YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4221
KARAR NO : 2023/4999
KARAR TARİHİ : 24.10.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1035 E., 2022/1346 K.
KARAR : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/117 E., 2022/100 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacıların paydaşı olduğu dava konusu taşınmaz hakkında bazı müvekkillerinin babası muris … … ile … arasında istihkak davası görüldüğünü ve … adına olan tapu kayıtlarının iptaline karar verilerek … …, …, … … ve … … adına tescil edildiğini, ancak söz konusu davadan sonra … ve oğullarının taşınmazları müvekkillerine vermediğini ve tehdit ile taşınmazlardan uzak tuttuğunu, herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili; taşınmazın müvekkilinin babası tarafından eski tarihte köy senedi ile satın alındığını, 50 yıllık dönemde dava konusu araziyi babasının köy senedi ile satın almış olmasından dolayı kendi mülkü olarak bildiğini ve bu şekilde kullandığını, aksi yönde bir talep veya ihtarnamenin de müvekkiline yarım asır boyunca gelmediğini, kısacası müvekkilinin dava konusu taşınmazı kullanmakta iyi niyetli olduğunun açıkça ortada olduğunu, davacı tarafın dürüstlük kuralına aykırı hareket ederek 50 yıl boyunca müvekkiline herhangi bir uyarıda bulunmaksızın, kendisine yazılı bir ihtar dahi çekmeksizin doğrudan işbu davayı açarak hakkın kötüye kullanımına sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar … kararı ile davacıların murisi … … ile davalı … arasında dava konusu taşınmazlara ilişkin 22.09.1972 tarihli istihkak davasının görülerek muris … … lehine sonuçlandığı, her ne kadar davalı istihkak davasından haberdar olmadığını ileri sürse de, dava konusu taşınmazların köyde bulunması, görülen davadan davalının haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olması hususları birlikte değerlendirildiğinde davalının kötü niyetli olarak davacıların taşınmazlardaki hisselerini kullandığı, gelir elde ettiği ve haksız müdahalesinin olduğu, davalı …’in hayatta olup olmadığının bilinmemesi nedeniyle mirasçısı …’e karşı dava açıldığı belirtilmiş ise de, davalı …’ın dava konusu taşınmazlarda fiili bir kullanımı bulunmadığı gerekçesiyle, davalı …’e karşı açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davalı …’e karşı açılan davanın kabulü ile dava konusu 1729 ve 1730 … parsellere davalının müdahalesinin men’ine, 21.154,40 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacılara payları oranında ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinin içeriğini tekrar ile davalının yalnızca 1730 … parseli kullanmakta olup yeğeni … … tarafından kullanılan 1729 … parsele müdahalesinin hiçbir şekilde bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin her iki parsel açısından da müdahalesinin men’ine ve kullanmadığı parsel için de ecrimisil ödenmesine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca 1730 parsel … taşınmazdaki ev davalı tarafından yapıldığından ecrimisil bedelinin, yargılama gideri ve vekalet ücretinin arazi bedeli üzerinden hesaplanması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar … kararı ile davacıların ihtiyari dava arkadaşı olması sebebiyle ecrimisile yönelik mahkemece verilen kararın kesin nitelikte olduğu bu yönde yapılan istinaf başvurusunun yerinde olmadığı el atmanın önlenmesi yönelik istinaf başvurusu incelenmesinde, dosya içeriğine, toplanan delillere, tanık beyanlarına, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı …’in dava konusu taşınmazlara haksız olarak el attığına yönelik İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, ancak dava konusu taşınmazlar üzerindeki yapıların davalılar tarafından yapıldığına dair taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığından dava değerinin 1729 parselin zemin değeri 164.736,80 TL, 1730 parselin zemin değeri 198.975,20 TL ve 21.154.40 TL ecrimisil bedeli olmak üzere 384.866,40 TL olduğu, bu değer üzerinden karar ve ilam harcı ile vekalet ücreti hesabı yapılarak hüküm tesisi yerine fazla harç ve vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı bulunduğu belirtilerek davalılardan … vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davalı …’e karşı açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davalı …’e karşı açılan davanın kabulü ile 1729 ve 1730 parsel … taşınmazlara davalının müdahalesinin önlenmesine, 21.154,40 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacılara payları oranında ödenmesine, alınması gerekli (384.866,40 TL üzerinden hesaplanan) 26.290,22 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslah harcı toplamı 16.313,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.976,82 TL harcın davalı …’den tahsili ile Hazine’ye irad kaydına, davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden (384.866,40 TL üzerinden hesaplanan) 35.390,65 TL vekalet ücretinin davalı …’den alınarak davacılara verilmesine, istinaf yargılama giderinin kararın kaldırma gerekçesine göre davacıya yüklenecek kusur bulunmadığından davalılardan … üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle, cevap dilekçesinin içeriğini tekrar ile davalının yalnız 1730 parseli kullandığını, iyi niyetli olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince ecrimisil yönünden kesinlik nedeniyle değerlendirme yapılmamasının hatalı olduğunu, harç ve yargılama giderleri yanlış hesaplanmasına ve istinaf başvurusu kabul edilmesine rağmen istinaf giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasının doğru olmadığını, hak arama özgürlüğünün ihlali anlamına geldiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 … … Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi ve “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 … Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.