YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/435
KARAR NO : 2023/2407
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaş Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; eski kadastro paftasında 8 sıra No.lu tapuda kayıtlı 49 No.lu zeytincilik parseli üzerinde 02.07.1994 tarihli krokili raporda 49/D harfli 643.22 m²’lik kısmına denk gelen, yeni kadastro paftasında Kaş ilçesi, Bayındır Köyü 102 ada 37 parsel, 113 ada 233 parsel ve 113 ada 237 arasındaki arazinin öncelikle ihtiyati tedbir yoluyla tekrar ulaşıma açılmasına, bahsi geçen yerin halen kamu yolu olduğunu belirterek eski kadastro paftasında Limanağzı mevki 31.680 m²’lik 19.02.1986 tarih 8 sıra No.lu tapuda kayıtlı 49 No.lu zeytincilik parseli üzerinde 02.07.1994 tarihli krokili raporda 49/D harfli 643.22 m²’lik kısmın kamu yolu olarak geçiş hakkının bulunduğunun ve bu bakımdan söz konusu taşınmazın güncel hukuki durumunun tespitine karar verilmesini mahkememizden talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zeytinlik vasfında olduğunu, davalı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, babası….. tarafından Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/68 Esas, 2002/324 Karar sayılı ilamı ile Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Kaş Belediye Başkanlığı, TRT Genel Müdürlüğü ve ….’ın aleyhine açmış olduğu el atmanın önlenmesi davasını kazandığını, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 01/07/2020 tarihli ve 2015/557 Esas, 2020/196 Karar sayılı kararı ile; davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; eski kadastro paftasında 19.02.1986 tarih, 8 sıra No.lu tapuda kayıtlı 49 No.lu zeytincilik parseli üzerinde 02.07.1994 tarihli krokili raporda 49/D harfli 643.22 m²’lik kısmına denk gelen, yeni kadastro paftasında …. ilçesi, …. Köyü 102 ada 37 parsel, 113 ada 233 parsel ve 113 ada 237 arasındaki arazinin kamu yolu vasfında olduğu ve müvekkil kurumun araziden kamu yolu olarak geçiş hakkının bulunduğunun tespiti amacı ile açılmış bu davada kadastro çalışmaları nedeni ile ”geçit hakkının” varlığının tespiti hususunda müvekkili kurum yönünden bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunduğunun aşikar olduğunu; taşınmaza ilişkin olarak Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin nezdinde müdahalenin önlenmesi davası açıldığını, davanın yargılaması sonucunda verilen 2002/68 Esas, 2002/324 Karar, 18.12.2002 tarihli kararla müdahalenin önlenmesine karar verildiğini ve kararın icrası nedeniyle istasyona ulaşım sağlanamadığını, ancak mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra yeni kadastro paftasında belirtilen bölgede yapılan kadastro çalışmaları neticesinde arazi içinden geçecek şekilde kamu yolu tescili yapıldığını, dosya içeriğindeki bilirkişi raporları ve dava dilekçeleri eklerinde sunulan Kaş Kaymakamlığı Mal Müdürlüğünden alınan cevabi yazıda söz konusu taşınmazın ”umuma ait bir yol olduğu”nun belirtildiğini, ancak geçit hakkının tespiti yerine hukuki yararın yokluğuna dair hüküm kurulduğunu belirterek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; eski kadastro paftasında 8 sıra No.lu tapuda kayıtlı 49 No.lu zeytincilik parseli üzerinde 02.07.1994 tarihli krokili raporda 49/D harfli 643.22 m²’lik kısmına denk gelen, yeni kadastro paftasında 102 ada 37 parsel, 113 ada 233 parsel ve 113 ada 237 arasındaki arazinin kamu yolu vasfında olduğu ve müvekkil kurumun araziden kamu yolu olarak geçiş hakkının bulunduğunun tespiti amacı ile açılmış bu davada kadastro çalışmaları nedeni ile ”geçit hakkının” varlığının tespiti hususunda müvekkili kurum yönünden bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunduğunun aşikar olduğunu; dosya içeriğindeki bilirkişi raporları ve dava dilekçeleri eklerinde sunulan Kaş Kaymakamlığı Mal Müdürlüğünden alınan cevabi yazıda söz konusu taşınmazın ”umuma ait bir yol olduğu”nun belirtildiğini, ancak geçit hakkının tespiti yerine hukuki yararın yokluğuna dair ilk derece mahkemesi kararına karşı yaptıkları istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ve bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir. (HMK 114/1-h, 115 m.)
2. Başka bir deyişle; tespit davası ile istenen hukuki koruma eda davası ile tamamen elde edilebilecekse, o zaman davacının ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yararı olamaz. Tespit davalarının dinlenebilmeleri için genel dava koşullarından başka tespit davalarının kendine özgü koşulları olarak nitelendirilen iki özel koşula daha ihtiyaç bulunduğu kabul edilmektedir. Biri hukuki ilişki diğeri hukuki yarar olup, bu da yakın bir tehlikenin var olmasını, tehlikenin zarar meydana getirebilecek nitelikte bulunmasını ve tespit hükmünün bu tehlikeyi ortadan kaldıracak nitelikte olmasını içerir.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.