YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4310
KARAR NO : 2022/8167
KARAR TARİHİ : 29.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ve birleştirilen davada davacı vekilleri tarafından, davalılar aleyhine 03.04.2015 ve 11.02.2021 günlerinde verilen dilekçelerle miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.12.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl ve birleştirilen dava, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Asıl davada davacılar vekili, taraflar arasında miras taksim sözleşmesi bulunduğunu, davacılar tarafından davalılara sözleşme gereğince 1936 parsel sayılı taşınmaz haricindeki tapu devirlerinin gerçekleştirildiğini, davacıların 1936 parsel sayılı taşınmazdaki hukuki sorunu çözdüğünü, müvekkillerinin 1936 parsel sayılı taşımazı da sözleşme gereğince devretmeye hazır olduklarını, anılan taşınmazdaki hukuki sorun giderildikten sonra şifahi ve noter kanalıyla davalılara kalan yerlerin de devrini yapıp, taksim sözleşmesi gereğince davacılara verilmesi gereken taşınmazların devrini talep ettiklerini, ancak davalıların buna yanaşmadıklarını açıklayarak, 333 ada 1 parselde tapuya kayıtlı taşınmazın üzerindeki davalılara ait hisselerinin iptali ile muris … ‘ın mirasçılık belgesindeki miras payları oranında davacılar adına tescili, 1936 parselde tapuya kayıtlı taşınmazdaki davacılara ait hisselerin iptali ile muris … ‘ın mirasçılık belgesindeki miras payları oranında davalılar adına tesciline karar verilmesi talep etmiştir.
Birleştirilen davada davacı vekili, miras taksim sözleşmesine dayalı olarak Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, 333 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalılara ait hisselerinin iptali ile muris … Solmaz’ın mirasçılık belgesindeki miras payı oranında davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar – birleştirilen davada davalılar vekili, 1936 parselin davalılar adına tescil edilmesi ve davacıların yargılama giderleri ve vekalet ücretleri talep etmemeleri halinde davacıların diğer taleplerini kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.06.2020 günlü ve 2017/11045 E, 2020/3809 K sayılı ilamı ile hükmün “…dava dilekçesinde mirasçılar arasındaki taksim sözleşmesine göre 333 ada 1 parseldeki davalı hisselerinin davacılar adına, 1936 parseldeki davacı hisselerinin ise davalılar adına tescilini talep etmiş, dava öncesi devirler için noter kanalıyla yapılan ihtarnamelere rağmen devirler gerçekleştirilemediğinden iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını bildirmiştir. Davalılar vekili ön inceleme celsesi verdiği beyanında yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmemesi halinde davayı kabul ettiklerini bildirmiş, davacı vekili aynı celse yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Mahkemece; taksim sözleşmesi, ön inceleme celsesindeki beyanlar ile HMK’nin 313. ve devamı maddelerinde düzenlenen sulh hükümleri gözetilerek davanın kabulüne karar verilmelidir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar – birleştirilen davada davalılar vekili temyiz etmiştir.
Bilindiği gibi; konusu para veya para ile değerlendirilebilen bir şey (malvarlığı, mamelek …) olan (yani, konusu belli bir değerle ilgili bulunan) davalarda karar ve ilam harcı nispidir. Nispi karar ve ilam harcının dörtte biri dava açarken davacıdan peşin olarak alınır. Peşin olarak ödenecek olan bu dörtte bir karar ve ilam harcı, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanır. Ayrıca, harç ikmal edilmemesinin yasal sonuçları da 492 sayılı Kanun’un 30 ve 32. maddesinde duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirtilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece re’sen gözetilmesini hükme bağlamıştır.
Somut olayda; davacılar vekili 03.04.2015 havale tarihli dava dilekçesinde dava değerini 1.000,00 TL, birleştirilen davada davacı vekili ise 11.02.2021 havale tarihli dava dilekçesinde dava değerini 1.000,00 TL göstererek davayı açmış, bu miktarlar üzerinden harçları yatırılmıştır. Asıl ve birleştirilen davada miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteminde bulunulmuştur. Dava konusu taşınmazlarda dava tarihi itibariyle tapu iptali ve tescili istenen payların değeri asıl dava ve birleştirilen davada gösterilen miktar kadar olmadığı açıktır. Mahkemece taşınmazların başında yapılarak keşif sonucunda alınacak bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazlarda tapu iptali ve tescili istenen payların asıl dava ve birleştirilen dava tarihlerindeki değeri belirlenerek, yargılama süresince alınması gereken dörtte bir karar ve ilam harcı tamamlanmadan hüküm kurulması doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kabule göre de, dava konusu 1936 parsel sayılı taşınmazın yapılan imar uygulaması ile hangi parsellere gittiği tam olarak belirlenmeden karar verilmesi de isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; davalılar – birleştirilen davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.