Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4524 E. 2022/7827 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4524
KARAR NO : 2022/7827
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12/07/2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, yol olarak terkin, müdahalenin men’i ve kal talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil yönünden karar verilmesine yer olmadığına, müdahalenin men’i talebinin kabulüne dair verilen 26/01/2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, davalı … Meclisinin 15.08.2006 tarihli Encümen, 03.08.2006 tarihli Belediye Meclis Kararına dayanarak imar planında tadilat yaptığını, halende yol özelliği taşıyan taşınmazların nitelik değiştirip Belediye adına arsa cinsiyle tescil ettirdiğini, tescil işleminin yasaya aykırı olduğunu, 2, 30, 31 ve 33 parsel sayılı taşınmazların tapularının iptali ile yol olarak terkinine ve müdahalenin meni ve yıkım kararı verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ilk hükümde, Belediye Meclisi ve Encümen Kararları idari yargı yerinde iptal edilmeden davanın dinlenemeyeceğini, Hazinenin İdare Mahkemesinde açtığı dava sonucunun beklenmesi de eldeki davayı sürüncemede bırakacağından açılan davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 21.03.2008 tarih, 2008/601 Esas – 2008/3708 Karar sayılı ilamıyla hüküm onanmış, davacı vekilinin karar düzeltme talebinde bulunması üzerine aynı Dairenin 30.06.2008 tarih ve 2008/7563 Esas – 2008/8611 Karar sayılı ilamıyla; ”…çekişme konusu 2, 30, 31 ve 33 parsellerin oluşum nedeni davalı Belediyenin 15.08.2006 tarih ve 83 sayılı Encümen Kararı ile 03.08.2006 tarih ve 25 sayılı Belediye Meclis Kararıdır. Davacı Hazine, bu kararların iptali için Van İdare Mahkemesinin 2007/2158 Esasında kayıtlı davayı açmıştır. Açılan bu dava sonunda işlemin dayanağı olan Encümen ve Meclis Kararlarının iptali halinde çekişme konusu taşınmazların oluşturulma nedeni ortadan kalkacağından mahkemece, İdare Mahkemesinde açılan iptal davasının sonucunun beklenmesi zorunludur.” şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak; idare mahkemesi kararıyla tescile esas sebep ortadan kalktığından karar verilmesine yer olmadığına, müdahalenin meni ve kal talebinin kabulüne, 609,930,36 TL kal bedelinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili ve davacı vekili temyiz etmişlerdir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- “Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilamlar” başlığını taşıyan İcra ve İflas Kanununun 30. maddesi gereğince; “Bir işin yapılmasına mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru 24’üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya ilamda gösterilen müddet içinde ve eğer müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını tayin ederek işi yapmayı emreder. Borçlu muayyen müddetlerde işe başlamaz veya bitirmez ve iş diğer bir kimse tarafından yapılabilecek şeylerden olur ve alacaklı da isterse yapılması için lazım gelen masraf icra memuru tarafından ehlivukufa takdir ettirilir. Bu masrafın ilerde hükme hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunup kendisine verilmek üzere ifasına alacaklı muvafakat ederse alınıp hükmolunan iş yaptırılır. Muvafakat etmezse ayrıca hükme hacet kalmadan borçlunun kafi miktarda malı haciz ile paraya çevrilerek o iş yaptırılır.
İlam, bir işin yapılmamasına mütedair olduğu takdirde icra dairesi tarafından ilamın hükmü borçluya aynı müddetli bir emirle tebliğ olunur. Bu emirde ilam hükmüne muhalefetin 343. maddedeki cezayı müstelzim olduğu yazılır…”
Somut olayda mahkemece, İİK’nun 30. maddesine aykırı olarak kal bedeli olan 609.930,36 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine yönelik hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu yanlışlığın giderilmesi hükmün bozulmasını gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 3. bendindeki ”609.930,36 TL yıkım bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı kurumdan alınarak davacı kuruma verilmesine,” ibaresinin hüküm sonucundan çıkartılmasına; hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
19.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.