Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4328 E. 2023/5546 K. 20.11.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 18:14


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4328
KARAR NO : 2023/5546
KARAR TARİHİ : 20.11.2023




İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2019/1980 E., 2022/610 K.

KARAR : Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilerek tapu iptali ve tescil isteminin reddine, davanın bedel istemi yönünden kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/143 E., 2019/379 K.

Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın tazminat istemi yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilerek tapu iptal ve tescil isteminin reddine, davanın bedel istemi yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların murisi ...’ın davalıya gönderdiği bedeller ile ortak arsa alınmasını istediğini, edinilen taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, taşınmazda yapılan imar çalışmasıyla 25391 ada 5 ve 6 ile 25406 ada 5 ve 12 parsel sayılı taşınmazların oluştuğunu, bu parseller üzerinde yapılan binada arsa maliki sıfatıyla davalıya bırakılan bir kısım bağımsız bölümlerin davalı tarafından satıldığını, taşınmaza ilişkin davalı ... ürünü yazılı belge bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazlar üzerinde yapılan binalardaki davalı adına kayıtlı taşınmazların tespiti ile sözleşme uyarınca murise ait 1.000 m² paya denk gelen paydan tarafına intikali gereken miras payı oranında bağımsız bölümün adına tescilini veya payına denk gelen değerin tespiti ile bu miktar alacağın; 07.05.2018 günlü ıslah dilekçesi ile de 154.511,29 TL bedelin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; inanç sözleşmesinin kanıtlanması gerektiğini, davanın tüm mirasçılar tarafından açılması gerektiğini, zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının dayandığı yazılı belgedeki yazı ve imzanın tarafına ait olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların dava dışı üçüncü kişiler adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteminin reddine; davalı ile muris arasındaki inanç sözleşmesi kanıtlandığı gerekçesiyle murisin payı oranında malik olması gerekli taşınmaz bedellerinden davacı miras payına denk gelen 154.511,29 TL bedelin 15.000,00 TL bölümüne dava, 139.511,29 TL kısmına ıslah tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B. İstinaf Nedenleri
1. Davacı vekili, yargılama sırasında hükmen atanan tereke temsilcisine ödenen ücretin yargılama giderleri arasında gösterilmediği nedeniyle hükmü istinaf etmiştir.

2. Davalı vekili, davalı ile murisi arasında düzenlenen sözleşme bulunmadığı, tanık beyanlarının yetersiz olduğu, davacının dayandığı sözleşmenin yazı ve imza incelemesinin usulünce yapılmadığı, davacının miras payını başka taşınmazlardan aldığı gerekçeleriyle hükmü istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilerek tapu iptal ve tescil isteminin reddine, bedel istemi yönünden davanın kabulü ile 154.511,29 TL bedelin 15.000,00 TL bölümünün dava, 139.511,29 TL bölümünün ıslah tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Temyize Cevap
Davacı vekili temyize cevap dilekçesi ile temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.

D.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava inançlı işlemden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.

2. İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye başka bir anlatımla inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.

3. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı HMK’nın 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir. Ancak yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir.

4. İnanılan tarafından taşınmazın üçüncü bir kişiye devredilmesi halinde inanan TMK’nın 1023 ve 1024 üncü maddelerine dayanarak tapu iptali ve tescil talebini ileri sürebileceği gibi inanılanın akdi sorumluluğu gereği tazminat isteminde de bulunabilir.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.