Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4432 E. 2023/5444 K. 08.11.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 00:25
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4432
KARAR NO : 2023/5444
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2029 E., 2021/2844 K.
DAVA TARİHİ :
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/107 E., 2020/62 K.
Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil, mümkün olmaması halinde bedel istemi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı ... ...'ün 1991 yılında tüm mal varlığını hazırladığı el yazısı vasiyetname ile Türkiye ... Derneğine vasiyet ettiğini ve bu vasiyetnameyi de derneğe iletilmek üzere kiracısı olan davacıya bıraktığını, davacının vasiyetname içeriğinde kendisinin kiracı olarak bulunduğu kendi işyeri de dahil olmak üzere kargir, bodrum, zemin ve dört normal kattan oluşan gayrimenkulünün de vasiyetnameye dahil edildiğini gördüğünü ve miras bırakan ... ... ile irtibata geçerek dava konusu olan ve kendisinin içinde kiracı olduğu işyerinin bulunduğu gayrimenkulü kendisine satılmasını talep ettiğini, bunun üzerine 2017 ada 4 parselde kayıtlı 121 metrekare miktarlı kargir bir bodrum bir zemin ve dört normal kattan müteşekkil gayrimenkulün tamamının davacıya 1.350.000.000,00 TL'ye satışına ilişkin 07.07.1991 tarihli satış vaadi sözleşmesi yaptıklarını ve müvekkilinin satış bedeli olan 1.350.000.000,00 TL'nin 1.300.000.000,00 TL'sini elden satıcı ... ...'e ödediğini bakiye 50.000.000,00 TL'nin tapu devri esnasında müvekkili tarafından satıcı ... ...'e ödeneceğinin kararlaştırıldığını ancak tapu devri yapılmadan 19.05.1992 tarihinde ... ...'ün vefat ettiğini, vasiyetnameden haberdar olan davalı derneğin müvekkilin kendisine satış vaadinde bulunulan gayrimenkuldeki dört adet meskenden vazgeçmesi karşılığında zemin katta bulunan yerin devredileceği hususunda Ankara 6. Noterliğinin 21.09.1996 tarih ve 22873 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini belirterek 2017 ada 4 parselde kayıtlı 121 metrekare miktarlı zemin ve bodrum katta bulunan işyeri nitelikli taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, talep yerinde görülmez ise 2017 ada 4 parselde kayıtlı 121 metrekare miktarlı binanın tamamının dava tarihindeki rayiç piyasa değeri üzerinden tazminine, davacının bu sebeple uğrayacağı maddi gelir kaybı, kira vs. zararlarına karşılık olmak üzere 100.000,00 TL maddi ve yine davacının taahhüdün yerine gelmemesi sonucu verdiği emek ve uğradığı manevi yıkım karşılığı olarak da 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın temelini oluşturan 07.07.1991 tarihli "Satış Sözleşmesi ve Taahhütname" başlıklı metnin şekil şartına aykırılıktan tapu tesciline olanak verecek mahiyette olmadığını, davacı tarafça sunulan makbuz metni üzerinde adli tıp incelemesi yapılması gerektiğini, Türkiye ... derneğinin taşınmazın mülkiyetini İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/5 Esas 2012/229 Karar sayılı 31.05.2012 tarihli ilamı ile kazandığını, davacı tarafça öne sürülen tapu iptali koşullarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazın davacıya devrine ilişkin dava dışı önceki kayıt maliki ile davacı arasında anlaşma sağlandığı ve bu hususun düzenlenen ikinci vasiyetnameye konu olduğu ancak tapuda devir işlemleri gerçekleşmeden dava dışı kayıt malikinin vefat ettiği tüm bu hususların bilinmesi ile birlikte davalı kurum yetkililerince davacıya verilen Ankara 6. Noterliği 21.09.1999 tarih 22873 yevmiye numaralı taahhütnamenin son kısmında “Hayırsever ... ... vasiyeti ile ilgili davaların açılmasının sağlanması halinde terekenin mirasçılara geçmesinin engellenerek sonuçta vasiyetin derneğimiz adına tenfizi ile taşınmazın derneğimiz adına tescili ve diğer para ve mücevheratın derneğimize intikaline takiben taşınmaz maldaki dükkanın kayıtsız şartsız ve bedelsiz olarak vasiyeti ...’a verecek olan ...’a verilmesini kabul ve taahhüt ederiz.” şeklinde beyanın yer aldığı ve taşınmazın devrinin kurum adına sağlanması halinde davacıya davaya konu edilen kısmın devrinin gerçekleştirileceğinin bildirildiği, taahütnamede belirtilen taşınmazın davalı kurum adına kayıt ve tescili sağlandığı halde taahhütnamenin yerine getirilmediği bu hali ile davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ... İlçesi, ... Halife Mahallesi, 2017 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın 40/100 hissesinin iptali ile bu hissenin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye payın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. “Satış Sözleşmesi ve Taahhütname” metni ile “Makbuzdur” evraklarının asılları üzerinden imza incelemesi yaptırılması gerektiğini,
2. 1991 tarihli belgenin şekil şartına aykırılık nedeniyle geçerli olmadığını, tapu tesciline olanak verecek mahiyette bulunmadığını,
3. Davalının dava konusu taşınmazı mahkeme kararı ile kazandığını, davacının dayandığı sözleşmenin Türkiye ... Derneği Tüzüğü'ne uygun olup olmadığının incelenmesi gerektiğini,
4. Davalı kurumun harçtan muaf olduğunu,
5. Davacının tazminat taleplerine ilişkin bir karar verilmediğini,
6. Dava dilekçesinde 121 metrekareli zemin ve bodrum katın tapu kaydının iptali istenmişse de, mahkemece taşınmazın 40/100 hissesinin iptaline karar verilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davalı taraf davacıya harici satış yapan ... ...'ün yaptığı satışın geçersiz olduğunu ileri sürmüş ise de, davacının davasını dayandırdığı senedin işbu harici satış senedi olmayıp akabinde davalı kurum ile Ankara 6. Noterliğinde yaptığı taahhütname başlıklı ve taşınmaz devrini konu olan sözleşme olduğu, bu haliyle dayanak belgenin noter huzurunda düzenlenmiş olması sebebiyle geçerli oluşu gözetilerek davacının ilk yaptığı harici satışa ilişkin imza incelemesi ve sair delillerin toplanmasına gerek görülmediği,
Yine noterde yapılan bu sözleşmenin genel ... vekili ve genel müdür yardımcısı tarafından imzalanmış olduğu, kurum içi tüzüğe göre yetki verilip verilmediğinin araştırılması hususunda itirazda bulunulmuş ise de; davalı tüzel kişiliğin yetkili temsilcileri olan işbu kişilerin üçüncü kişi ile yaptıkları sözleşmelerde geçersizlik iddiasının üçüncü kişiyi bağlamayacağı kurumun iç ilişkisi olarak değerlendirilmesi gerektiği, kaldı ki noter senedinde dayanak imza sirkülerinin tetkikinden adı geçenlerin çift imza ile kurumu temsile yetkili olduklarının anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın tapuda kargir apartman bulunan arsa vasfı ile davalı adına kayıtlı olduğu yani davalının vasiyetin tenfizini sağladığı,
Taraflar arasında yapılan taahhütname başlıklı satış belgesi uyarınca dava konusu taşınmazın (Zemin kat depolu dükkan) davacı elinde bulunduğu ve bu dükkanı almak için elinde tuttuğu vasiyeti ortaya çıkarması sonucunda vasiyetin dernek adına tenfizi ile tapuda taşınmazın tescilini takiben taşınmaz maldaki dükkanın kayıtsız ve şartsız olarak Abdürrahman ...'a verileceğinin kararlaştırıldığı gerekçesiyle İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.10.2019 tarih ve 2017/149 Esas, 2019/820 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf başvuru dilekçesindeki sebeplere ek olarak; Bölge Adliye Mahkemesinin müvekkil kurumun harçtan muaf olduğunu kabul ettiğini ve istinaf yargılamasına ait harçlardan muaf tuttuğunu ancak İlk Derece Mahkemesi kararındaki harç hususuna ilişkin hükme dair yaptıkları itirazları hakkında değerlendirme yapılmadığını ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, ikinci kademe tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 ... maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 ... maddeleri, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddeleri, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Davacı içinde kendi işyerinin de bulunduğu binanın malik davadışı ... ...'ün yaptığı elyazılı vasiyetname ile Kızılaya bağışlandığını öğrenmesi üzerine 07.07.1991 tarihinde muris ... Mahmure ile yaptığı satış vaadi sözleşmesi ile binanın satışının kendisine vaadedildiğini ancak tapu devri yapılmadan vaad borçlusu ... Mahmure'nin öldüğünü, bu defa davalı kurum tarafından binada bulunan işyerinin kendisine devredilmesi hususunda 21.09.1999 tarihli 22873 yevmiye numaralı taahüdün imzaladığını belirterek işyeri vasıflı taşınmazın tapu kaydının iptali, bu talebi kabul ... ise dava konusu taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davaya dayanak gösterilen 21.09.1999 tarihli "taahhütname" her ne kadar noterde düzenlenmiş olsa da, taahhüdün mülkiyet nakli doğuran geçerli bir satış vaadi niteliğinde olmadığı, bu durumda şartlı yapılan geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tapu iptali ve tescil kararı verilemeyeceği anlaşılmıştır.
3. Davacının terditli talebi, tazminata yönelik olup davacı tarafça dosyaya sunulan ve davacıya hitaben ... Genel Müdürlüğü tarafından yazılan 31.07.2006 tarihli müzekkerede, davalı kurum ödemeyle ilgili belge asıllarının (vasiyetname, gayrimenkul satış sözleşmesi ve makbuz asılları) elinde olduğunu beyan etmiş olduğundan bu belgeler getirtilerek imza incelemesi yaptırılıp iddia ispatlandığı takdirde sonucuna göre bedel konusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.