Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4172 E. 2022/8137 K. 28.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4172
KARAR NO : 2022/8137
KARAR TARİHİ : 28.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın Kabulüne

Taraflar arasındaki kadim su arkına elatmanın önlenmesi, kal ve irtifak … olarak tapuya yazılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davalı vekili, asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar vermiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asıl davada davalı vekili, asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, kadim su arkına elatmanın önlenmesi, kal ve irtifak … olarak tapuya yazılması istemlerine ilişkindir.

Davacılar vekili, 139 ada 4 parsel sayılı taşınmazın maliki bulunduğunu, Tekir Sulama Göleti’nde toplanan kar ve … suları … Beldesi ve çevresinde bulunan bağların kadimden beri sulamasında kullanıldığını, su arklarının taşınmazlardan geçirildiğini, davacılarının bağına da kadimden beri suyun davalının taşınmazının içerisinden geçmekte olan su arkından geldiğini, davalının su arkını beton dökmek suretiyle tıkadığını, sebze ve meyvelerin susuzluk sebebiyle zarar gördüğünü belirterek müdahalenin men’ine, beton işleminin kaline, kadim ve genel su arkının kullanımının sınırlı ayni hak olarak tapu kayıtlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davacıların taşınmazına herhangi bir müdahale ve tecavüzün bulunmadığını taşınmazında tesis edilmiş bir mecra … bulunmadığı gibi bu konuda taraflar arasında herhangi bir anlaşmada bulunmadığını, bölgede kadastro çalışmaları yapıldığını, ark olarak saptanan bir yer olmadığını, taşınmazların yan yana parseller olup bu parsellerin tamamının üst sınırlarından Erciyes Dağından gelen ve akım ile giden bir su bulunduğunu, bu akım ile giden suyun müvekkile ait taşınmazın sol üst kısmından taşınmazdan içeri girdiğini, müvekkiline ait taşınmazın üst sınırlarından yine … suya paralel olarak davacılara ait taşınmazların üst sınırlarından diğer taşınmazlara gittiğini, davacılara ait taşınmazlar ile … su arasında sadece küçük bir duvar bulunduğunu, bu duvarın davacılar ile akarsu arasında sınır olduğunu, davacılar isterlerse bu duvarın alt kısmından açacakları bir yol ile en az masrafla, zahmetsiz ve kolay bir şekilde kendi taşınmazlarının varsa su ihtiyaçlarını giderebileceklerini, ayrıca taşınmazın … Altınkatan’a ait olduğunu belirterek haksız, yersiz ve kötü niyetli olarak açılmış işbu davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davacılar, 139 ada 8 parsel sayılı taşınmaz maliki …’a karşı aynı taleplerle Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/114 Esas sayılı dosyasında dava açmış ve eldeki dava ile birleştirilmiştir.

Müdahale talebinde bulunan 12 parsel sahibi …’nın 17/07/2017 havale tarihli dilekçesi ile davacı yanında davaya katılması yönünde karar verilmesini talep etmiş HMK 66 ve devamı maddeleri gereğince davacı yanında feri müdahil olarak davaya ve duruşmalara kabulüne karar verilmiştir.

Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ilk olarak, asıl dava yönünden; davalı … hakkında müdahalenin meni, tecavüzün refine, beton işleminin kal’ine ilişkin talebin reddine, kadim ve genel su arkının kullanımının sınırlı ayni hak olarak tapu kayıtlarına tesciline ilişkin olarak açılan dava bakımından ise davalı …’nun taraf ehliyetine sahip olmadığından HMK 114/1-b, 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/114-75 E.-K. sayılı dosya bakımından da davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar, bu karara karşı istinaf talebinde bulunmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/01/2018 tarih ve 2016/169 Esas 2018/15 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b/1. bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Hükmü davacılar vekilinin temyiz etmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2021/1355 E. 2021/3380 K. sayılı ve 01.12.2021 tarihli ilamı ile, “Davacılar 139 ada 4 ve 6 parsel maliki olup, asıl dava davalısı … 139 ada 8 parsel sayılı taşınmazı fiilen kullanan, birleşen dava davalısı … ise 139 ada 8 parselin kayıt malikidir. Taraflara ait taşınmazların öncesi bir bütün iken ifrazından oluşmuş komşu taşınmazlardır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 742. maddesinde “Taşınmaz maliki, üst taraftaki araziden kendi arazisine doğal olarak … suların ve özellikle …, kar ve tutulmamış kaynak sularının akışına katlanmak zorundadır. Komşulardan hiçbiri bu suların akışını diğerinin zararına değiştiremez. Üstteki arazi maliki, alt taraftaki taşınmaza gerekli olan suyu, ancak kendi taşınmazı için zorunlu olduğu ölçüde tutabilir.” hükmü gereğince kadimden beri doğal mecrasında … suyun davalı tarafından beton dökülmek suretiyle engellenmesi hukuka ve kanuna aykırı olduğundan davacıların suya elatmasının önlenmesine ve dökülen betonun kaline karar verilmesi gerekir iken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak, davacının davasının kabulü ile mahkemelerinin 2022/29 Esas sayılı dosyası bakımından davalı … hakkında müdahalenin meni, tecavüzün refine, beton işleminin kal’ine ilişkin davanın kabulüne, davalı …’nun Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, … Mahallesi 139 ada 8 parsel sayılı taşınmazın fiilen kullandığı anlaşılmakla, davacılara ait Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, … Mahallesi 139 ada 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacıların kullanımını engelleyecek şekilde davalının kadimden beri doğal mecrasında … suya müdahalenin meni, tecavüzün refine, davalının fiilen kullandığı Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, … Mahallesi 139 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki beton işleminin kal’ine, davalı hakkında kadim ve genel su arkının kullanımının sınırlı ayni hak olarak tapu kayıtlarına tesciline ilişkin olarak açılan dava bakımından ise davalı …’nun taraf ehliyetine sahip olmadığından HMK 114/1-b, 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2021/1355 E., 2021/3380 K. sayılı bozma ilamı ile birleşen Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/114-75 E.-K. sayılı dosya bakımından davanın reddine, dair karar yönünden herhangi bir bozma sebebi yapılmamakla birleşen Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/114-75 E.-K. sayılı dosya bakımından davacının davasının reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacılar vekili ve asıl davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2) Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkeme kararlarında nelerin yer alacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2’inci maddesinde belirtilmiştir. Buna göre hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Ayrıca, hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı birbiri ile çelişmemelidir.

Somut olaya gelince, mahkemece 05.04.2022 tarihli kararın gerekçesinde davalı … … yönünden açılan davada mahkemenin 2022/29 E. sayılı dosyası bakımından davalının 139 ada 8 parsel sayılı taşınmazı fiilen kullanan kişi olup malik olmadığından bu taşınmaz dışında davacılara ait taşınmaza herhangi bir müdahalesi söz konusu olmadığından, davalı … hakkında müdahalenin meni, tecavüzün refi ve beton işleminin kaline ilişkin açılan davanın reddine karar verildiği belirtilmiş ise de, hüküm sonucunun 1-A. bendinin 2. paragrafında davalı … hakkında müdahalenin meni, tecavüzün refi, beton işleminin kaline ilişkin açılan davanın kabulüne dair hüküm kurularak hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı arasında çelişki oluşturulması doğru görülmemiştir.

Birleştirilen dava yönünden ise, mahkemece Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 01.12.2021 tarih ve 2021/1355 Esas, 2021/3380 Karar sayılı bozma ilamına uyulmak suretiyle müdahalenin varlığının tespit edilmesine rağmen 139 ada 8 parsel maliki davalı … yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,

28.12.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.