Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4480 E. 2023/2626 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4480
KARAR NO : 2023/2626
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen TMK’nın 713/2 bilinmeme sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden gelmedi. Karşı taraftan davalılar Hazine vekili Av. ….. geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu 240 parsel numaralı taşınmazın 16/128 payının kim olduğu bilinmeyen kişiler adına tescil edildiğini belirterek,…..kızı…. kızı …… payının iptaliyle davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2013 tarihli ve 2010/27 Esas, 2013/425 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.05.2016 tarihli ve 2014/20827 Esas, 2016/9121 Karar sayılı ilamında; davanın öncelikle nizalı payların kayıt malikleri olan ….. kızı … ve ….. yöneltilmesi gerektiğini, anılan şahısların sağ olup olmadıklarının ve vefat etmiş iseler varsa mirasçılarının kesin bir biçimde saptanabilmesi için hasımlı veraset ilamı alınması gerektiğini, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir.

B. Karar Düzeltme Kararı
Davacı vekilinin karar düzeltme talebi Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 29.11.2018 tarihli ve 2016/18442 Esas 2018/19528 Karar sayılı kararı ile reddedilmiştir.

C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı asilin 08.07.2021 tarihli celsede davasından feragat etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin feragat etmek istemediğini, mahkemede böyle bir beyanda bulunmadığını, alınan beyanın HMK’nın 154 üncü maddesine aykırı olduğunu, feragatin hüküm ve sonuçlarının kendisine anlatılmadığı gibi kimlik tespitinin de yapılmadığını belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/2 nci maddesinde düzenlenen olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı (maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan) sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 154 üncü maddesi,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun; “Olağanüstü Zamanaışımı” başlıklı 713/1 ve 2. maddesinde; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”

3. Değerlendirme
1. Davaya son veren taraf işlemlerinden olan feragat, kabul ve sulh, 6100 sayılı Kanunu’nun 307 ilâ 315 inci maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak taraflar, davaya son veren taraf işlemlerini hüküm kesinleşinceye kadar yapabilirler. Bir başka ifade ile taraflar davayı kabul ederek ya da davadan feragat ederek veya sulh olarak yargılamanın her aşamasında ve hatta kanun yolları aşamasında herhangi bir hükme gerek kalmaksızın davayı sona erdirebilirler.

2. Feragatin yapılması kural olarak şekle tabi değildir. Ancak 6100 sayılı Kanunun 154 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ç bendinde; beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak kaydıyla ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabule ilişkin beyanlar ve sulh müzakereleri ile sonucunun tutanağa yazılacağı belirtilmiştir. Buna göre mahkeme huzurunda feragat edildiği bildirildiği takdirde, bu sözlü beyanın tutanağa geçirilerek feragat eden tarafa okunması ve imzalattırılması gerekmektedir.

3. Açıklanan hukuki olgular ışığında somut olaya gelince; davacı asilin 08.07.2021 tarihli celsede “Davamdan feragat ediyorum.” şeklinde beyanda bulunduğu hususu tutanak altına alınmış ise de, davacının bu beyanının kendisine okunduğuna dair tutanak içeriğinde bir kayıt bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davacının beyanının geçerli bir feragat beyanı olarak değerlendirilerek davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Taraflarca HUMK’nın 440/I inci maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.