YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4448
KARAR NO : 2022/7334
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.05.2015 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.03.2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin 43638 ada 11 parsel sayılı taşınmazı 13.04.2007 tarihinde satın aldığını, taşınmaz üzerine davalıların murisi … lehine 25.05.1999 tarihli 70.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, davacının taşınmazı ipotek tesisinden sonra satın alması nedeniyle tapuda kayıtlı ipotek bedelinden sorumlu olduğunu, taraflarınca bu bedel depo edilmek suretiyle taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili, ipotek bedelinin güncel değerinin davacı tarafa depo ettirilmesini sonra ipoteğin kaldırılmasını, ayrıca dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden dava harç ve masraflarından davacı tarafın sorumlu tutulması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemenin ilk kararında davanın kabulü ile ipoteğin fekkine, depo edilen 0,70 TL ipotek bedelinin davalılara mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında ödenmesine karar vermesi üzerine davalılar vekili hükmü temyiz etmiş, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2016/16534 Esas, 2019/2781 Karar sayılı ve 27.03.2019 tarihli kararı ile “davalıların murisi yararına 25.05.1999 tarihinde tesis edilen kanuni ipotek, 70.000,00 TL bedellidir. İpoteğin, imar uygulaması sebebiyle davalının maliki olduğu taşınmazdan bir miktarın davacı taşınmazına ilavesi zaruretinden kaynaklandığı görülmektedir. O yüzden, imar uygulama cetvellerinden davalı taşınmazından kaç m² yer alındığı tespit edilerek, kanuni ipotek bedelinin, alınan bu miktar taşınmazın dava tarihindeki değerine göre belirlenmesi gerekir. Zira, kanuni ipotekler tarafların serbest iradeleriyle değil, kanundan kaynaklanan bazı zorunlu durumlar sebebiyle tesis edilir. O halde, mahkemece HMK’nın 266. maddesi hükmü gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılarak ve imar uygulama cetvelleri incelenerek, davalının taşınmazından imar uygulaması sebebiyle ne miktar yerin davacı taşınmazına ilave edildiği, başka bir deyişle davalı taşınmazın ne kadar metrekare kısmının dava konusu taşınmazda bedele dönüştürülerek lehine ipotek tesis edildiği tespit edilerek, bu miktarın dava tarihindeki değeri bilirkişilere hesaplattırılmalı, bu bedel davalılar adına depo ettirildikten sonra şimdiki gibi ipoteğin kaldırılması istemininin kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamı üzerine davacı vekili karar düzeltme yasa yoluna başvurmuş, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2019/3253 Esas, 2020/4678 Karar sayılı ve 08.09.2020 tarihli ilamı ile karar düzeltme isteminin reddine karar vermiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, davanın kabulü ile ipoteğin kaldırılmasına, dava konusu 11 parsel sayılı taşınmazda davalıların murisi … … lehine mevcut olan 70.000,00 TL değerli 25.05.1999 tarih 7339 yevmiye sayılı ipoteğin 22.162,00 TL olarak güncellenmesine, depo edilen ipotek bedelinin davalılara mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında ödenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
İpoteğin kaldırılmasına ilişkin istemler nispi harca tabi olup, davanın değeri ipotek miktarı olduğundan, bu bedel üzerinden nispi harç tamamlattırılmadan müteakip işlemler yapılamaz (Harçlar Kanunu m. 30-32).
Somut olaya gelince, dava değeri 0,70 TL olarak belirtilmiş, nispi harç bu bedel üzerinden alınmıştır. Mahkemece bozma sonrası yapılan araştırma ve bilirkişi incelemeleriyle, ipotek bedelinin 22.162,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça, 22.162,00 TL ipotek bedeli depo edilmiştir. Ancak Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi gereğince eksik harç yatırılmamıştır. Açıklanan nedenlerle nispi peşin harç noksanlığının tamamlattırılması, tamamlanmaması halinde Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken harç eksikliği tamamlanmadan yargılamaya devamla işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bunun yanında peşin yatırılan harcın, ipotek bedeli üzerinden hesaplanacak harçtan mahsup edilmesi gerekirken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığı şeklinde hüküm tesis edilmesi de doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.