Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4119 E. 2022/7928 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4119
KARAR NO : 2022/7928
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.10.2009 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.12.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, İİK’nın 121’inci maddesi gereğince açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı taraf davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Borçlunun elbirliği halinde ortak olduğu taşınmazlarda borçlu ortağın alacaklısı icra hakimliğinden İcra İflas Kanununun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir.
Tarafların, davanın görülmesi ve sonuçlandırılması için ödedikleri paraların tümüne yargılama giderleri denir. Keşif giderleri, tanık ve bilirkişiye ödenen ücret ve giderler, yargılama sırasında yapılan diğer tüm giderler, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamındadır (HMK m 323).
Kural olarak yargılama giderleri davada haksız çıkan yani, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HMK m 326). Yargılama giderlerine mahkemece re’sen hükmedilir. Yargılama gideri tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir ( HMK m. 332 / 1, 2 ).
Somut olayda davacı vekili; müvekkilinin davalı … ve …’dan alacaklı olduğunu belirterek, Adana 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/1299 Esas sayılı dosyasında aldığı yetkiyle İİK’nın 121. maddesine dayanarak ortaklığın giderilmesi davası açmıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın parselizasyon sonrası mevcut parsellerdeki kayıtlarda işbu icra takibine dayalı dosyanın borçluları olan davalıların taşınmaz üzerindeki elbirliği mülkiyetlerinin sonlandırıldığı ve hisselerinin belirlendiği görülmekle, payın doğrudan satışı mümkün hale geldiğinden alacaklı/davacı tarafın ortaklığın giderilmesi davasını açmakta hukuki yararı kalmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde davacı taraf ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmekte haklı olduğundan yargılama sırasında yapılan değişiklikle hukuki yararı sona erdiği gözetilerek yargılama giderleri ile sorumlu tutulmaması gerekirken davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, belirtilen husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi uyarınca hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün (3.) bendinde yer alan, “3–Davalı … ve … kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 4.255,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,” ibaresinin hüküm sonucundan çıkartılmasına, hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 21.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.