YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4285
KARAR NO : 2022/7017
KARAR TARİHİ : 17.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi, kal ve tazminat davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 27/04/2022 gün ve 2021/5916 Esas – 2022/3203 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar daha önce temyiz nedeni yapılmıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay bozma ilamı uyarınca bozmaya uygun olarak verilen mahkeme kararı gerekçesine göre, ilamımız usul ve yasaya uygun olup, düzeltilmesini gerektirir bir neden bulunmadığından, HUMK’nun 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, HUMK’nun 440. maddesinde öngörülen hususlardan hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, aynı yasanın 442/son ve 4421 sayılı Kanunun 2 ve 4/b-1 maddeleri delaletiyle takdiren, 660,00TL para cezasının düzeltme isteyenden tahsiline, ret harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 17/11/2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
1-Öncelikle mevcut davada, mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozma doğrultusunda işlem yapılmamıştır.
2- Bozma ilamında açıkça “davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi ve yıkım isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, denildiği halde bu yönleri kapsayan bir ara kararı bulunmadığı gibi, harcın da alınmadığı açıktır.
3-Bozma ilamının konusunu oluşturmayan TAZMİNAT yönünden harç yatırılması, ayrıca ıslah yapılması da yok hükmündedir. Çünkü bozma ilamına uyulmakla, davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak doğmuş olup, buna istinaden mahkemece bu aşamaya kadar, bozma gereği yerine getirilmemiş ve davalının … ihlal edilmiştir.
4-Yapılacak olan iş, hükmün tekrar bozulmasına karar verilip, mahkemece bozma doğrultusunda davacı tarafa (sadece iki konu için) eksik harcı yatırması için süre vermek olduğunun hatırlatılması gerekmektedir.
5-Esasen dava dilekçesi incelendiğinde üç ayrı talep bildirilmekle beraber, m-m tazminat yönünden hakkın saklı tutulduğunun açıklanması şeklinde bulunduğu, usulunce tazminat yönünden açılmış bir davanın bulunmadığı açıktır.
Başlangıçta yatırılan harç ise meni müdahale ve yıkım ile ilgili olup, Yüksek Yargıtay 1. Hukuk Dairesinde bunun farkında olup, bu yöndeki eksik harcın yatırılmasını istediği açıktır.
6-Bu durumda davacının tazminat yönünden eksik harç yatırması ve kimse farkında değilmiş gibi birde ıslah dilekçesi vermesi eyleminde iyi niyet bulunmamaktadır.
HMK. 26. maddesinde yer alan “Hakim, tarafların talep ve sonuçları ile bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez” hükmü, yargılamaya hakim olan “Taleple bağlılık ilkesi” ile ilgili olup, mahkemece hakimi bu ilkeyi çiğnemiş ve talep konusu olmayan “TAZMİNAT” yönünden hukuka aykırı şekilde davacı yararına hüküm tesis etmiştir.
7-Gelinen bu aşamada hükmün hem bozma ilamının gereğinin yerine getirilmemesi, hem de davacının dava açmadığı bir konu yönünden, sanki dava varmış gibi yorum sonucu, davacı lehine kanuna aykırı hüküm verilmesinden dolayı kararın bozulması gerektiği kanaatindeyim.
8-Islah yönünden yapılan incelemede ise, esasen olmayan bir tazminat kalemi/talebi yönünden ıslah yapılması nasıl mümkün değil ise (davanın genişletilmesi yasağı), esasen davamız da ıslah yapılması da mümkün değildir.
9-Şöyle ki, Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre bozma ilamı sonrası ıslah yapılmasının mümkün olmadığı, özellikle 22/07/2020 tarihine kadar gayet açıktır.
Belirtilen tarihte ıslahın yapılma tarihi yönünden bir uygulama genişliği getirilmiş ise de, bozma ilamının 14/04/2015 tarihli taşıması ve ıslahın 17/10/2017 tarihinde yapılması karşısında, davacı tarafından yapılan ıslahın dinlenme imkanı kalmamıştır.
10-Esasen dava dilekçesinde bulunmayan “Tazminat” kalemi için ıslah yapılması da mümkün olmayıp, olsa olsa bu konuda davacı tarafından ayrı bir dava açılması ve bu dava ile birleştirilmesi halinde, bu son işlem mahkemece dikkate alınabilecek için, bu yola başvurulmadığı, böylece mahkemenin iddianın genişletilmesi yasağının ihlal ettiği de belirgindir.
11-Yapılan bütün bu açıklamalar itibariyle davada, ilk derece mahkemesinin yukarıda açıklanan fahiş hatalar itibariyle kararın öncelikle usulden bozulması gerektiği kanaati ile onama kararına muhalifim.
12-Son olarak, bozma ilamına uyulmakla davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak, iddianın genişletilmesi yasağının ihlali, usulsüz ıslah ile haksız yere davacı lehine kazandırma yapılması ve son olarak taleple bağlılık ilkelerinin ihlalinin başlı başına … yargılanma hakkına aykırılık teşkil ettiği, bunun sonucunda insan hakkının ihlali gerçekleşmiş olduğuna da işaret edilmiştir.