Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4301 E. 2023/353 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4301
KARAR NO : 2023/353
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespiti öncesi harici satın almaya, zilyetliğe ve TMK’nın 713/2 nci maddesinde belirtilen ölüm nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı birleştirilen dosya davacısı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl Dava
Asıl davada davacı … vekili dava dilekçesinde; dava konusu 9 parsel sayılı taşınmazın … Çavuş adına kayıtlı olduğunu, tapu kaydı maliki …’ün 1969 yılında ölmüş olduğunu, müvekkilinin taşınmazı 1983 yılında mirasçılardan haricen satın aldığını, 1986 yılında kadastro geçtiğini ve 20 yıldan uzun süredir malik sıfatıyla nizasız fasılasız, kendisine ait 10 No.lu parselle bütün olarak kullandığını ileri sürerek taşınmazın … adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen Dava
Birleştirilen davada davacı … vekili; dava konusu 3 ve 9 parsel sayılı taşınmazların … Çavuş adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin taşınmazları 1983 yılında haricen satın aldığını ve 20 yıldan uzun süredir malik sıfatıyla nizasız fasılasız kullandığını, tapu kaydı maliki …’ün 1969 yılında ölmüş olduğunu beyan ederek taşınmazların … adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Asıl Davada
a. Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın davacıya satıldığının doğru olduğunu, davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.

b. bir kısım davalılar cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın diğer bir kısım mirasçılar tarafından …’e satıldığını, … ile alakasının bulunmadığını, belirterek davanın reddini istemişlerdir.

2. Birleştirilen Davada
Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davacı …’e satıldığını fakat tapuda devir yapılmadığını davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile dava konusu 3 ada 3 ve 9 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı … adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde, asıl davada davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.11.2019 tarih 2016/113162 Esas 2019/10623 Karar sayılı ilamıyla; mahalli bilirkişi ve bir kısım davacı tanıklarının dava konusu 9 parsel sayılı taşınmazın uzun süreden beri …, ölümü ile de mirasçıları tarafından kullanıldığını, …’in taşınmazı kullandığını hiç görmediklerini beyan ettiklerinden 9 parsel sayılı taşınmazın zilyetlik durumunun, 10 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte kullanılması durumu araştırılarak … ve mirasçılarının mı yoksa davacı …’in mi zilyetliğinde bulunduğunun açıklığa kavuşturulması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yalnızca davacı … tanıklarının soyut beyanlarına dayalı olarak tapu kaydının iptali ile … adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında asıl davanın kabulüne, 3 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı … mirasçıları adına tapuya iştiraken kayıt ve tesciline, birleşen davanın kabulü ile dava konusu 3 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı … adına kayıt ve tesciline, 3 ada 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen dosya davacısı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Birleştirilen dosya davacısı … vekili temyiz dilekçesinde özetle;
Müvekkilin dosyaya sunduğu satım sözleşmesinin dava konusu yeri kapsamadığı kanaatine ulaşılmış ise de mirasçılar ile müvekkilinin sözleşme yaptığını, 3 ada 9 parsel sayılı taşınmazı da müvekkilinin aldığını, asıl davada davacı …’ün taşınmazı 1983 yılında haricen satın aldığını iddia etmiş ise de asıl davada davacının sözleşme sunamadığı gibi mahalli bilirkişi beyanlarına göre bu tarihte zilyetliğinin başlamadığının sabit olduğunu, Mahkemece 3 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki sınırın kalkıp kalkmadığını kalkmış ise ne zaman kalktığını araştırılmadığını, mahalli bilirkişi Osman’ın 3 ada 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlar arasında bulunduğunu beyan ettiği halde mahkemece, adı geçen mahalli bilirkişi beyanlarına yer verilmediğini ve sınırın kaldırıldığının doğrulanamadığını, mahalli bilirkişi Muhammet Kararokutan’ın ilk keşifteki beyanıyla bozma sonrası keşifteki beyanlarının çelişkili olduğunu ve bu çelişkili beyanlara göre karar verilemeyeceğini, tanık Ali Rıza Çeltik’in beyanlarına göre taşınmazın müvekkiline satıldığının doğrulandığını, asıl dosya davacısı … tanıkları ve mahalli bilirkişi Muhammet’in burayı ekip biçiyor şeklindeki beyanlarının dava konusu 3 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ilişkin değil 3 ada 10 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olduğunu savunarak hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespiti öncesi harici satım, zilyetlik, TMK’nın 713/2 nci maddesinde belirtilen ölüm nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 676 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, temyiz edenin sıfatına göre bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Mahkemece, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan birleştirilen dosya davacısı … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.