Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4625 E. 2023/5577 K. 21.11.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 17:31
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4625
KARAR NO : 2023/5577
KARAR TARİHİ : 21.11.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/379 E., 2022/772 K.
KARAR : İstinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın el atmanın önlenmesi yönünden kabulüne, ecrimisil yönünden reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/360 E., 2020/375 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın el atmanın önlenmesi talebi yönünden kabulüne, ecrimisil talebi yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazı tapuda ... ilkesi gereğince ...'... satın aldığını, satın aldıktan sonra daireye satılık levhası asmak istediğini, ancak davalının dairenin kendisine ait olduğunu beyanla buna izin vermediğini, gönderilen ihtarnameye rağmen taşınmazı tahliye etmediğini, tapu kayıtlarının asıl olup kat maliklerinin kendi aralarında belirledikleri numaraların davacıyı bağlamadığını ileri sürerek el atmanın önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin dava konusu daireyi müteahhit ...'ndan inşaat halinde iken 19.11.2013 tarihinde 2+1 olarak daire olarak satın aldığını ancak proje ile fiili durum arasında farklılık olduğunu, fiili olarak 2 numara olan dairenin 2+1 tipi, projede 2 numara olan ve fiili olarak 1 numara olan dairenin ise 1+0 tipi daire olduğunu, müteahhit tarafından 2+1 dairenin müvekkiline, 1+0 dairenin ise ... adlı bir şahsa satıldığını, ...'un 1+0 direyi almak için ...'... istenen kredi için düzenlenen ekspertiz raporunda da ...’a ait dairenin 1+0 daire olduğunun anlaşıldığını, ipotek tesisinin de 1+0 daireye ilişkin olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle ... A.Ş. tarafından icra takibi yapılarak dairenin satışa sunulduğunu, icra satış dosyasındaki satış ilanı ve ... takdir raporlarında dairenin 1+0 daire olduğunun detaylı belirtildiğini, ... A.Ş. tarafından satışa sunulan 1+0 dairenin davacı tarafından satın alındığını, müvekkili tarafından inşaat halinde olması nedeniyle adi sözleşme ile alınan dairenin inşaatının tamamlanması ile müteahhit ile müvekkili arasındaki resmi işlemlerin tamamlanarak dairenin müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin 2014 yılından bu yana dava konusu 2+1 dairede ikamet ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın numarataj hatasından kaynaklandığı, davalının haksız işgalinin bulunmadığı, her ne kadar mahkemece 26.04.2018 tarihli celsede men'i müdahale talebi yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ise de işlemden kaldırılmanın usulüne uygun olmadığı, davacı tarafından men'i müdahale talebi için eksik harcın ikmal edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tapu kaydına dayalı olarak açıldığını, davalının iddiasını aynı kuvvette delille ispatı gerektiğini, oysa davalının adi yazılı delil ve tanık beyanına dayandığını, mahkeme kararında tapu kayıtlarına, tasdikli mimari projeye, belediye kayıtlarına neden itibar edilmediğinin açıklanmadığını, kararın yeterli gerekçeden yoksun olduğunu, davalının adi yazılı belgeye göre şahsi hakkını yükleniciye karşı ileri sürebileceğini, müvekkilinin taşınmazı ...'dan edinmediğini, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğunu, onaylı mimari proje ile tapu kaydının birebir örtüştüğünü, ...'ın aldırdığı ekpertiz raporlarının da kendi iddialarını teyit ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile somut olayda davacının tapu kaydına göre 1 No.lu bağımsız bölümün, davalının ise 2 No.lu bağımsız bölümün maliki olduğu, mimari proje ve tapu kaydı arasında uyumsuzluk olmadığı, ne var ki fiili duruma göre zemin katta 1 No.lu bağımsız bölüm olması gereken daireye 2 kapı numarası verildiği ve 2 kapı numaralı gerçekte 1 No.lu bağımsız bölümün davalı tarafından tasarruf edildiği, TMK'nın 683 üncü maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkı gözetilerek kayda üstünlük tanınmak suretiyle davacının el atmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının ecrimisil isteğine gelince; davalının kayda göre 1 No.lu bağımsız bölümü, fiilen kapı numarası 2 olan daireyi satın aldığı, bu bağımsız bölümü kendisinin sanarak kullandığı, kullanımının kötü niyete dayalı olmadığı, davacının davalıdan ecrimisil talep edemeyeceği, davalının yükleniciye 2+1 niteliğinde daire için bedel ödediğini savunduğu, daireler arası fark ödemesinin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ayrı bir davanın konusunu oluşturacağı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, davalının müteahhitten 2+1 daire satın aldığını, davacının satın aldığı dairenin 1+0 olduğunun taşınmaz satışı açık artırma ilanından anlaşıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, önceki malik ...’un tanık olarak dinlendiğini ve beyanında 1+0 dairenin kendisine ait olduğunu ancak teminatı ödeyemediği için dairenin bankaya satıldığını belirttiğini, tanık olarak dinlenen müteahhitin de numaralandırmaya göre 2+1 dairenin davalıya satıldığını belirttiğini, davacının sebepsiz zenginleşme çabası içinde olduğunu, saat yönünde numaralandırma yapılması gerekirken mevzuata aykırı şekilde taşınmazda numaralandırma yapıldığını, davacı tarafından imza edilen Gayrimenkul Alımı Teklif Mektubu'nun 1 ... maddesinde "taşınmazın mevcut durumu (hasar, hisse, imar vs....) ile görmüş ve beğenilmiş" olduğunun belirtildiğini, bu nedenle davacının iyi niyetli olamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 ... maddesi ve “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.