Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4283 E. 2023/6414 K. 20.12.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 19:24
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4283
KARAR NO : 2023/6414
KARAR TARİHİ : 20.12.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/787 E., 2022/130 K.
KARAR : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi, davalıların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın usulden reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/161 E., 2018/562 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalıların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Kararının kaldırılmasına davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
1.Davacının 2867 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olduğunu, kalan 1/2 payın ise annesi ...'ya ait olduğunu,
2. Annesinin ölümü ile maliki olduğu payın çocukları olan mirasçılarına intikal ettiğini,
3. Davacının da kardeşleri ... ile ...'dan miras paylarını satın aldığını,
4. Ancak davacının satış suretiyle edindiği sözkonusu payların 2867 parsel sayılı taşınmaz yapılan imar uygulaması sırasında göz ardı edilerek diğer malikler olan davalılar lehine fazla pay edinimi sağlayacak şekilde imar parsellerinin tapuya tescil edildiğini,
5. Davacının paydaşı olduğu 2867 parsel sayılı taşınmazların içinde bulunduğu alanda yapılan imar düzenlemesinin ise idari yargı yerinde iptal edildiğini,
6. Tapu Müdürlüğü ve belediye başkanlığına başvurmalarına rağmen kök parseldeki hisse hatasının düzeltilmediğini ileri sürerek, davaya konu 487 ada 11 parsel, 488 ada 11 parsel, 487 ada 9 parsel, 487 ada 8 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile doğru tapu hisse miktarına göre davacının payına düşecek miktarın tespitini ile davalı belediyece oluşturulacak yeni parselde bu hususların dikkate alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili;
a.Tapu iptali ve tespit istemli davanın kayıt malikleri aleyhine açılabileceğini,
b. Davanın süresinde açılmadığını,
c. Muttalip Belediyesi'nin 5747 Sayılı Yasa ile tüzel kişiliğin sona erdiği ve Tepebaşı Belediyesine katıldığını, anılan Belediye tarafından yapılan imar uygulamalarının iptaline ilişkin idare mahkemelerinde açılan davaların kabulüne yönelik verilen kararların kesinleştiğini,
d. Davacının talebinin davaya konu olabilecek bir husus olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılar ..., ...; davanın reddini savunmuşlardır.
3. ... mirasçıları olan davalılar ..., ..., ... ve ...;
a. Hissedarlar arasında rızai paylaşım yapıldığını,
b. Hisse intikalinde hata bulunmadığını,
c. Paylaşıma göre tarımsal amaçlı yatırımlar yapıldığını,
4. Davacının kötü niyetle dava açtığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2867 kök parselde davacı ...'ın 5/12 , davalı ...'ın 3/12, davalı ...'ın 3/12 ve ...'ın 1/12 oranında hisseye sahip olduklarının tespitine, kabul dışı kalan talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ... ve ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde;
a.Dava konusu taşınmaza ilişkin muristen intikal eden payın, davacının diğer mirasçılardan satın aldığı paylar gözetilmeksizin miras paylarını satış yapmayan diğer kardeşleri ile birlikte verasette iştirak olarak hatalı intikal yapıldığı,
b. Satın alma işleminden sonra ortaya çıkan hisse durumunun tapuya işlenmemesi ve buna bağlı 3194 sayılı Yasanın 18 inci madde uygulaması yapılması sonucunda davalılara yüksek miktarda taşınmaz payı verildiği,
c. Mahkemenin talepleri gereğince tapu kayıtlarının iptali ve müvekkili adına tescil edilmesi gereken hisse miktarlarının belirlenerek davalı ... tarafından yapılacak imar uygulaması sırasında bu miktarlar üzerinden tapu işlemleri yapılması yönünde karar verilmemesinin doğru olmadığı,
d. Davalı ... lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi Kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... ve ... istinaf dilekçelerinde;
a. Davacının hak kaybına uğramadığı,
b. Davada hukuki yarar bulunmadığı,
c. Haksız dava açıldığı halde aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmesinin doğru olmadığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi Kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde;
a.Davanın kayıt malikine yöneltilmesi gerektiği,
b.Davanın dayandığı pay oranlarındaki farklılığın 2001 ve 2004 yıllarında yapılan 18 inci madde uygulamasından kaynaklandığı,
c. Bu hususun imar uygulaması ile düzeltilemeyeceği, dava yolu ile hissedarlar arasında düzeltilebileceği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu etmiş olduğu istem yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gibi davalı ... yönünden de taraf ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile;
A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalıların istinaf başvurularının kabulü ile; Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/12/2018 tarih ve 2017/161 Esas, 2018/562 sayılı Kararının kaldırılmasına,
B-HMK’nın 353 üncü maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinin 2.maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
a)Davalı ... yönünden; HMK.114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince taraf ehliyetine ilişkin dava şartı olmadığından davanın usulden reddine,
b)... mirasçıları olan dahili davalılar, usule uygun şekilde davada taraf sıfatı kazanmadıklarından haklarında karar verilmesine yer olmadığına,
c)Diğer davalılar yönünden; HMK. 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince hukuki yarara ilişkin dava şartı olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde,
1.Davalı ...'ın ölü olduğunun dava açıldıktan sonra öğrenildiğini, akabinde de gerekli usuli işlemlerinin tamamlanarak taraf teşkilinin sağlandığını,
2. Hukuki yararın olmadığı yönündeki değerlendirmeler yönünden belirsizlik olduğunu,
3. Tapu Kadastro Müdürlüğüne yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını, tapu kaydındaki hataların dava yoluyla giderilmesinden başka çözüm yolu olmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davanın usulden reddi kararının eksik incelemeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3194 sayılı İmar Kanunu.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.