Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4502 E. 2022/8062 K. 26.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4502
KARAR NO : 2022/8062
KARAR TARİHİ : 26.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.01.2000 gününde verilen dilekçe ile kadastral parselin ihyasi istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; karar verilmesine yer olmadığına, dair verilen 25.09.2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi birleştirilen dava davacısı Hazine vekili ve asli müdahil tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Asıl ve birleştirilen dosyalarda dava, imar uygulamasının iptali nedeniyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası istemlerine ilişkindir.
Davacı …, maliki olduğu kadastral 8 parsel sayılı taşınmazda davalı … tarafından 3194 sayılı Yasa’nın 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulamasının İzmir 2. İdare Mahkemesinin 1992/330 Esas, 1995/709 Karar sayılı ilamı ile iptal edildiğini, imar uygulamasının iptali nedeniyle taşınmazın eski haline dönüştürülmesi için yaptığı başvurudan sonuç alamadığını ileri sürerek kadastral parselin ihyasını talep etmiştir.
Müdahale talebinde bulunan … 05.01.2001 ve 22.10.2001 tarihli asli müdahale dilekçeleri ile kadastral 81 ada 33 parsel sayılı taşınmaz yönünden aynı taleple kadastral parselin ihyasını istemiştir.
Birleştirilen 2000/197 Esas ve 2001/29 Karar sayılı dava dosyasında ise, davacı Hazine mülkiyeti Hazineye ait kadastral 81 ada 10 parsel sayılı taşınmaz yönünden aynı iddia ile kadastral parselin ihyasını talep etmiştir.
Mahkemece ilk hükümde, asıl ve birleştirilen davalar ile asli müdahilin davasının kabulüne karar verilmiştir. Hükmün bir kısım davalılar ve davalı- birleştirilen dosyada davacı Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18.12.2014 tarih, 2014/9216 Esas-2014/19908 Karar sayılı ilamıyla; ”…Somut olaya gelince, davacı …’in maliki olduğu çekişme konusu 1500 ada 4 parsel sayılı taşınmazın hükümden sonra intikal ve satış işlemlerine konu edilerek son olarak 23.10.2008 tarihinde dava dışı …’a satış suretiyle temlik edilmiş olduğu anlaşılmakla yukarıda açıklanan usul hükmü uyarınca işlem yapılmamış, ayrıca birleşen davaya konu 1500 ada 6 ve 1500 ada 12 parsel sayılı taşınmazlarda yargılama sırasında meydana gelen mülkiyet değişiklikleri gözetilerek tüm kayıt maliklerinin davada yer alması ve taraf teşkili eksiksiz sağlanmamış ve anılan usulü eksiklikler giderilmemiştir.
Öte yandan; asli müdahalenin bağımsız hak talebini içeren bir dava olduğu ve harçlandırılması gerektiği gözetildiğinde, herhangi bir harç yatırmadan kadastral 81 ada 33 parsel sayılı taşınmaz yönünden asli müdahale yolu ile talepte bulunan …’nun usulüne uygun müdahale talebi bulunmadığı nazara alınmaksızın talebinin kabul kapsamına alınması da doğru değildir.
Kabule göre de; İzmir 2. İdare Mahkemesinin 1992/330 Esas, 1995/709 Karar sayılı ilamı ile çekişme konusu taşınmazlarla ilgili olarak davalı belediyece yapılan imar uygulamasının iptal edildiği, bu kararın 16.6.1997 tarihinde kesinleştiği ve imar parsellerinin dayanağını teşkil eden idari işlemin iptali nedeniyle kadastral parselin mülkiyet ve geometrik yönden ihyasına karar verilmesi gerekeceği gözetildiğinde, asıl ve birleşen dava yönünden harita mühendisi sıfatını haiz bilirkişiden imar öncesi ve sonrası mülkiyet durumunu yansıtan gerekçeli ve denetime elverişli rapor temin edilerek karar verilmesi gerekirken, hüküm vermeye elverişli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması da isabetsizdir.” şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda kadastral parsellerin ihyasında fiili imkansızlık bulunduğu gerekçesiyle; asıl ve birleştitilen davalar ile asli müdahilin davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulmuştur.
Hükmü, davalı-birleştirilen dosyada davacı Hazine vekili ve asli müdahil … temyiz etmiştir.
20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir.
Eklenen bu hükme göre, 3194 sayılı Kanun’un 18. maddesi kapsamında yapılmış imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edileceği veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değerinin ödeneceği belirtilmiştir.
3194 sayılı Yasa’ya eklenen bu hüküm uyarınca dava konusu uyuşmazlığın idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden, imar parselinin kadastral parsele ihyasına yönelik dava konusu talebin, kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı- birleştirilen dosyada davacı Hazine vekili ve asli müdahilin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,
kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.