Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4138 E. 2023/4924 K. 19.10.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 02:40


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4138
KARAR NO : 2023/4924
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1991 E., 2022/704 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çaycuma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/467 E., 2021/403 K.

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:



I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; murisleri ... tarafından düzenlenen ve kendilerine Çaycuma Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/58 Esas ... dosyası ile okunan Çaycuma 1. Noterliğinin 08.09.2011 tarih, 8362 yevmiye ... düzenleme şeklinde vasiyetnameye itiraz ettiklerini, vasiyetnamenin diğer vereselerin gözönüne alınmadan, usulüne uygun olmadan düzenlediğini beyan etmiş ve Çaycuma 1. Noterliği'nin 08.09.2011 tarih, 8362 yevmiye ... vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin murisin sağlığında ölüme bağlı olarak yapılmış bir tasarruf olduğunu, tamamen hukuka uygun olarak düzenlendiğini ayrıca davacı tarafça da hukuka aykırı olduğunu gösterir bir delil sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu vasiyetnamenin toplanan deliller ışığında hukuka uygun olduğu, vasiyetnamenin yasada belirtilen iptal sebeplerinden herhangi birisiyle iptalini gerektirir durumun davacı tarafça ispat edilemediği, vasiyetnamenin murisin okuma-yazma bildiği halde parmak basmak suretiyle düzenlendiğine yönelik şekil noksanlığına ilişkin iptal talebinin ... Medeni Kanunu'nun 535 inci maddesi uyarınca yerinde olmadığı, murisin düzenletmiş olduğu vasiyetnameyi parmak basmak suretiyle tasdik ettiği, okuma yazma bilenlerin de bilmeyenler gibi vasiyetname düzenleyebileceği anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira murisin okur yazar bir kişi olduğunu, murisin imzalarının bulunduğu kurumların mahkemeye bildirilmesine rağmen bu konuda inceleme yapılmadığını, murisin okur yazar olmasına rağmen imzasını içermeden düzenlenen vasiyetnamenin geçerli olduğundan söz edilemeyeceğini ve tanıklarının da dinlenmemesinin eksik inceleme oluşturduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda vasiyetname, noter tarafından, murisin okur yazar olmadığı belirtilerek, okuyamayan veya yazamayanlara özgü vasiyetname şeklinde düzenlendiğinden İlk Derece Mahkemesince; ... Medeni Kanunu'nun 535 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şekil şartlarına uygun olarak düzenlendiğinden iptali talebinin reddine karar verilmesinde ve dinlenmeyen tanığın beyanlarının yargılamaya yenilik katmayacağı nazara alındığında davacı tanığının dinlenmesine ilişkin ara karardan 05.07.2018 tarihli dönülmesine ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılarak davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde mevcut ve re'sen belirlenecek sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, noterde düzenleme şeklinde yapılan vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 ... ... Medeni Kanunu'nun 532, 533, 534 ve 535 inci maddeleri.

1.TMK'nın 532 nci maddesi, "(f.1) Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir.(f.2) Resmî memur, sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir."; 533. maddesi ise, "(f.1) Mirasbırakan, arzularını resmî memura bildirir. Bunun üzerine memur, vasiyetnameyi yazar veya yazdırır ve okuması için mirasbırakana verir. (f.2) Vasiyetname, mirasbırakan tarafından okunup imzalanır. Memur, vasiyetnameyi tarih koyarak imzalar." şeklinde düzenlenmiştir.


2. TMK'nın 535 inci maddesi; “Mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur ve bunun üzerine mirasbırakan vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan eder.

Bu durumda tanıklar, hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar.” hükmünü içermektedir.

3. Okur-yazar kişiler de hiç bir gerekçe göstermeden okuyamayan veya imzalayamayanlar gibi resmi vasiyetname düzenletme yolunu seçebilirler. Bu yön 26.03.1962 günlü ve 23/3 ... İçtihadı Birleştirme Kararının sonuç bölümünde açıkça ifade edilmiş olup, içtihadın yürürlüğünden bu yana bu yolda süregelen uygulamaya paralel olarak yasada da düzenleme yapılmıştır. Ancak, okur-yazar kişilerce, okuyamayan veya imzalayamayanlar gibi resmi vasiyetname düzenletme yolunun seçilmesi halinde de; TMK'nın 535 inci maddesinde gösterilen şekle uyulmak zorundadır.

4. 26.03.1962 günlü ve 23/3 ... İçtihadı Birleştirme Kararının 2 nci bendinde "...Hiç şüphe yok ki, vasiyetçinin okuma yazma bilmemesi veyahut hastalık yüzünden vasiyet senedinin düzenlendiği sırada okuyup yazamayacak bir durumda bulunması hallerinde, 480. madde gereğince senet düzenletmesi düşünülemeyeceğinden, 482 nci madde uyarınca işlem yapılması zorunluğu vardır. Lâkin bu, hiç bir zaman, okuyup yazabilen bir kimsenin dahi senedi resmî memura okutturarak vasiyet senedi düzenlettirmesine engel sayılmamalıdır. Kanun, senedi vasiyetçinin okumasını veyahut onun memur tarafından vasiyetçiye okunmasını, memurun senede yazdıklarının vasiyetçinin iradesine uygunluğunu sağlamak amacı ile emretmiştir. Senedi rahatça okuyabilecek durumda bulunan kimsenin onu kendisinin okumak istemesi esastır. Bir vasiyetçi, senedi memura okutturmayı uygun görürse bunda özel bir sebep var demektir. Senedi vasiyetçi de okusa, memur da okusa, vasiyetçi senette yazılanlardan, yine aynı derecede bilgi edinmiş olur. Buna göre, 481. madde yerine 482 nci madde gereğince işlem yapılması halinde dahi kanun koyucunun güttüğü amaç, yine gerçekleşmiş bulunur. Gerek 482 nci madde hükmünden, gerekse Medeni Kanunun diğer hükümlerinden, okuyup yazabilecek durumda olan kimsenin vasiyet senedinin 482 nci madde uyarınca düzenlenmesi halinde şekil bakımından eksik sayılacağı sonucu çıkarılamaz...",

Kararın 3 üncü bendinde "Vasiyetçi imza atamayacak durumda ise, 482 nci madde gereğince düzenlenen resmî senette imzası bulunmayacaktır ve 482 nci madde hükmü de bunu açıkça öngörmektedir (Derpiş etmektedir). Lâkin vasiyetçi, resmî memurun okuduğu senedi, kendisi imza ederse, bu imza dolayısiyle senedi şekil bakımından eksik saymak için hiç bir sebep yoktur..."

Kararın 4 üncü bendinde "Medeni Kanunun birinci maddesi hükmünce kanunun yorumlanmasında ve uygulanmasında hâkimin göz önünde tutacağı kaynaklardan bulunan İsviçre ilmî içtihatları incelendiğinde, miras hukuku üzerine en geniş iki şerh yazımı bulunan Tuor ile Eseher'in de, söz konusu 482 nci (İsviçre kanununda 502.) maddenin uygulanmasında vasiyetçinin serbest seçiminin esas olduğunu, okuyup yazabilen vasiyetçinin, her hangi bir sebep bildirmeksizin, bu şekillerden birisine göre işlem yaptırabileceğini kesin olarak kabul ettikleri görülmektedir " hükmü yer almaktadır.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre; hüküm usul ve kanuna uygun olup temyiz eden davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.