Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4153 E. 2023/5410 K. 08.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4153
KARAR NO : 2023/5410
KARAR TARİHİ : 08.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2304 E., 2022/852 K.

KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/404 E., 2020/135 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı; 650 parseldeki kaba inşaat halindeki tripleks binayı … …’den satın aldığını, ancak ekonomik nedenlerle kredi çekemediği için davalı arkadaşı ile anlaştığını, davalının kredi çekerek taşınmazı aldığını ve tapunun davalı üzerine çıkarıldığını, kredi borçlarının kendisi tarafından ödendiğini, borç bittiği zaman tapunun verilmesi hususunda anlaşmalarına rağmen davalının haksız taleplerde bulunduğunu, tefeciye ipotek ettiğini, büyük emek ve paralar harcayarak aile konutu olarak kullandığı evinden tahliye etmekle tehdit edildiğini, davalının kendisine duyulan güveni suistimal ederek para sızdırmaya çalıştığını belirterek tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, olmaz ise gayrimenkule katmış olduğu değerler ile gayrimenkulün alınması için ödenen kredilerin ödenen kısmının faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı; inanç ilişkisinin ancak yazılı delille kanıtlanabildiğini, aralarındaki iyiniyete bağlı olarak kredi borcunu ödemek kaydıyla davacının oturmasına müsaade ettiğini, krediyi ödemesi karşılığında evi kiraladığını, aralarındaki … ilişkisi sebebiyle de işlemlerin hızlanması adına davacıya vekaletname verdiğini, davacı, kiraladığı konutu almak istediğini söyleyince de ilk olarak kendisine satacağına söz verdiğini, aradaki mesajlaşmaların … sebebinin bu olduğunu, borçları nedeniyle satmak zorunda kalacağını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, … ilçesi, … Köyü, 7 pafta 650 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına olan tapusunun iptaline, davacı … ve … oğlu … T.C. Kimlik numaralı … adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; davalının taşınmazın … maliki olup, bedelini kısmen nakit olarak, kısmen de banka kredisi kullanarak satın aldığını, buna ilişkin ödeme belgelerinin sunulduğunu, davacının kiracı olduğunu, taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya göre kira bedeli olarak kredi taksitlerinin davacı tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığını, inanç sözleşmesinin mevcut olmadığını, inanç sözleşmesinin şekle bağlı olmayan yazılı delille ispatı zorunlu bir sözleşme olduğunu, usulüne uygun yazılı delille ispatlanmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken hukuka aykırı olarak elde edilen mesaj ve görüşme kayıtlarının yazılı delil başlangıcı kabul edilip, dinlenen tanık beyanlarına dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını belirterek, istinaf incelemesi neticesinde kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
a.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

b.Kamu düzenine aykırılık yönünden re’sen yapılan inceleme sonunda nispi karar ve ilam harcı yönünden kabulüne,

c-İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/02/2020 tarih ve 2016/404 Esas, 2020/135 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,

d-Dava konusu İstanbul ili, … ilçesi, … Köyü, 7 pafta 650 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına olan tapusunun iptaline, davacı … ve … oğlu … T.C. Kimlik numaralı … adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesi kararında; “….dava konusu taşınmazın 07/06/2012 tarihinde satış edinme sebebine istinaden davalı adına tapuya tescil edildiği ve halen davalı adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, resmi senetten satış bedelinin 1.000.000,00 TL olduğu davacı inanç sözleşmesine dair diğer tarafın imzasını içeren herhangi bir yazılı delil ibraz etmediğini, Davacı dava konusu taşınmazın TEB’e olan kredi taksitlerinin kendisi tarafından ödendiğine ilişkin banka dekontlarını dosyaya ibraz ettiğini, davalı taraf da kredi taksitlerini davacı tarafca ödenmediği yönünde herhangi bir iddiada bulunmadığını, İDM’ce banka dekontları yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmiş ve taraf tanıklarının dinlendiğini, dinlenen tanık beyanları da davacının iddiasını doğruladığını, davalı yargılamadaki beyanlarında her ne kadar davacı tarafça yapılan kredi ödemelerinin davacı ile aralarında yaptıkları sözlü kira ilişkisi kapsamında davacının kira bedeli yerine davacının kredi taksit borcunu bankaya ödediğini savunmuş ise de bu savunması ile HMK’nın 190 ıncı maddesi gereğince bu savunmasını kanıtlayamadığından davacının davasının kabulüne karar verilmesi yerindedir…” gerekçeleri ile talepleri esastan ret etmiştir. Ancak, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değeri 1.350.000,00 TL olarak belirlendiği bu değer üzerinden harç alınması gerektiğinden kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil eden bu husus re’sen dikkate alınarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf talep dilekçesindeki nedenlere dayanarak hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.

İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.

İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolaylı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.

İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.