YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/443
KARAR NO : 2023/1983
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, elatmanın önlenmesi talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı … vekili, davacı ile davalıların 733 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduklarını ancak davacının taşınmazda hiç yer kullanamadığını, taşınmazın tamamının yıllardır davalıların babaları … ve ölümünden sonra da davalılar tarafından kullanıldığını, davacının davalılara hissesi kadar yer bırakmalarını söylemesine rağmen davalıların bugüne kadar taşınmazın tamamını kullanmaya devam ettiklerini, Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesine 20.02.2018 tarihinde 2018/53 Esas sayılı dosyası ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açıldığını, davalılar tarafından müdahaleye son verileceği vaadi bulunduğundan davadan feragat edildiğini, davalıların ise vaatlerini yerine getirmediklerini, davadan feragatin dava açılmadan önceki dönemi kapsaması nedeniyle davalıların dava konusu taşınmaza elatmalarının önlenmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2018 yılı için 1 Mart’tan başlamak üzere 4.000,00 TL, 2019 yılı için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 9.000,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı … ve … vekili, dava konusu taşınmazda davacının bir kısım hissesini …’e devretmesi nedeniyle Mustafa yönünden elatmanın önlenmesi davasına devam ettiklerini, diğer davacı … yönünden ise elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının kabulünü istediklerini dile getirmiştir.
3. Davacılar vekili 04.11.2020 havale tarihli dilekçesinde; ecrimisil taleplerini 27.154,89 TL’ye çıkardıklarını dile getirmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, davalıların murisi ….. ve davacının dava konusu taşınmazı satın aldıktan sonra ortak olarak tarımsal faaliyette bulundukları tarlaları arasına dahil ettiklerini, davalıların murisi … ile davacı … arasında uygulanan fiili taksim sonucu ihtilaf konusu taşınmazın kullanımının …’e bırakıldığını, …’in hissedar olduğu başka taşınmazlarda da davacının kullanımının olduğunu, doğal semere getiren bir yer olmadığından davalıların ekip biçtiği ürünler için ecrimisil istenemeyeceğini, talep edilen ecrimisil bedelinin de yüksek olduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dava konusu 733 parsel sayılı taşınmazın dava tarihi ve öncesinde muris …, onun ölümünden sonra da mirasçıları olan davalılar tarafından en az 10 yıldır kullanıldığı, davalılar parsel paylaşımı şeklinde harici taksim olduğunu iddia etmişlerse de; parsellerin paylaşımı şeklinde oluşan bir kullanım biçimine değer verilemeyeceği, dava açıldıktan sonra davacının bir kısım hisselerinin … tarafından satın alındığı, dava tarihinden sonra yapılan ifraz işlemi sonucu davacı …’e fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen alanın teslim edildiği, bu davacıya bırakılan alanın davacı …’in hissesini de kapsadığı belirtilerek elatmanın önlenmesi talebi yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına; ecrimisil talebi yönünden ise, davacı … tarafından davalılar aleyhine daha önce elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talepli dava açıldığından intifadan men koşulunun oluştuğu gerekçesiyle davacı …’in ecrimisil talebinin kabulü ile 27.154,86 TL ecrimisil alacağının 8.798,99 TL’sinin 31/12/2018 tarihinden, 18.355,87 TL’sinin 31/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacı …’e verilmesine; davacıların payına isabet eden zemin değeri ile hükmedilen ecrimisil alacağı miktarı toplamı üzerinden davacılar lehine vekalet ücreti takdirine” karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili, davacı … ve davalıların mirasbırakanı arasında yapılan taksim gereği dava konusu taşınmazın kullanımının …’e bırakıldığını, davalının hissedar olduğu başka taşınmazlarda da davacı …’nın kullanımının söz konusu olduğunu, davacının taşınmazdan yararlanmak istediğini davalılara bildirmediğini, ecrimisil talebinin haksız ve çok yüksek olduğunu, elatmanın önlenmesi talebi konusuz kaldığından davacı lehine takdir edilen nisbi vekalet ücretinin hukuka uygun olmadığını dile getirmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi, davalılar vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Paylı mülkiyete konu bir taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı yada kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorunu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açılmak suretiyle çözümlenmesi gerekmektedir.
2. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
3. Paydaşlar arasındaki elatmanın önlenmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planın olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanılmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi TMK’nın müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmelidir.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü hususların kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görüldüğünden hükmün onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.