parsel (eski 3589 ada 23 parsel) sayılı taşınmazda bulunan bina için 166 m2 alan ile ilgili müvekkili adına 05.07.1984 tarihli ve 92 sayılı tapu tahsis belgesinin düzenlendiğini belirterek adı geçen taşınmadaki 166 m2’lik kısmın iptali ile müvekkili adına tescilini; 09.01.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle asıl talebin kabul edilmemesi halinde terditli olarak 160.000,00 TL maddi tazminatın davalı taraftan tahsilini talep etmiştir. Davacı yargılama sırasında vefat ettiğinden yargılamaya davacı olarak davacının mirasçıları devam etmişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece ilk olarak, asıl talebin reddi ile terditli olarak ileri sürülen talebin kısmen kabulü ile 67.618,00 TL maddi tazminatın davalı Hazineden tahsiline karar verilmiş, hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03.10.2017 tarih ve 2015/18619 Esas, 2017/7139 Karar sayılı bozma ilamına karşı davalılardan Hazine vekili karar düzeltme yoluna başvurmuş ve Dairemizin 19.11.2018 tarih ve 2018/1264 Esas, 2018/7945 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece son olarak, davalılardan Sabriye Türkeli mirasçıları ve … hakkında açılan davanın reddine, davalılardan Hazine aleyhine asıl talep olarak yöneltilen tapu iptal ve tescil talebinin fiili imkansızlık nedeniyle reddine; terditli olarak açılan maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.252,64 TL’nin ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili ve davalılardan Hazine vekili ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalılardan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının tümü, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Terditli olarak açılan bir davada iki ayrı talep varmış gibi görünse de bu talepler arasında aslilik-ferilik ilişkisi bulunmakta talepler kademeli olarak ileri sürülmektedir. Zira, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Terditli dava” başlıklı 111. maddesinin 1. fıkrası, aynı doğrultuda, “Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu nedenle, hükmün 2. fıkrasına göre terditli/feri talep hakkında olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilebilmesi için öncelikle asıl talep yönünden olumsuz bir kararın verilmesi gerekmektedir. Eldeki davada öncelikle tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil talep edilmiştir. Yargılamanın devamında davacı tarafından 09.01.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle, tapu iptali ve tescil talebine terditli olarak 160.000,00 TL maddi tazminatın eklendiği görülmüştür. Mahkemece, 16.03.2022 tarihinde verilen son kararla, asıl talep olarak ileri sürülen tapu iptal ve tescil talebinin fiili imkansızlık nedeniyle reddine; terditli olarak ileri sürülen maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.252,64 TL’nin ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş olup vekalet ücretinin terditli talep olan maddi tazminata ilişkin hükmedilen meblağ üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Hükmün 9. paragrafında, davalılardan Hazine lehine 19.031,00 TL vekalet ücretine hükmedilmişse de karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 3. fıkrasındaki “Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez” düzenlemesine göre vekalet ücreti miktarı hatalı olarak tespit edilmiştir. Zira, hükmün 8. paragrafına göre davacı lehine 1.252,64 TL vekalet ücretine hükmedildiğinden davalılardan Hazine yararına hükmedilecek vekalet ücretinin de 1.252,64 TL’yi geçemeyeceğinden bu husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan Hazine vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 9. paragrafında yer alan “19.031,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “1.252,64 TL” ibaresinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ VE DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.